BMGK'da BAE: Hürmüz Boğazı'nın "Derhal Açılması" ve İran'dan Hesap Sorulması Çağrısı

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Bakanı Halife Şahin el-Marar, Hürmüz Boğazı'nın derhal ve koşulsuz olarak yeniden açılması ve uluslararası seyrüseferi yasa dışı şekilde engellemesi nedeniyle İran'dan tam anlamıyla hesap sorulması çağrısında bulundu

Bu açıklamalar, Bahreyn başkanlığında düzenlenen Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) "Deniz Yollarının Güvenliği ve Korunması" konulu üst düzey açık tartışma toplantısında yapıldı.

El-Marar konuşmasında şunları kaydetti:

"Konsey, son yıllarda deniz güvenliğini tehdit eden bir dizi gelişmeye karşı önemli adımlar atmıştır. Bunların en başında, İran'ın Körfez ülkelerine ve Ürdün'e yönelik saldırgan eylemleri ile İran İslam Cumhuriyeti'nin Hürmüz Boğazı üzerinden deniz seyrüseferini kasıtlı olarak engellemesinden kaynaklanan tehditler karşısında gösterilen çabalar gelmektedir. Bu kapsamda kabul edilen 2817 sayılı karar, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğini kapatmaya, engellemeye veya müdahale etmeye yönelik her türlü eylemini ve tehdidini kınamıştır."

Bakan, Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) Konseyi, Hukuk Komitesi ve BM İnsan Hakları Konseyi tarafından İran'ın Boğaz'daki eylemlerine ilişkin son dönemde alınan kararların, uluslararası toplumun ortak duruşunu yansıttığını belirtti. Bu kararların; İran'ın yasa dışı eylemlerine son vermesi, Boğaz'ın açık tutulması ve uluslararası hukuka uygun olarak geçiş serbestisinin kısıtlanmadan sağlanması yönündeki talepleri yinelediğini vurguladı.

Stratejik Bir Baskı Aracı Olarak Boğaz

İran'ın bu uluslararası boğazı bir baskı aracı ve siyasi kazanım elde etme yöntemi olarak kullanmasına izin verilmesinin, uluslararası sistem ve küresel ticaretin ihtiyaç duyduğu istikrarı sarsacağını belirten El-Marar, şu uyarıda bulundu:

"Eğer İran'ın Boğaz'ı kapalı tutmaya devam etmesine izin verilirse, bu durum dünya genelindeki hayati uluslararası su yollarında seyrüsefer serbestisini baltalayacak tehlikeli bir emsal teşkil edecektir."

İhlaller ve Tazminat Talebi

El-Marar, Konsey önünde İran tarafından gerçekleştirilen ihlalleri şu şekilde sıraladı:

Geçiş yapan gemilerden yasa dışı ücret alınması.

Deniz seyrüseferine yönelik terör saldırıları ve tehditler.

Deniz mayınlarının döşenmesi.

Yabancı gemiler arasında ayrımcılık yapılması.

Bakan, bu eylemlerin başta 2817 sayılı karar olmak üzere ilgili uluslararası kararların açık bir ihlali olduğunu ifade etti. "Bu ekonomik baskı ve uluslararası hukukun ağır ihlalleri karşısında ülkem, İran'ı sorumlu tutmaktadır" diyen El-Marar, İran'ın deniz çevresi ve ekosistemi üzerindeki etkiler de dahil olmak üzere, yasa dışı eylemlerinden kaynaklanan tüm zararlar için tazminat ödemekle yükümlü olduğunu vurguladı.

Küresel Etkiler ve Kolektif Eylem

Boğaz'ın hayati önemine değinen Bakan, kapatılma sonuçlarının halihazırda küresel ölçekte görülmeye başladığını; bunun enerji güvenliği, tedarik zincirleri, gıda ve tarım için gerekli gübre güvenliği üzerinde, özellikle de Küresel Güney ülkelerinde derin ve geniş çaplı etkiler yaratacağını belirtti.

BAE'li Bakan, İran'ın uygulamalarının, Hürmüz Boğazı'ndan geçiş hakkının koşulsuz ve sürdürülebilir bir şekilde güvence altına alınması için uluslararası toplumun kolektif hareket etmesi gerektiğini kanıtladığını söyledi. BAE'nin, Boğaz'ın uluslararası hukuk hükümlerine uygun olarak açık kalmasını sağlama çabalarına katılmaya hazır olduğunu yineledi.

Geniş Katılımlı Ortak Mesaj

Toplantı öncesinde El-Marar, Bahreyn Dışişleri Bakanı Dr. Abdullatif bin Raşid el-Zayani başkanlığında düzenlenen ve 90'dan fazla ülke temsilcisinin katıldığı basın toplantısında yer aldı. Katılımcı ülkeler, uluslararası topluma hitaben ortak bir mesaj yayımlayarak; İran'ın Hürmüz Boğazı ve çevresindeki yasa dışı eylemlerine derhal son vermesi, Boğaz'ın açık tutulması ve uluslararası hukuka göre kesintisiz geçiş serbestisinin korunması gerektiğini vurguladılar.

İLGİLİ HABERLER