İlk hali yüzyılda döneminde inşa edilen, belirgin şeklini 14’üncü yüzyılda döneminde alan, 18 ile 19’uncu yüzyıllarda yapılan eklemelerle son haline ulaşan cami, mavi ve sarı çinileri ile çölün ortasında yer alan Yezd kentinin sembol yapılarından biri.Kentin tarihî bölgesinde yer alan Cuma Camii’nin etrafı tarihî bir pazar ile evler tarafından çevrelenmiş durumda.
Bir yönüyle cami, tarihî Yezd yerleşim alanının merkezinde bulunuyor.Sıralı dükkânların bulunduğu uzun bir sokağa bakan caminin neredeyse kentin her yerinden görülebilecek bir konumda yer alıyorMinarelerin yer aldığı giriş kısmının bir tarafı tarihî pazara dayalıyken diğer tarafı bir payanda ile desteklenmiş durumda.Yerden yarım metre yükseklikteki mermer tabanın üstünden başlayıp dikdörtgen şeklinde yükselen giriş bölümünün tavan kısmı tamamlanınca hemen üstünde çift minareler belirmeye başlıyor.Cuma Camii minarelerinden biri , diğer minare ise birbirini görmeyecek biçimdee sahip.
Aynı anda minareden inen bir kişi ile minareye çıkan bir kişi birbirini görmeden farklı yönlerde ilerleyebiliyor.Rivayete göre minarenin birini usta, diğerini ise iki çırak inşa ediyor.
Usta küskün çıraklarının barışmasına sebep olması için ikisine birlikte çalışıp minareyi yapma görevi veriyor.
Minare bitmeden de onları görmek istemediğini söylüyor.Aylarca süren çalışmanın ardından, çıraklarının barışmış olacağı umuduyla minareyi kontrole gelen usta ummadığı bir durumla karşılaşıyor.Minare bitmiş ancak çıraklar barışmamış, hatta birbirini de görmemiştir.
Minareye çıkıp inen usta iki farklı merdiven kullandığını görünce, küskün çırakların birbiriyle muhatap olmamak ve barışmamak için iki katlı sarmal merdivene sahip bir minare inşa ettiğini fark ediyor.Rivayetlerin ne kadar doğru olduğu tartışma konusu olsa da, bırakıyorlar.Üstüne iki minarenin yapıldığı ana kapıdan eyvana girerken hemen solda caminin kubbeli kışlık namaz alanı bulunuyor.Eyvandan, dairesel ana kubbenin bulunduğu alana giderken dikkati çeken yarı silindir kubbe ilk bakışta sırlanmış çinilerle süslenmiş izlenimi veriyor.Dikkatli bakıldığında bunların sıradan süslemeler olmadığı, noktasız olduğu görülüyor. Şekil itibarıyla farklı olduğu için en çok fotoğrafı çekilen bu alanın bu özelliği ise ilgililer dışında pek bilinmiyor.Ana kubbenin olduğu bölüme girildiğinde ise tabandan tavana kadar mavi sarı ve siyah çinilerle süslenmiş duvarları görmek mümkün.Yarı sekizgen bir şekle sahip olan mihrabın etrafı ise çiçek desenli çiniler ve sadece camilerde kullanılan sülüs hatla yazılmış ayetler görebiliyor.Simetrik bir şekilde dizayn edilmiş çinilerle süslenen bu kısmın üst orta bölümündeki turkuaz zemine yazılı sarı renkli ifadeleri hemen göze çarpıyor.Mavi, lacivert, sarı ile az sayıdaki siyah ve kahverengi çinilerle yapılan geometrik şekilli kubbe ise ortasındaki rüzgâr gülü nakışı nedeniyle her bakıldığında yanılsama yaratarak insanı içine çekiyor.Yüzyıllar boyunca farklı medeniyetlerin bölgede hâkimiyet sürmesinin izlerini de caminin yapı ve duvarlarında görmek mümkün.