Dünya Bankası, Suriye'ye sağladığı hibe ile yalnızca maddi destekte bulunmakla kalmıyor; bu aynı zamanda ülkenin ekonomik kalkınma süreçlerinin önünü açan önemli kurumsal reformları destekleme anlamına geliyor. Bu bağlamda, bu hibe, Suriye’nin ekonomik yapısında köklü değişimlerin başlangıcını müjdeleyen bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
İzolasyonun Kırılmasında İlk Adım
Ekonomik ve siyasi konularda uzman olan Kerem Halil, SANA'ya verdiği röportajda, Dünya Bankası'nın hibe uygulamalarının Suriye'nin uluslararası alandaki izolasyonunu aşmak adına attığı önemli bir adım olduğunu ifade etti. Uzun süredir süregelen bu izolasyon, uluslararası finans kurumlarının Suriye devletiyle yeni işbirlikleri geliştirmeye başlamasıyla sona erme aşamasına geliyor. Halil, bu sürecin, kamu maliyesi yönetimi ile şeffaflık artırımı üzerinde büyük etki yaratacağını ve aynı zamanda, büyük yatırımları çekebilecek modern kurumsal yapılara geçişin zorunlu olduğunu vurguladı. Bu değişikliklerin, Suriye’nin uluslararası finans sistemine entegrasyonunu sağlayarak ekonomik toparlanma sürecini başlatacağına dikkat çekti.
Suriye’nin Yeniden Entegrasyonu
Halil, gelecekteki ekonomik gelişmelerin sadece hibe miktarına bağlı kalmayacağını, esas olarak Suriye'nin uluslararası finans sistemine düzenli bir şekilde entegre olabilme kapasitesinin artırılmasına odaklanacağını belirtti. Bu süreç, Suriye'nin küresel finansal ağlarla sıkı bağlar kurmasını sağlayarak, ülke içinde yatırım çekme işlemlerinin kolaylaştırılmasını hedefliyor. Böylece Suriye, dönüşüm sürecini başarıyla geçerek global ekonomik dinamiklere yeniden katılma yolunda önemli bir adım atmış olacak.
Ekonomik Toparlanma için İtici Güç
Ekonomist Dr. Kasım Ebu Dest, hibelerin yalnızca finansal destek sunmakla kalmadığını, aynı zamanda ekonomik canlanmayı destekleyecek kritik bir motor işlevi gördüğünü dile getirdi. Ebu Dest, sağlanan hibelerin kamu maliyesinin daha etkili yönetilmesine, gelir toplama sistemlerinin iyileştirilmesine olanak tanıyacağını ve bunun sonucunda sağlık, eğitim gibi temel hizmetlerin kalitesinin artacağını belirtti. Ayrıca, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerinin hayata geçirilmesi, uluslararası topluma güven sağlarken, ek yardım ve yatırımların kapılarını da aralayacaktır. Böylelikle Suriye, uluslararası ekonomiyle yeniden bağlantı kurma aşamasında olumlu bir ivme kazanmış olacak.
Elektrik Sektöründe İyileşme
Dr. Ebu Dest, Haziran 2025'te enerji sektörüne tahsis edilen 146 milyon dolarlık ilk hibeden bahsederek, bu finansmanın elektrik arzında önemli iyileşmelere yol açacağını ve Halep, İdlib ile Şam çevresinde yoğun bir geri dönüş yaşanan bölgelerde ekonomik nitelikli kalkınmayı destekleyeceğini ifade etti. Enerji arzındaki düzenlemeler sayesinde, bölgedeki yaşam standartlarının yükselmesi ve toparlanma sürecinin hızlanması bekleniyor.
Kamu Kadrolarının Geliştirilmesi
Mart 2026’da onaylanan 20 milyon dolarlık ikinci hibenin, kamu maliyesi yönetimi ve iyi yönetişim ilkelerinin güçlendirilmesine yönelik olduğunu belirten Ebu Dest, bu yardımın kamu çalışanlarının bütçe süreçleri ve halk alımları konusundaki yeteneklerini artıracağını sözlerine ekledi. Ayrıca, doğru veriler sağlamak amacıyla entegre bir kamu maliyesi bilgi sisteminin oluşturulması planlanıyor. Bu yapı, ulusal karar alma süreçlerinin desteklenmesine katkıda bulunarak, Suriye’nin ekonomik yönetimini daha etkin bir seviyeye taşımayı hedefliyor.
Dünya Bankası, 1944 yılında ABD'nin Bretton Woods konferansında yaratılan ve uluslararası ekonomik işbirliğini artırmayı hedefleyen önemli bir kurumdur. Merkezi Washington DC’de bulunan Dünya Bankası, şu anda 189 üye ülkeye ev sahipliği yapmaktadır ve dünya çapında pek çok yardım ve destek projesine imza atarak ekonomik istikrarı sağlamayı amaçlamaktadır.