Filistin direnişinin sembol isimlerinden biri olan ve 2025 yılı sonunda şehadet haberiyle dünyayı sarsan Ebu Ubeyde’nin (Huzeyfe el-Kahlut) özel hayatına ve mücadelesine dair yeni detaylar gün yüzüne çıkmaya devam ediyor.
Ebu Ubeyde’nin oğlu İbrahim Kahlut, babasının, direnişin efsanevi lideri Muhammed Deyf’in şehadet haberini aldığı anlarda yaşadığı derin üzüntüyü ilk kez anlattı. İbrahim Kahlut, babasının sahada sergilediği çelikten iradenin arkasında, silah arkadaşlarına karşı duyduğu derin bir vefa ve insani hassasiyet olduğunu belirtti.
Kahlut, o anları şu sözlerle tarif etti: “Babam, Başkomutan Muhammed Deyf’in şehadet haberini aldığında kendini kontrol edemedi.
Ondan ayrılmanın verdiği yoğun üzüntü ve acı nedeniyle sözlerini defalarca kez tekrarladı.” "Direnişin Sesi ve Beyni Arasındaki Bağ" Analistler, "Direnişin Sesi" olarak bilinen Ebu Ubeyde ile "Direnişin Beyni" olarak anılan Muhammed Deyf arasındaki ilişkinin, sadece askeri bir hiyerarşi değil, aynı zamanda ideolojik ve kişisel bir bütünlük taşıdığını vurguluyor. 2025 yılı başında Muhammed Deyf’in şehadetinin bizzat Ebu Ubeyde tarafından doğrulanması, direniş tarihinde bir dönüm noktası olarak kabul edilmişti.
Ebu Ubeyde’nin kendi şehadetinin ardından ailesi ve yakınları tarafından paylaşılan bu tür anılar, Gazze’deki mücadelenin insani boyutunu ve lider kadrosu arasındaki kopmaz bağları bir kez daha gözler önüne seriyor. İbrahim Kahlut, babasının her zaman "liderler gider ama sancak düşmez" inancıyla yaşadığını, ancak Muhammed Deyf gibi bir ismin kaybının babası için tarif edilemez bir boşluk yarattığını ifade etti.
Orta Doğu Haber