Gazze'deki kız çocukları, zorluklara rağmen boksla şampiyonluk hayallerini yaşıyor

Gazze'de savaşın ortasında boks yaparak yaşama tutunan Filistinli kız çocukları, yıkılan kulüplerinin ardından çadır kentte sporla umutlarını koruyor. Eski boks şampiyonu Usame Eyyüb, boksun çocukların travmalarla başa çıkmalarına yardımcı olduğunu belirtti. 2028 şampiyonalarına katılmayı hedefliyorlar.

Gazze Şeridi'nin güney kısmında, Han Yunus kentinin Mevasi bölgesinde yaşanan çatışmalar sonucunda yerinden edilen Filistinli kız çocukları, çadırların arasında kurdukları bir alanda boks yaparak hayata tutunmaya çalışıyor. Ateşkese rağmen devam eden saldırılar karşısında umutsuzluğa kapılmayan bu çocuklar, yaşları 16'nın altında olmasına rağmen spor sayesinde geleceğe umutla bakmaya devam ediyorlar.

Yıkılan Kulüpten Çadır Kente

Filistinli kızların tamamı, çatışmalar öncesinde Gazze kentinde yer alan bir spor kulübünde düzenli olarak antrenman yapıyorlardı. Ancak, düzenli antrenman imkanlarını sağlayan bu kulüp saldırılar sonucu tamamen yıkıldı. Bunun sonucu olarak, uzun bir süre boyunca spor yapma fırsatından mahrum kalan bu çocuklar, insani koşulların zorluğuna rağmen yeniden bir araya gelerek mücadelelerine devam etme kararı aldılar. Han Yunus’ta oluşturulan basit bir ring etrafında, eski alışkanlıklarına geri dönerek boks antrenmanlarına başladılar.

Boksla Korkularını Yeniyorlar

Eski yerel boks şampiyonu Usame Eyyüb, bu antrenmanların çocukların yaşadığı psikolojik travmalarla başa çıkma sürecinde önemli bir etkiye sahip olduğunu belirtmektedir. Başlangıçta büyük bir korku ve endişe içinde olan kız çocukları, boks sayesinde hem fiziksel güç kazandılar hem de psikolojik olarak kendilerini toparladılar. Boks, onlara yalnızca fiziksel bir çıkış yolu sunmakla kalmayıp, aynı zamanda stres ve endişe gibi olumsuz duygularla başa çıkmalarında da yardımcı oluyor. Antrenmanlar sayesinde hem içlerindeki negatif enerjiyi atıyorlar hem de öz savunma becerilerini geliştirme imkanı buluyorlar.

2028 Hedefi ve Zorluklar

Antrenör Eyyüb, kız çocuklarının uluslararası turnuvalara katılmak için büyük bir arzu içinde olduğunu ifade etti. Ancak, sıkı sınırlamalar ve kapalı sınırlar nedeniyle bu çocukların yeteneklerini sergileme fırsatı bulamadığını dile getiriyor. 2028 yılında düzenlenmesi planlanan şampiyonalar, bu genç sporcular için büyük bir hayal ve hedef olarak ön plana çıkıyor. Fakat, Gazze dışına çıkma imkanları olmadıkça bu hayalin gerçekleşmesi oldukça zor gözüküyor. Eyyüb, dünya genelindeki insanlara Gazze'deki genç sporculara destek olmalarını ve onların hayallerini gerçekleştirmeleri için gerekli imkanların sağlanmasını talep etti.

Başlangıçta Yastıkla Antrenman Yaptılar

Çadır kenti içinde boks antrenmanlarına katılan Gazel Rıdvan, antrenmanlarının ilginç bir başlangıç hikayesi olduğunu aktardı. İlk günlerde hiçbir ekipman eksiksiz olduklarını belirten Rıdvan, antrenmanlarına başlamak için bir yastıkla çalıştıklarını dile getirdi. Zaman içinde, çeşitli malzemeler bulmayı başardılar ve antrenmanlarını bir nebze daha profesyonel bir hale getirdiler. Rıdvan, boks sayesinde negatif hislerini dışarı attığını ve gelecekte şampiyon olma hayali olduğunu vurguladı. Boks onun için sadece bir spor değil, aynı zamanda hayatına anlam katan bir mücadele biçimi haline geldi.

Yıkılan Kulübe Rağmen Vazgeçmiyorlar

12 yaşındaki Miyar Eyyüb, yaklaşık sekiz yıldır boks yapıyor. Saldırılar sonucunda her şeylerini kaybettiklerini ifade eden Miyar, Gazze'deki spor kulübünün yıkılmasının ardından Han Yunus’a göç ettiklerini belirtti. Burada imkanlarının yeterli olmamasına rağmen, boks antrenmanlarına devam ettiklerini belirtmekte. Miyar için spor, içinde bulunduğu zor koşullardan kurtulmanın ve hayata yeniden tutunmanın önemli bir yolu. Basit ekipmanlarla, hayal ettikleri hedefe ulaşmak için çalışmaya kararlılar.

Hayatta Kalma Mücadelesi: Sporun Önemi

Han Yunus'taki çadırların arasında kurulan ringde boks yapan Filistinli kız çocukları, sadece bir spor dalı olarak değil, aynı zamanda yaşadıkları kayıplar ve acılarla başa çıkmanın bir aracı olarak boksu görüyorlar. Bu genç sporcular için boks, yalnızca fiziksel bir aktivite olmanın ötesinde, yaşama sevinci, dayanıklılık ve umudun bir sembolü haline gelmiş durumda. Zorlu koşullara rağmen bu çocuklar, sportan aldıkları güçle geleceğe daha umut dolu gözlerle bakıyorlar ve hayallerinin peşinden koşmaya devam ediyorlar. Bu çabaların cesaret verici bir hikaye olarak daha geniş kitlelere ulaşması bekleniyor.

İLGİLİ HABERLER