Kent yaşamının en yoğun bölgelerinden biri olan Hapjeong, Seul, Güney Kore'de yer alan Hapjeong Artplex Mixed-use Facility, ticari işlevleri kültürel kullanım alanlarıyla bir araya getiren karma kullanım yapısı olarak tamamlandı.NOTNOT Architects tarafından tasarlanan ve 2024 yılında hayata geçirilen yaklaşık 1.802 metrekarelik proje, Hapjeong, Hongdae, Sangsu ve Mangwon gibi hareketli mahallelerin kesişim noktasında konumlanıyor.
Yapı, mevcut kent dokusuyla ilişki kuran mimari yaklaşımı ve kamusal dolaşımı öne çıkaran tasarımıyla bölgenin dönüşümüne yeni bir katkı sunuyor.Hapjeong artplex projesi kentsel dönüşüme uyum sağlıyorProjenin inşa edildiği Hapjeong semti, son yıllarda kültürel üretim, yaratıcı endüstriler ve ticari faaliyetlerin yoğunlaştığı bölgelerden biri olarak öne çıkıyor. Özellikle yakın çevrede bulunan YG Entertainment merkez binası ve çevresindeki yeni yatırımlar, bölgenin dönüşümünü hızlandırırken eski konut dokusuyla yeni ticari yapıların yan yana var olduğu karma bir kent yapısı oluşturuyor. NOTNOT Architects, bu farklı ölçekleri ve kullanıcı profillerini dikkate alarak yapıyı yalnızca ticari bir bina olarak değil, kentle bütünleşen kamusal bir geçiş alanı olarak tasarladı.NOTNOT architects geçirgen mimari anlayışını benimsediDar ve sınırlı bir parsel üzerinde yükselen yapı, klasik kapalı ticaret yapılarından farklı olarak iç ve dış mekân arasındaki sınırları azaltan bir dolaşım sistemi sunuyor.
Binanın içine oyulan boşluklar, teraslar, merdivenler ve açık geçiş alanları kullanıcıları farklı katlara yönlendirirken, cephede oluşturulan açıklıklar gün ışığının yapı içine daha etkin ulaşmasını sağlıyor.
Böylece bina yalnızca kiralanabilir alanlardan oluşan bir ticaret merkezi olmaktan çıkarak ziyaretçilerin farklı rotalar keşfedebildiği kamusal bir deneyim alanına dönüşüyor.Karma kullanım yapısı farklı işlevleri bir araya getiriyorHapjeong Artplex Mixed-use Facility; ticari alanlar, kültürel mekânlar ve sosyal kullanım alanlarını aynı çatı altında buluşturuyor.
Yapının programı, farklı kullanıcı gruplarının günün çeşitli saatlerinde binayı kullanmasına olanak tanıyacak biçimde planlandı.
Bu yaklaşım, yapının yalnızca belirli saatlerde aktif olan bir ticaret yapısı olmasının önüne geçerken, çevredeki kamusal hareketliliğin gün boyunca devam etmesine katkı sağlıyor.
Karma kullanım anlayışı sayesinde bina, bulunduğu kentsel çevreyle sürekli etkileşim kuran yaşayan bir merkez niteliği kazanıyor.Cephe tasarımı kent dokusuyla ilişki kuruyorYapının dış cephesinde cam, çelik ve beton gibi çağdaş malzemeler birlikte kullanılırken, kütle kompozisyonunda monolitik bir ifade tercih edildi.
Ancak bu bütüncül görünüm, cephe boyunca oluşturulan boşluklar ve geri çekilmeler sayesinde daha geçirgen bir karakter kazanıyor.Yapının farklı kotlarda oluşturduğu teraslar ve açıklıklar, hem çevredeki sokak ölçeğiyle ilişki kurulmasına hem de kullanıcıların kent manzarasıyla görsel bağ kurmasına olanak tanıyor.
Böylece mimari tasarım, yalnızca estetik bir kabuk oluşturmak yerine kamusal yaşamı destekleyen aktif bir cepheye dönüşüyor.