"İngiltere'de Şok Edici Sağlık Skandalı: Nottingham Hastanesinde Bebek Cenazeleri Dondurucu Eksikliği Nedeniyle Çürüme Tehlikesiyle Karşılaştı!"

İngiltere'deki Nottingham Üniversitesi Hastaneleri'nde, morgda dondurucu yetersizliği nedeniyle 8 bebek cesedinin çürümesi skandala neden oldu. Üst düzey ebe Donna Ockenden tarafından hazırlanan rapor, 520 anne ve bebeğin çeşitli nedenlerle zarar gördüğünü veya hayatını kaybettiğini ortaya koyarken, hatalı cenaze teslimatları da dikkat çekti. Bu olay, hastanedeki sağlık hizmetlerinin güvenliği konusunda ciddi endişelere yol açtı.

İngiltere'nin Nottingham kentinde bulunan ve doğum ünitelerindeki ihmallerle uzun süredir eleştirilerin odağında olan Nottingham Üniversitesi Hastaneleri NHS Vakfı (NUH), bu kez morg hizmetlerinde yaşanan korkunç bir skandalla sarsıldı. İnsan Dokusu Otoritesi (HTA) müfettişleri tarafından yapılan denetimlerde, hastane morgundaki dondurucu ünitelerinin yetersiz olması sebebiyle tam 8 bebek cesedinin ileri derecede çürümeye terk edildiği belirlendi.

Resmi raporda, hayatını kaybeden bebeklere hem kısa ömürleri süresince hem de ölümlerinin ardından açıkça kötü muamele edildiği vurgulandı.Müfettişler, morg hizmetlerindeki denetim eksikliğinin ve sistemsel hantallığın, yanlış cenazelerin cenaze levazımatçılarına ve dolayısıyla yanlış ailelere teslim edilmesi riskini zirveye çıkardığını aktardı.

Raporda yer alan kan dondurucu detaylara göre, bir vakada yanlış bir bebek cenazesi başka bir aileye teslim edilirken; bir diğer vakada ise ölü doğan bir kız bebeğin morga kaldırılması gerekirken günlerce normal bir buzdolabında unutulduğu saptandı.

HTA yetkilileri, dondurucu yetersizliği sebebiyle bozulan ve kokan naaşları saklamak için ceset torbalarının kullanılmasının hastanede sıradan bir rutin haline geldiğini bildirdi.Hastanenin kirli çamaşırları, 2016 yılında kızları Harriet ölü doğan Jack ve Sarah Hawkins çiftinin ısrarlı takibiyle ortaya çıktı.

Aile, bilgi edinme hakkı kapsamında ulaştıkları resmi belgelerde, kızlarının cansız bedeninin morgda o kadar kötü korunduğunu ve o derece ağır bir çürümeye maruz kaldığını öğrendi ki; Harriet'ın cenazesi defnedilmek üzere aileye teslim edilirken sızıntı ve koku nedeniyle üst üste üç ceset torbasına sarılmak zorunda kalınmıştı.

Bu acı verici keşif, bağımsız baş ebe Donna Ockenden liderliğinde yürütülen ve tam 520 anne ile bebeğin hastanede önlenebilir tıbbi hatalar nedeniyle kalıcı zarar gördüğünü veya yaşamını yitirdiğini ortaya koyan devasa bir soruşturmanın fitilini ateşledi.Morg hizmetlerindeki usulsüzlüklerin ve gayriinsani pratiklerin ayyuka çıkmasının ardından Nottinghamshire Polisi de harekete geçerek morg hizmetleriyle bağlantılı iki erkeği gözaltına aldı.

Kamuoyunda yükselen infialin ardından BBC Radio 4'e konuşarak sorumluluğu üstlenen hastane üst yöneticisi (CEO) Anthony May, "Tüm sorumluluğu ve hesap verebilirliği üzerime alıyorum.

Bu korkunç olaylar benim görev dönemimde gerçekleşti. Çok üzgünüm ve hayal kırıklığı içindeyim. İnsanların öldükten sonra da tıpkı yaşarken olduğu gibi haysiyet ve saygı görme hakkı vardır.

Hatalarımızı düzeltmek ve yerel halka hak ettiği kaliteli hizmeti sunmak için bağımsız denetçilerle çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.

İLGİLİ HABERLER