İsviçre'den Sırma maden suyuna toplatma kararı!

İsviçre’nin resmi uyarı sistemi RecallSwiss, LADES GmbH tarafından ülkede dağıtılan Sırma maden suyunun belirli bir partisinin yüksek bor miktarı nedeniyle geri çağrıldığını duyurdu. Ölçümlerde bor seviyesinin İsviçre’de uygulanan referans değerlerin üzerinde çıktığı belirtildi.

Türk maden suyu markası Sırma, İsviçre'de yüksek oranda bor bulunmasının neden olduğu toplatma kararıyla dikkatleri üzerine çekti. İsviçre'nin resmi uyarı platformu RecallSwiss aracılığıyla yapılan duyuruda, LADES GmbH tarafından dağıtımı gerçekleştirilen SIRMA Mineralwasser (Sırma Maden Suyu) adlı ürün, yüksek bor seviyeleri nedeniyle geri çağrıldı. Tüketicilere, bu ürünü "kesinlikle içmemeleri" ve satın aldıkları yerlerde geri iade etmeleri gerektiği konusunda uyarılarda bulunuldu. Gıda Bülteni’nde yayımlanan habere göre; Avrupa Birliği Gıda ve Yem için Hızlı Alarm Sistemi (RASFF) kayıtlarına "kompozisyon" kategorisi altında yansıyan olayda, maden suyu üzerinde gerçekleştirilen analizlerde bor seviyesinin belirlenen sınırların üstünde olduğu bildirildi.

Geri Çağırma İşleminin Detayları

Gerçekleştirilen geri çağırma işlemine ilişkin teknik ve tarih bilgileri açıkladı. Analiz tarihi olarak 27 Nisan 2026 tarihi kayıtlara geçti. Bu analizde tespit edilen bor miktarı ise 5,1 ± 0,51 mg/L olarak belirlendi. Ürünün üretim tarihi 2 Eylül 2025, son tüketim tarihi ise 26 Kasım 2026 olarak kaydedildi. Yapılan analizler gösteriyor ki, Sırma, hem Avrupa Birliği hem de Türkiye standartlarına uygun bir şekilde üretilmiş olmasına rağmen, İsviçre'deki yasal düzenlemelerle çelişkiler ortaya çıkmış durumda. Bu durum, farklı ülkelerdeki gıda güvenliği standartlarının ne kadar farklılıklar gösterdiğini bir kez daha gözler önüne serdi.

Dünya Genelinde Bor Seviyeleri ve Standartları

Türkiye'deki mevzuat gereği, maden suları için doğrudan bir "bor" limiti bulunmamakta. Bunun yerine ölçümler, "borat (B₂O₃)" adı altında değerlendiriliyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) içme suyu için bor için 2,4 mg/L değerini güvenli seviyeler arasında kabul ederken, Avrupa Birliği ve İsviçre bu sınırı daha da aşağıya çekmekte. Dolayısıyla, bir ülkede sağlıklı bir şekilde satılan bir ürün, başka bir ülkede gıda güvenliği regulasyonları nedeniyle geri çağrılabiliyor. Bu durum, standartların tutarsızlığının bir yansıması olarak değerlendirilebilir.

Borun Sağlık Üzerindeki Etkileri

Bor, doğada yaygın olarak bulunan bir eser elementtir ve toprakta, yeraltı sularında, sebze ve meyvelerde doğal olarak bulunmaktadır. Ortalama yüzey sularında bu elementin konsantrasyonu litrede 0,1 mg civarındayken, bor yatakları yoğun olan bölgelerdeki yeraltı sularında bu miktarın 300 mg/L'ye kadar çıkabileceği gözlemlenmiştir. Ancak, Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA), Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve ABD Çevre Koruma Ajansı (EPA) gibi kuruluşlar, yüksek düzeyde bor maruziyetinin potansiyel tehlikelerini vurgulamaktadır. Bilimsel araştırmalar, aşırı bor alımının erkek üreme sistemi üzerinde olumsuz etkiler yaratarak sperm üretiminde azalmaya, fetal gelişim bozukluklarına ve doğurganlık sorunlarına neden olabileceğine dikkat çekmektedir.

Uzmanların Yaptığı Uyarılar

Almanya Federal Risk Değerlendirme Enstitüsü (BfR), günlük bor limitlerinin yalnızca su tüketimi üzerinden hesaplamanın yetersiz olduğunu belirtiyor. İnsanların soludukları havadan ve tükettikleri gıdalardan da bor alımında bulunduğunu ifade eden enstitü, toplam bor alım miktarının göz önünde bulundurulmadığı takdirde, sağlık açısından güvenli üst limitlerin aşılabileceği konusunda uyarıda bulunuyor. Özellikle bazı kuruyemişlerin içeriğinde yüksek miktarda bor bulunduğuna dikkat çekiliyor. Bu bağlamda, tüketicilerin verilen uyarılara dikkate alması gerektiği hatırlatılıyor.

Beypazarı Örneği ve Geçmişteki Benzer Olaylar

Sırma'nın bu geri çağırma durumu, Türkiye'nin başka bir tanınmış markası olan Beypazarı'nın 2024'te benzer bir süreç yaşamasını hatırlatıyor. O dönemde, İsviçre makamları Beypazarı'nın belirli bir maden suyu partisinin yüksek bor içeriği nedeniyle geri çağrılmasına karar vermişti. Beypazarı yetkilileri, ihtiyaç duyulan her türlü yasal standartlara uyulduğunu belirtmiş ve sorunun yalnızca İsviçre mevzuat differanslarından kaynaklandığını açıklamışlardı. Bu tür durumlar, uluslararası ticaretteki mevzuat farklılıklarının önemini ve dikkatle ele alınması gerektiğini gösteriyor.

İLGİLİ HABERLER