Japonya'nın İhracat Gelirlerine Petrol Faturasının Ağır Darbesi!

Japonya, haziran ayında ihracatında yüzde 19,3'lük bir artış kaydetti. Ancak artan petrol fiyatları ve zayıflayan yen nedeniyle ithalat, rekor seviyelere ulaştı. Bunun sonucunda, ülkedeki dış ticaret açığı 406,9 milyar yene yükseldi. Japon hükümeti, doların yen karşısındaki değerinin 163 seviyesini aşması durumunda müdahale ihtimali konusunda uyarılarda bulundu.

Japonya'nın ihracatı, 2023 yılı Haziran ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre %19,3 oranında bir artış gösterdi. Bu artış, yapay zekâ yatırımları, veri merkezlerine olan talep ve hibrit araç satışları sayesinde gerçekleşti. Ancak, ithalatın %25,4 oranında artarak rekor seviyelere ulaşması, dış ticaretteki bu kazanımları gölgede bıraktı. Ülkenin toplam dış ticaret açığı 406,9 milyar yen ile piyasa beklentisi olan 120 milyar yenin oldukça üzerinde gerçekleşti.

İthalatta Rekor Artış

Japonya'nın haziran ayında gerçekleştirdiği ithalat, 11,3 trilyon yene ulaşıp rekor seviyeye çıktı. Bu dönemde yıllık artış %25,4 olarak kaydedildi ve piyasalarda beklenen artış oranı %21'de kalmıştı. İthalattaki bu güçlü büyüme, Kasım 2022'den bu yana en yüksek hızda gerçekleşti. Zayıf yen, enerji ve ham madde alımının maliyetini artırarak ithalatın büyümesine katkı sağladı. Söz konusu dönemde ham petrol ithalat miktarı %13,7 oranında azalmışken, petrol için ödenen toplam tutar %59,3 artış gösterdi. Bu durum, yen cinsinden petrol birim fiyatlarının rekor seviyeye yükselmesine neden oldu. Ayrıca, Orta Doğu'daki çatışmalar ile deniz taşımacılığındaki riskler, energinin maliyetlerini artırdı. Japonya, bu durumu aşabilmek için ABD ve Rusya'dan daha fazla petrol alımına yöneldi; bu da ithalat taleplerini etkileyen önemli bir faktör oldu.

Yapay Zekâ Destoğu

Haziran ayındaki ihracat artışı, ekonomistlerin beklentilerinin üzerinde gerçekleşerek %19,3 olarak kaydedildi. Bu oran, Mayıs ayında %16,8'lik bir artışla birlikte gözlemlenmişti. Yapay zekâ bağlantılı veri merkezi yatırımları ve yarı iletken ekipmanlarına olan talep, ihracatın büyümesine önemli katkılarda bulundu. Ayrıca, zayıf yen sayesinde Japon ürünlerinin uluslararası pazarda fiyat rekabeti artarken, ABD’ye yapılan ihracat da %13 oranında bir artış gösterdi. Amerikalı tüketicilerin yüksek benzin fiyatları nedeniyle yakıt tasarruflu hibrit araçlara yönelmesi, Japon otomobil ihracatını olumlu yönde etkiledi. Tüm bu gelişmeler, Japonya'nın ihracat kapasitesinin artırılmasına katkı sağlamaktadır.

Döviz Kurlarındaki Dalgalanmalar

Dolar/yen kuru, dış ticaret verileri açıklandığı sırada 163 seviyesinin üzerine çıkarak önemli bir eşik aştı. Yen, dolar karşısında 1986 yılından bu yana en düşük seviyesine geriledi. Bu durum, ABD tahvil faizlerindeki artış ve doların güvenli liman talebi gibi faktörlerin bir araya gelmesiyle ortaya çıktı. Japonya ile diğer büyük ekonomiler arasındaki faiz farklılıkları, döviz piyasasındaki yönü belirlemeye devam etti. Zayıf yen, ihracatçıların kazançlarını artırırken, ithalat maliyetlerini yükselttiği için enflasyon üzerindeki etkisi de tartışma konusu oldu. Hükümetin ve Japonya Merkez Bankası'nın üzerindeki baskının artması, döviz politikalarındaki değişim ihtimalini gündeme getirdi.

Hükümetin Müdahale Mesajları

Japonya Maliye Bakanı Satsuki Katayama, dolar/yen kurunun 163 seviyesini aşmasının ardından, belirli bir kur seviyesi hakkında yorum yapmadı. Ancak, hükümetin tutumunun değişmediğini ve gerektiğinde döviz piyasasında uygun müdahalelerin yapılabileceğini vurguladı. Bu durum, piyasada yeni bir yen alım müdahalesi ihtimalini doğurdu. Daha önce, 160 seviyesinin üzerindeki hareketlerde Japonya, döviz piyasasına müdahale etmişti. Bu müdahale için yaklaşık 11,7 trilyon yen harcandığı belirtiliyor. Katayama’nın yaptığı açıklamalar, hem piyasaya hem de Japon kamuoyuna müdahale sinyalleri yayılarak, piyasa dinamiklerini etkilemeye devam ediyor.

Merkez Bankası Toplantısı ve Gelecek Beklentileri

Japonya Merkez Bankası’nın gelecek haftaki toplantısında politika faizini değiştirmesi beklenmiyor. Ancak, para politikasında sıkılaşma eğiliminin devam etmesi öngörülüyor. Yüksek enerji maliyetleri ve zayıf yen enflasyonu artırırken, ekonomik büyümenin kırılgan kalması, Merkez Bankası'nın kararlarını etkileyen faktörler arasında yer alıyor. Faiz artırımları, yen üzerindeki baskıyı azaltabilir ancak bu durum borçlanma maliyetlerini artırarak iç talebe olumsuz etkide bulunabilir. Ayrıca, yapay zekâ taleplerinin ihracatı desteklemesi, büyüme tarafında bir güvence olarak dikkate alınıyor. Önümüzdeki dönemde petrol fiyatlarının sürekli artış göstermesi, hem şirketlerin maliyetlerini hem de tüketici fiyatlarını doğrudan etkileyebilir. Piyasalar, Merkez Bankası’nın alacağı kararları ve döviz piyasasındaki hareketleri yakından takip edecektir.

İLGİLİ HABERLER