Moskova'nın Avrupa'daki Gölgeleri: Egisto Ott'un İhanet Hikayesi

Avusturya istihbaratı, eski ajan Egisto Ott'un mahkumiyetiyle sarsıldı ve bu durum, Avrupa'daki Rus casusluk faaliyetlerinin boyutlarını ortaya koydu. Viyana'dan İstanbul'a uzanan gizli yollar, çalınan devlet sırlarına ve Wirecard skandalının önemli ismi Jan Marsalek ile bağlantılara işaret ediyor. Bu gelişmeler, Ankara'daki tarihi esir takasıyla da bağlantılı bir şekilde Moskova'nın sızma stratejilerini gündeme getiriyor.

Avusturya'nın başkenti Viyana'da 20 Mayıs 2026 tarihinde casusluk suçlamasıyla mahkum edilen 63 yaşındaki eski istihbarat görevlisi Egisto Ott davası, Avrupa güvenlik mimarisindeki derin açıkları deşifre etti.

Rusya İç İstihbarat Servisi (FSB) ile yakın temasta olduğu belirlenen Ott'un, ülkenin artık aktif olmayan Federal Anayasayı Koruma ve Terörle Mücadele Kurumu'ndaki (BVT) nüfuzunu kötüye kullandığı saptandı.

Avusturya İçişleri Bakanlığı bürokratlarına ait resmi akıllı telefonları ve çok gizli kriptolu bir bilgisayarı Moskova'ya sızdıran eski müfettiş, bu illegal faaliyetleri karşılığında binlerce avroluk rüşvet aldı.

Viyana'dan Türkiye aktarmalı olarak Moskova'ya uzanan bu çok katmanlı istihbarat ağını açık kaynaklardan elde edilen verilerle mercek altına aldık.Egisto Ott’un Moskova adına yürüttüğü illegal veri tabanı sorgulamaları ve gizli operasyonları ağırlıklı olarak 2015-2021 yılları arasını kapsıyor. Özellikle 2017 yılında müttefik batılı istihbarat servislerinin takibine takılan Ott'un, resmi e-posta adresinden şahsi Gmail hesabına hassas devlet verilerini düzenli olarak aktardığı belirlendi.

Bu sızıntıların içinde Kremlin muhalifleri ile Avusturyalı üst düzey bürokratların biyografik dosyaları yer alıyordu.

Rusya'ya servis edilen gizli evraklar arasında araştırmacı gazeteciler Christo Grozev ve Roman Dobrokhotov gibi 300’den fazla kritik isme ait pasaport kayıtları, ikametgah adresleri ve Schengen bölgesi seyahat geçmişleri bulunuyordu.

Dönemin BVT Başkanı Peter Gridling, daha sonra mahkemede tanıklık yaparken süreci şu sözlerle doğrulayacaktı: Teşkilat içindeki hiyerarşiyi kullanan Ott, eski amiri Martin Weiss aracılığıyla küresel finans dolandırıcılığının merkezi olan Wirecard’ın yöneticisi Jan Marsalek’in ağına dahil oldu.

FSB'den gelen emirleri doğrudan uygulayan Marsalek, Avrupa'daki gizli operasyonlarını finanse etmek için şirketin finansal gücünü bir paravan gibi kullandı. İngiltere'de "Minyonlar" kod adlı 6 kişilik bir Bulgar hücresini de yöneten Marsalek, Ott'un çaldığı kriptolu SINA-S bilgisayarını Viyana'dan kuryeler vasıtasıyla Münih ve Budapeşte üzerinden trenle 13 Aralık 2022'ed İstanbul'a getirtti. İstanbul'da teslim alınan bu çok gizli cihaz, aynı gece uçakla doğrudan Moskova'daki FSB merkezine ulaştırıldı.

Bu ihanet trafiği sürerken şebekenin faaliyetleri sebebiyle Wirecard bünyesindeki 6 bin çalışan bir anda işsiz kaldı.Egisto Ott'un Rusya'ya sunduğu hizmetler sadece belge sızdırmakla sınırlı kalmadı; sahada işlenen siyasi cinayetlerin raporlanmasını da kapsadı.

Ağustos 2019'da Almanya'nın başkenti Berlin'deki Tiergarten parkında Çeçen muhalif Zelimkhan Khangoshvili, FSB tetikçisi Vadim Krasikov tarafından vurularak öldürüldü.

Olayın ardından yakalanan Krasikov'un operasyonel açıklarını ve Alman polisinin takip sistemlerini inceleyen "hata analizi" raporunu bizzat Egisto Ott hazırladı.

Rusya için büyük önem taşıyan tetikçi Vadim Krasikov, 2024 yılında Ankara Esenboğa Havalimanı'nda Türkiye'nin arabuluculuğunda gerçekleştirilen tarihi esir takası operasyonu kapsamında Rusya'ya iade edildi ve bizzat Vladimir Putin tarafından apronda sarılarak karşılandı.Rusya’nın sızma operasyonları Avusturya iç siyasetine ve güvenlik bürokrasisine de ağır darbeler vurdu.

Ott ve Weiss, ülkedeki aşırı sağcı FPÖ partisiyle yakınlık kurarak dönemin Dışişleri Bakanlığı bünyesinde BVT'den bağımsız mini bir gölge istihbarat servisi kurmayı dahi planladılar. İngiliz istihbaratı MI5'ın siber takibi sonucu çözülen şifreli Telegram mesajları, şebekenin sonunu getirdi.

Kaçmayı başaran amir Martin Weiss, Dubai'ye sığınırken Marsalek ise sahte bir Ortodoks papazı kimliğiyle Moskova'da FSB himayesine girdi.

Marsalek, kaçışın ardından Bulgar ajanına şu mesajı yollamıştı: "Avusturyalı adamımı Dubai'ye kaçırmayı başardım.

Bu oldukça maceralı bir işti.

Havaalanında onu tekrar tutuklamalarından korktum." Ağın saha operatiği Egisto Ott ise Mayıs 2026'da sonuçlanan davada 4 yıl 1 ay hapis cezası aldı ancak temyiz süreci nedeniyle şu an tutuksuz durumda bulunuyor.

İLGİLİ HABERLER