Altının ons fiyatı, 30 Temmuz sabahı itibarıyla yüzde 0,4 artış göstererek 4 bin 80 dolar seviyesine ulaştı. Ağustos vadeli kontratlar da yüzde 1,1'lik bir artışla 4 bin 78 dolar seviyesine işlem görmeye başladı. Değerli metal, Amerikan Merkez Bankası'nın (Fed) kararının ardından yaşadığı dalgalanmanın ardından tekrar 4 bin 100 dolara yöneldi. Ancak bu piyasa hareketinin arkasında çok sayıda etken bulunuyor.
Faiz Beklentileri ve Güvenli Liman Talebi
Altın fiyatlarının yükselmesinde en büyük etkilerden biri, faiz beklentileri ile birlikte İran’a yönelik artan ABD saldırılarıdır. Faiz oranlarının düşmesi, yatırımcıların, faiz getirisi olmayan değerli metale yönelmesine neden olurken, savaş durumları güvenli liman talebini artırıyor. Bu şartlar altında altın, geçmişe göre daha güncel bir talep görme potansiyeline sahip. Ancak, dolar ve uzun vadeli tahvil faizlerinin yükselmesi, altının yükselme sürecini kısıtlayıcı bir etken olarak öne çıkıyor.
Fed'in Faiz Kararı ve Sonuçları
ABD Merkez Bankası, beklentiler doğrultusunda politika faizini yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit tutma kararı aldı. Bu karar, oy birliğiyle alınmadı; çünkü bazı kurul üyeleri enflasyonun kontrol altına alınabilmesi için 25 baz puanlık bir artış önerdiler. Faizin sabit kalması kısa vadede altın için olumlu bir durum olarak değerlendirildi. Ancak kurul içindeki farklı görüşler, eylül ayındaki toplantıda yeni bir oynaklık söz konusu olabileceğini gösteriyor.
Yatırımcı Hesaplamaları ve Piyasa Davranışları
Fed öncesinde piyasalardaki beklentiler, eylül toplantısında bir faiz artışı olasılığını yüzde 81 olarak belirlemişti. Ancak açıklamalar sonrasında bu oran yaklaşık yüzde 57’ye geriledi. Dolayısıyla, yatırımcıların beklentilerinde önemli değişiklikler yaşandı. Daha düşük bir faiz artışı ihtimali, altının taşıma maliyetinin azalmasına ve dolayısıyla fiyatların desteklenmesine neden oldu. Ancak yüzde 57’lik oran, artış olasılığının hâlâ masada olduğunu ve dolayısıyla altındaki fiyatlamanın tek yönlü bir yükseliş olmadığını gösteriyor.
Jeopolitik Gelişmeler ve Altın Fiyatları
ABD’nin İran’a yönelik yeniden başlattığı saldırılar, altın fiyatlarının yükselmesinde bir başka önemli faktör oldu. Bu saldırılar, İran'ın Ürdün’deki Amerikan üslerine yönelik balistik füze saldırısından sonra gerçekleştirildi. Karşılıklı saldırıların yeniden başlaması, hem askeri gerginliğin tırmanmasına hem de yatırımcıların güvenli liman arayışına yol açtı. Böylece, altın sadece Fed’in kararlarını değil, aynı zamanda bölgedeki güvenlik durumunu da fiyatlama sürecine dahil ediyor.
Petrol Fiyatlarının İki Yönlü Etkisi
Petrol fiyatlarının 90 dolar seviyesine yaklaşması, altın üzerinde iki yönlü riskler yaratıyor. Artan jeopolitik gerginlik ve enerji arzı konusunda endişeler, güvenli liman talebini artırıyor; bu durum altın için destekleyici bir etki sağlıyor. Ancak aynı zamanda, ABD’de enflasyonun yükselmesi durumunda Fed’in faiz artırma olasılığı da artıyor ki bu senaryo altın için olumsuz bir durum olarak algılanıyor. Bu nedenle, piyasa İran gerginliğini doğrudan bir yükseliş nedeni olarak değil, iki tehlike arasında dengeli bir etki olarak yorumluyor.
Döviz Kurları ve Gram Altın Hesaplaması
Doların 30 Temmuz Asya işlemlerindeki yüzde 0,1 artışla 100,89 seviyesine çıkması, altın fiyatları üzerinde ikinci bir baskı oluşturdu. Uzun vadeli ABD tahvil faizlerinin de 20 yılın zirve düzeyine ulaşmış olması, faiz getirisi olmayan altının maliyetini yükseltiyor. Doların güçlenmesi, altına yatırım yapan uluslararası alıcılar için daha pahalı hale getirmiş durumda. Günümüzde altının 4 bin 100 doları geçebilmesi için, güvenli liman alımlarının bu baskılara karşı daha güçlü kalması gerekiyor.
Gram Altın fiyatları ve Göstergeleri
Altının ons fiyatı 4 bin 80 dolar seviyelerinde işlem görürken, dolar/TL kuru 47,41 civarlarında yer alıyor. Bu durum, 24 ayar gram altının yaklaşık 6 bin 220 lira civarında olmasına işaret ediyor. Ancak serbest piyasa, bankalar ve kuyumcu fiyatlarındaki alış-satış farkları nedeniyle bu değerler üzerinde dalgalanmalar yaşanabilir. Gram altının ons fiyatındaki artışla birlikte döviz kurundaki hareketler de Türkiye'deki yatırımcılar için önemli bir fark yaratıyor. Dolayısıyla gram altının fiyatı, uluslararası piyasalardaki hareketlerle iç piyasada farklılık göstermeye devam ediyor.
Piyasaların Geleceği ve Ana Gündem Maddeleri
Kısa vadede 4 bin 100 dolar önemli bir psikolojik eşik olarak belirleniyor. Ancak tekrar 4 bin 166 dolara çıkılması, kalıcı bir yükselişin gerçekleşeceği anlamına gelmiyor. Aşağıda ise 3 bin 980 dolar, kritik bir destek noktası olarak görülüyor. Önümüzdeki süreçte piyasanın odaklandığı temel maddeler arasında ABD’nin kişisel tüketim harcamaları enflasyonu, eylül ayında olası faiz artışı ihtimali ve İran’ın yeni saldırılara vereceği yanıt yer alıyor. Bu başlıkların her biri, altının 4 bin dolar seviyesinin üstünde kalıp kalamayacağını belirlemede önemli rol oynayacak.