Beyaz Eşya İhracatında Düşüş Eğilimi Devam Ediyor

Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği'nin verilerine göre, 2026'nın ilk çeyreğinde beyaz eşya sektörü, üretim ve ihracatta çift haneli bir düşüş yaşadı. Bu olumsuz durumun arkasında artan maliyetler ile zayıflayan dış talebin etkili olduğu bildirildi. Sektördeki daralma, endüstrinin geleceği açısından endişe verici bir tablo çiziyor.

Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği (TÜRKBESD), 2026 yılının ilk çeyreğine ait verileri duyurdu. Bu verilere göre, Türkiye beyaz eşya sektörü, yılın başlangıcıyla birlikte iç satış, ihracat ve üretim alanlarında belirgin bir azalma yaşadı.

Daralan Pazar Verileri

2026'nın ilk çeyreği itibarıyla, beyaz eşya sektöründe 6 ana ürün grubunda düşüş gözlemlendi. İç satışlarda %10, ihracatta ise %23 oranında bir azalma kaydedildi. Üretim %21 düşerken, toplam satışların da %19 oranında gerilediği bildirildi. Bu dönemde toplam satış miktarı 6 milyon 288 bin 817 adete ulaşırken, sektörün yaşadığı daralma, yılın ilk üç ayında belirgin şekilde hissedildi.

Mart Ayındaki Ekstra Düşüş

Sektördeki daralmanın mart ayında daha da hızlandığı gözlemlendi. Mart verileriyle birlikte iç satışların %3, ihracatın ise %29 oranında azaldığı kaydedildi. Ayrıca, üretimde %14 ve toplam satışlarda %21'lik bir düşüş yaşandığı ifade ediliyor. Bu dönemde, toplam satış miktarı 2 milyon 230 bin 369 adet olarak belirlendi. Dolayısıyla, bu durum sektörün genel dinamiklerini etkilemeyi sürdürmekte. İhracat konusunda süregelen sorunlar, sektördeki zayıflığın daha da derinleşmesine sebep oluyor.

İhracattaki Süregelen Düşüş

TÜRKBESD Başkanı Alper Şengül, ihracatta gözlemlenen düşüş trendinin devamedeceğini belirtirken, bu durumun küresel talepteki zayıflığın kalıcı hale gelme riski taşıdığını vurguladı. İç pazardaki talep seyrinin de zayıf kaldığını ifade eden Şengül, bunun sektörün genel büyümesi üzerinde olumsuz bir etkisi olduğunu belirtti. İhracat süreçlerindeki zorluklar, özellikle alanında rekabetin azalmasına yol açmasa da, mevcut pazar şartlarının yeni zorluklar barındırdığını ortaya koydu.

Maliyet Baskıları ve Rekabetin Artışı

Sektör temsilcileri, yaşanan daralmanın yalnızca talep koşullarıyla sınırlı olmadığını, aynı zamanda maliyet baskılarının da önemli bir etken olduğunu ifade etti. Enerji, hammadde ve finansman maliyetlerindeki yükselişin, üreticilerin rekabetçiliğini etkilediğine dikkat çekildi. Bunun yanı sıra, anti-damping önlemleri, gözetim uygulamaları ve ek vergiler gibi ticaret politikalarının da maliyetleri artırarak ihracat süreçlerini zorlaştırdığı belirtildi. Uzak Doğu merkezli üreticilerin düşük maliyet avantajı ve agresif fiyatlandırma stratejileri, uluslararası pazarlarda rekabet koşullarını daha da sertleştiriyor.

İLGİLİ HABERLER