DOSABSİAD'dan Sanayicilere Savaş Ekonomisi Konusunda Uyarı Geldi!

DOSABSİAD Başkanı Onur Kutlualp, jeopolitik risklerin artmasıyla iş dünyasına önemli uyarılarda bulundu. Sanayicilere “savaş ekonomisi” şartlarına uyum sağlama çağrısı yapan Kutlualp, ayrıca finansman, enerji desteği ve istikrarlı döviz kurları talep etti. Bu çağrılar, sektörün sürdürülebilirliğini koruma çabalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Küresel jeopolitik gerilimler Türkiye ekonomisi ve sanayi üretimini derinden etkilemeye devam ederken, Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi Sanayici ve İş İnsanları Derneği (DOSABSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Onur Kutlualp, iş dünyasına yönelik önemli bir uyarıda bulundu. Kutlualp, mevcut belirsizlik ortamında şirketlerin "savaş ekonomisi" koşullarına uyum sağlamasının zorunlu hale geldiğini vurguladı.

Belirsizlik Ortamında Stratejik Yaklaşımlar

Son zamanlarda artan bölgesel çatışmalar ve dünya genelindeki belirsizlikler üzerine bir değerlendirmede bulunan Kutlualp, sanayicilerin çeşitli olasılıklar ile mücadele etmek zorunda olduğunu kaydetti. En kötü duruma hazırlıklı olmanın bir "stratejik olgunluk" işareti olduğunu belirten Kutlualp, özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki olayların süreçteki kırılganlıkları gözler önüne serdiğini ifade etti. “Bizim elimizdeki senaryolar, iyimser bir çözüm sağlanmasının yanı sıra Hürmüz Boğazı’nın kapandığı ve enflasyon oranının yüzde 35’i geçtiği zor senaryolar da içeriyor. Küresel enerji piyasalarındaki dalgalanmalar, maliyet tahmininde belirsizlik yaratıyor. Tek bir senaryoya sadık kalanlar büyük risk altındalar. Bu yüzden iş dünyası alternatif stratejilerini sürekli güncel tutmalıdır” şeklinde konuştu.

Nakit Akışı Yönetiminin Önemi

Savaş ekonomisinin en temel ilkesinin likidite yönetimi olduğuna dikkat çeken Kutlualp, şirketlerin kârlılıktan ziyade nakit akışına odaklanması gerektiğini vurguladı. “Eğer nakit akışınız yoksa, kâğıt üzerindeki kârın hiçbir anlamı kalmaz” ifadeleriyle önemli bir noktaya değinen Kutlualp, kısa vadeli borçların yapılandırılması, tahsilat süreçlerinin hızlandırılması ve finansman erişiminin gecikmeden sağlanmasının kritik önem taşıdığını belirtti. Bu süreçler, işletmelerin sağlıklı bir şekilde operasyonlarını sürdürmesi ve finansal istikrarı koruması açısından hayati olacaktır.

Yeni İhracat Rotalarının Gerekliliği

Artan enerji ve hammadde maliyetlerinin fiyatlara yansıtılmasındaki gecikmenin, sanayiciler için “sessiz zarar” yaratma potansiyeline dikkat çeken Kutlualp, sanayicilere daha hızlı fiyat belirleme yeteneği ve enerji verimliliği yatırımları yapılması tavsiyesinde bulundu. Ayrıca, Avrupa pazarındaki daralmaya da vurgu yapan Kutlualp, ihracatın sürdürülebilirliği için alternatif pazarlara yönelmenin şart olduğunu belirtti. Önümüzdeki dönemlerde Orta Doğu’nun yeniden inşası, Afrika’nın yükselen pazar potansiyeli ve Türk Cumhuriyetleri, ihracat için önemli fırsatlar sunacak. Bu kanalları hızla çeşitlendirmek, Türk sanayisinin geleceği açısından kritik önem taşımaktadır.

Kamu Destekleri ve Destek Mekanizmaları

Sanayicilerin kendi başlarına alacakları önlemlerin yeterli olmayacağını dile getiren Kutlualp, kamu otoritelerinin sağladığı desteklerin kritik bir rol üstlendiğine işaret etti. İhracatçıların rekabet gücünü sürdürebilmeleri için döviz kurlarının enflasyonla uyumlu ve tahmin edilebilir seviyelerde tutulması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, uygun maliyetli kredi fırsatlarının artırılması ve finansmana erişimin kolaylaştırılması gerektiğini söyledi. Enerji maliyetlerinin sanayi üzerindeki etkilerine de dikkat çeken Kutlualp, özellikle Hürmüz krizinin sebep olduğu artan maliyetler için sanayicilere yönelik özel destek mekanizmalarının oluşturulması gerektiğini belirtti.

İLGİLİ HABERLER