ABD Merkez Bankası (Fed), politika faizini %3,50 - %3,75 aralığında sabit tutma kararı aldı. Bu durum, piyasada merakla beklenen bir gelişmeydi ve Fed Başkanı Jerome Powell'ın açıklamaları da dikkat çekti. Powell, gelecekte bir faiz artışı olasılığının gündeme gelebileceğini ifade etti, ancak bu durumun temel senaryo olarak düşünülmediğini vurguladı. İran kaynaklı jeopolitik gerginlikler, para politikasında belirsizlik yaratırken, enflasyondaki artışın etkisiyle büyüme ve talep görünümünün olumsuz etkilendiği değerlendiriliyor. Fed’in yaklaşan dönemlerde temkinli bir tutum sergileyeceği düşünülse de, yılın ilerleyen aylarında sınırlı faiz indirimlerinin gerçekleşmesi muhtemel görünüyor.
Fed'in Belirsiz Faiz Patikası
ABD Merkez Bankası, son dönemlerde İran kaynaklı belirsizlikler nedeniyle faiz kararlarının alımında belirgin bir yönde netlik sağlayamadığını bildirdi. Mizuho Securities’ten Vishnu Varathan, mevcut görünümün "son derece düşük öngörülebilirlik ve yüksek volatilite" içerdiğini ifade etti. Bu açıklamalar, yatırımcılar ve piyasa analistleri için önemli bir uyarı mahiyetindeydi. Fed’in ekonomik verileri ve uluslararası gelişmeleri göz önünde bulundurarak vereceği kararlar, piyasalarda belirsizliğe yol açmaya devam ediyor.
2026 İçin Faiz İndirim Beklentileri
ING, 2026 yılı içerisinde Fed'in, eylül ve aralık aylarında iki kez 25 baz puanlık faiz indirimi gerçekleştireceğini öngörüyor. Analistlere göre, Fed’in belirsizliği nedeniyle döviz piyasaları, büyük ölçüde petrol fiyatlarına ve genel risk iştahına bağımlı hale geldi. Bu durum, ABD Doları’nın değerini riske atarken, Fed'in yıl sonuna kadar faiz indirimine yönelme olasılığı, doların daha da zayıflamasını destekleyebilir. Bu tespitler, yatırımcıların Fed’in para politikasına dair beklentilerini şekillendiriyor.
Piyasalara Endişe Etmeyin Mesajı
JPMorgan Investment Management'dan Bob Michele, Federal Reserve’in, artan petrol fiyatları ve İran’daki çatışmalar nedeniyle korku duyulan piyasalara "endişe etmeyin" mesajı gönderdiğini belirtti. Michele, röportajında, ekonominin büyümeyi artırma potansiyeli taşıyan kısa vadeli bir enflasyon şoku ile karşı karşıya olduğunu söyledi. Ancak, kendisi bu açıklamalara katılmadığını, enflasyonun ve nihayetinde iş gücü piyasası üzerinde kalıcı etkiler yaratacağına inandığını ifade etti. Powell'ın görevinin sona ermesinin ardından durumu hakkında belirsizlik olduğunu ekledi. Michele, Powell’ın ara seçimlerden sonra da görevde kalacağına inanıyor.
BBVA Research'ten Önemli Analizler
BBVA Research, Fed’in karar metninde İran'daki savaşa ilişkin belirsizlikleri vurguladığı ve temkinli bir yaklaşım benimsediğine dikkat çekti. Analiz raporu, Fed'in faiz indirimlerine başlaması için iş gücü piyasasında belirgin zayıflama ya da gümrük tarifelerinin mal enflasyonunu etkilemesinin gerekeceğini belirtiyor. İran’daki çatışmanın hızlı bir çözümle sonuçlanmasının, gevşeme sürecine katkı sağlayabileceği değerlendiriliyor. Güncellenen projeksiyonlarda, katılımcıların bu çatışmanın enflasyon üzerindeki uzun vadeli etkilerinin devam edeceğini öngördüğü belirtiliyor.
Eski Fed Başkan Yardımcısından Değerlendirme
Eski Fed Başkan Yardımcısı Richard Clarida, mevcut enflasyon baskıları ile ilgili Fed’in "geçici" tanımının yeterli olmayabileceğine dikkat çekti. Petrol vadeli işlemlerinin fiyat artışlarının zamanla dağılacağına dair değerlendirmeler yaptığını aktardı. Fed’in yaklaşımını "güvercin" ve "yapıcı" olarak nitelendiren Clarida, jeopolitik risklerin enflasyon üzerindeki potansiyel etkilerine de değindi. Şu anda Pimco'nun küresel ekonomi danışmanı olarak görevine devam eden Clarida, yapay zekanın ekonomik görünümdeki etkilerinin de Fed’in değerlendirmeleri arasında önemli bir yere sahip olduğunu belirtti.