Fındık fiyatlarında dikkat çeken fark: 250 liraya rağmen neden 170-180 lira? İnceleme başladı

Fındık üreticisinin beklediği fiyat ile serbest piyasa arasındaki fark büyürken Ticaret Bakanlığı ve Rekabet Kurumu harekete geçti. Ordu’da başlayan incelemede tüccarların ticari kayıtları ve stokları mercek altına alınırken, araştırmanın ihracat fiyatlarından başlatılması çağrısı yapıldı.

Fındıkta Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) açıkladığı alım fiyatı ile serbest piyasa arasındaki fark gündemdeki yerini koruyor.

TMO’nun Levant kalite fındık için 250 lira olarak açıkladığı fiyata karşılık serbest piyasada fiyatların 170-180 lira seviyesinde kalması üzerine Ticaret Bakanlığı ve Rekabet Kurumu inceleme başlattı.Ekonomim'in haberine göre, Altınordu Ziraat Odası Başkanı Atakan Akça, fındıkta serbest piyasa fiyatlarının TMO’nun açıkladığı alım fiyatının oldukça altında kalmasına daha önce tepki gösterdiklerini ve Ticaret Bakanlığı ile Rekabet Kurumu’nu göreve çağırdıklarını hatırlattı.

Akça, müfettişlerin sahada inceleme yaptığını, Ziraat Odası’ndan da rapor hazırlanmasının istendiğini belirterek, hazırladıkları raporu çözüm önerileriyle birlikte müfettişlere gönderdiklerini söyledi.İncelemenin nasıl yürütülmesi gerektiği konusunda değerlendirmelerde bulunan Akça, araştırmanın üretici satış fiyatlarından değil, ihracat rakamlarından başlatılması gerektiğini ifade etti.Akça, "Ben bu inceleme yapılacaksa önce ihracat rakamlarından başlanarak aşağı doğru gelmesini temenni ederim.

Yurt dışına ne kadar, kaç liradan satıldı?

Hangi firma sattı, nereden aldı?

Aşağı doğru gelerek incelenirse sıkıntının çok daha net ortaya çıkması sağlanır" dedi.Yaş sebze ve meyve piyasasında yürütülen son soruşturmada ortaya çıktığını belirttiği fatura zincirine de dikkat çeken Akça, benzer bir durumun fındıkta yaşanmaması için incelemenin doğru noktadan başlatılması gerektiğini ifade etti.Akça, “Sebze ve meyvede üreticiden alınan ürünün birinci, ikinci ve üçüncü aracı üzerinden faturalandırıldığı, maliyetlerin satışa kadar yüksek gösterildiği bir yapı gördük.

Fındıkta da aynı sıkıntının yaşanabileceğini düşünüyorum.

Fındığın doğrudan tüccarda veya manavda incelenmesinden başlanmamalı. İhracat rakamlarından başlanmalı, aşağıya doğru inilerek inceleme yapılmalı” diye konuştu.İncelemenin yalnızca ticari defterlerle sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Akça, tüccar, sanayici ve diğer işletmelerin depolarındaki fiziki stokların da kontrol edilmesini istedi.Üreticiden çıkan fındığın tüccar, manav ve sanayicilerin depolarına girdiğini belirten Akça, “Kağıt üzerinde inceleme yapılırsa sonuçlara ulaşmak zorlaşır.

Depolarda ne kadar stok var, hangi firmanın deposunda ne kadar fındık bulunuyor, farklı bir yerde deposu var mı?

Bunların tamamının incelenmesi gerekiyor” dedi.Akça, incelemenin yalnızca işletmelerin ticari faaliyet gösterdiği adreslerde yapılmasının yeterli olmayacağını belirterek, firmaların farklı lokasyonlardaki depolarının da kapsamlı biçimde kontrol edilmesi gerektiğini belirtti.İhracat fiyatlarının resmi kayıtlardan takip edilebileceğini ifade eden Akça, ihracatçıların yurt dışına gerçekleştirdiği satışlara ilişkin verilere ihracatçı birlikleri, borsalar ve kamu kayıtları üzerinden ulaşılabileceğini söyledi.Akça, ihracat işlemlerinde ürün karşılığında döviz girdisi bulunduğuna dikkat çekerek, “İhracatçının yurt dışına fındığı kaç liraya ihraç ettiğini biliyorsunuz.

Bunlar devletin resmi kayıtlarında var.

Dolayısıyla buradan başlanarak inceleme yapılmasının çok daha doğru olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.İncelemenin öncelikle yüksek miktarda fındık ihracatı gerçekleştiren firmalar üzerinden yürütülmesinin daha hızlı sonuç verebileceğini belirten Akça, özellikle Ferrero ve Türkiye’nin önde gelen ihracatçı firmalarının mercek altına alınmasını önerdi.Akça, “Ferrero’nun veya ilk 100’de, ilk 500’de yer alan ihracatçı firmaların denetime alınması halinde diğer sonuçlara ulaşmak çok daha kolay olacaktır.

Türkiye’de en fazla 10-12 firmanın çok detaylı incelenmesiyle problemin nereden kaynaklandığı analiz edilebilir” dedi.Serbest piyasadaki incelemenin fiyatlar üzerinde etkisinin olup olmayacağı konusunda da değerlendirmede bulunan Akça, TMO’nun 250 liralık alım fiyatının altında oluşan piyasa fiyatlarının sorgulanması gerektiğini anlattı.Akça, “Hükümet 250 lira Levant kalite için fiyat açıklıyor.

Bu taban fiyat, yani en düşük olması gereken fiyat.

Ancak taban fiyat olarak açıklanan fiyatın bile neredeyse yüzde 30-40 altında bir fiyat oluşuyor.

Dolayısıyla burada olaya müdahale edilmesi ve bunun nedeninin sorulması lazım” dedi.

İLGİLİ HABERLER