Hanehalkı 12 Ay Sonrası Enflasyon Beklentileri %44,94'e Düştü

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Temmuz 2026 Hanehalkı Beklenti Anketi sonuçlarını açıkladı. 3 bin 251 hanehalkının katıldığı ankette, 12 ay sonrası için enflasyon, konut fiyatları ve dolar kuru ile ilgili öngörüler ortaya kondu. Anketteki veriler, ekonomik yönelimler hakkında önemli bilgiler sunuyor.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Veri Yönetişimi ve İstatistik Genel Müdürlüğü, 7 – 14 Temmuz 2026 tarihleri arasında 3 bin 251 hanehalkıyla gerçekleştirdiği Temmuz 2026 Hanehalkı Beklenti Anketi sonuçlarını açıkladı. Anket verilerine göre, hanehalkının bir yıl sonrası için enflasyon beklentisi, önceki aya oranla 1,19 puan azalarak yüzde 44,94 seviyesine geriledi.

Demografik Dağılım ve Enflasyon Beklentileri

Yapılan anketin demografik analizleri, erkek katılımcıların enflasyon beklentisinin yüzde 43,8; kadın katılımcıların ise bu beklentisinin yüzde 46,5 olduğunu ortaya koydu. Bu veriler, cinsiyetler arasında belirgin bir fark olduğunu gösteriyor. Yaş grubu bazında değerlendirildiğinde ise, 18-39 yaş grubunun enflasyon beklentisi yüzde 44,0 olarak ölçüldü. 55 yaş ve üzeri katılımcılarda bu rakam ise yüzde 45,8 seviyesine ulaştı. Gelir düzeyine göre ise, iki asgari ücret ve üzeri gelir elde eden hanehalklarının enflasyon beklentisi yüzde 43,7 olarak kaydedildi. Bu sonuçlar, demografik özelliklerin enflasyon algısını nasıl etkilediğine dair önemli veriler sunmaktadır.

Fiyat Artışlarının Beklentisi ve Enflasyon Farklılıkları

Katılımcılar, son bir yıl içerisinde en çok fiyat artışı yaşadıkları harcama kalemleri arasında gıda ve yakıt/enerji gruplarını öne çıkardılar. Gıdanın fiyatının en çok arttığını belirtenler, anketin katılımcıları arasında yüzde 39,7'lik bir oranla ilk sırada yer aldı. İkinci sırada ise yüzde 31,1 oranıyla yakıt ve enerji grubu bulunuyor. Gelecek 12 ay içinde fiyat artışının en fazla hissedileceği kalemler arasında tekrar gıda (%37,0) ve yakıt/enerji (%29,8) öne çıkarken, kiralar da yüzde 17,3 ile üçüncü sırada yer aldı. Bu sonuçlar, hanehalklarının günlük yaşamlarını etkileyen en önemli harcama kalemlerinin başında gelmektedir.

Konut Fiyatları ve Beklentiler

Anket sonuçları, gelecek bir yıl içinde konut fiyatlarındaki artış beklentisinin, bir önceki aya kıyasla 1,33 puan azalarak yüzde 32,49 seviyesine gerilediğini gösterdi. Erkek katılımcılar, konut fiyatlarının yüzde 31,0 artacağını öngörürken, kadınların beklentisi ise yüzde 34,5 düzeyinde oluştu. Gelir seviyesinin artması ile konut fiyatlarındaki artış beklentisinin düştüğü gözlemlendi. Bu durum, daha yüksek gelire sahip hanehalklarının konut fiyat artışına dair daha temkinli bir bakış açısına sahip olduğunu gösteriyor. Konut piyasasındaki bu düşüş, piyasa dinamikleri açısından önemli bir gelişme olarak dikkat çekiyor.

Döviz ve Yatırım Beklentileri

Anket katılımcılarının 12 ay sonrasına ilişkin ABD Doları kuru beklentisi, bir önceki aya göre 0,31 TL artarak 52,98 TL olarak kaydedildi. Yükseköğretim mezunu katılımcılar, Dolar kuru beklentilerini 53,3 TL olarak belirtirken, 55 yaş ve üzeri katılımcıların tahminleri 53,7 TL’ye yükseldi. Ayrıca yatırım tercihleri arasında, "altın alırım" diyenlerin oranı 4,0 puan düşerek yüzde 40,3 seviyesine gerilese de yine de ilk sırada kaldı. "Ev, dükkan veya arsa alırım" diyenlerin oranı ise 1,4 puan artarak yüzde 38,5'e ulaştı. Bu durum, bireylerin gelecekteki ekonomik belirsizliklere karşı nasıl bir tutum sergilediklerinin bir göstergesi olarak değerlendirilebilir.

Sonuçlar ve Ekonomik İklim

TCMB’nin yaptığı bu anket sonuçları, Türkiye’deki hanehalklarının ekonomik durumuna dair önemli ipuçları sunmaktadır. Fiyat artışlarının en fazla gıda ve enerji alanında hissedilmesi, bireylerin harcama alışkanlıklarına doğrudan etki etmekte. Ayrıca, konut fiyatlarındaki belirsizlik, hanehalklarının gelecekteki yatırım planlarını etkileyebilir. Bu durum, ekonomik politikaların da gözden geçirilmesi gerektiğini gösteriyor. Hükümet ve ilgili otoriteler, enflasyon ve döviz kurlarını dengelemek için gerekli adımları atmadıkları takdirde, hanehalklarının ekonomik algısı olumsuz yönde şekillenecektir.

İLGİLİ HABERLER