Koç Üniversitesi'nin her ay gerçekleştirdiği Hanehalkı Enflasyon Beklenti Anketi'nin Ocak 2026 sonuçları açıklandı. 16–21 Ocak tarihleri arasında 2.924 kişiden elde edilen verilere göre, hanehalkının önümüzdeki 12 aya yönelik enflasyon öngörüsü Aralık ayına kıyasla 1 puan düşerek yüzde 52 seviyesine geriledi.
Gerçekleşen Enflasyon Hissiyatı
Bu dönemde katılımcıların geçmiş 12 ayda hissettiği enflasyon oranı ise yüzde 62 olarak ölçüldü. Yıllık enflasyon beklentisi açısından ortalama değer yüzde 52, medyan değer ise yüzde 47 düzeyinde kaydedildi. Ankette bir başka önemli bulgu ise katılımcıların son bir yıl içinde yaşadıkları enflasyon hissiyatı ile ilgili olarak, ortalama yüzde 62 ve medyan değer olarak yüzde 60 gibi oldukça yüksek oranların belirlenmesidir.
Beklentilerde Düşüş ve İyileşme İşaretleri
Bu düşüş, 2025 yılının son çeyreğinde gözlemlenen istikrarın ardından enflasyon beklentelerinde aşağı yönlü bir değişim yaşandığını göstermektedir. Anket sonuçları, Aralık ve Ocak aylarında katılan bireyler arasında 4 puanlık bir düşüş kaydedilmesini sağladı. Kısa vadede enflasyon algısında meydana gelen sınırlı iyileşme, hanehalkının geleceğe yönelik ekonomik beklentilerinde olumlu bir sinyal olarak değerlendirilmektedir.
Altın ve Tasarruf Eğilimleri
Ankette tasarrufla ilgili eğilimler de incelendi. Katılımcıların büyük bir kısmının, tasarruf aracı olarak altını tercih edeceğini belirtmesi dikkat çekti. Bu dönemde vadeli Türk Lirası mevduat ve yatırım fonlarına yönelimin azaldığı, gayrimenkul yatırımlarının ise düşük seviyelerde kaldığı gözlemlenmiştir. Kripto para tercihleri de aynı zamanda sınırlı oranlarda gerçekleşirken, “Tasarruf yapmayı düşünmüyorum” diyenlerin oranı yaklaşık yüzde 11 civarında seyretti. Önümüzdeki üç yıl için enflasyon beklentileri arasında, katılımcıların yüzde 23’ü yıllık ortalamanın yüzde 20-30 arasında olacağını tahmin ederken, yüzde 18’i ise bu oranın yüzde 60’ın üzerinde olacağı kanaatindedir.
Geçmiş Verilerin Etkisi
Katılımcıların yarısından fazlası, enflasyonu tahmin ederken son beş yılın enflasyon verilerine dayandıklarını ifade etti. Bu durum, Türkiye’de hanehalkı beklentileri üzerinde geçmiş verilerin etkisinin yüksek olduğunu göstermektedir. Enflasyon üzerindeki etkileri değerlendiren bireyler arasında ise “yeni ekonomik gelişmeler” öncelikli etken olarak öne çıkıyor. Katılımcıların yüzde 44’ü hem geçmiş eğilimlerin hem de mevcut gelişmelerin belirleyici olduğunu düşünürken, yalnızca geçmiş verileri dikkate alanların oranı yüzde 8 seviyesinde kaldı.
Güven Düzeyi ve Beklentiler
Yapılan araştırmada ekonomi politikalarına duyulan güven ile enflasyon beklentileri arasında ters bir ilişki olduğu görülüyor. Ekonomiye kesinlikle güvenmeyen bireylerin enflasyon beklentisi yüzde 61 olarak belirlenirken, güven duyduğunu ifade edenlerin oranı ise yüzde 47 düzeyine gerilemiştir. Ayrıca, ev sahibi olan bireylerin enflasyon konusunda daha düşük tahminlerde bulunmaları da dikkat çeken bulgular arasında yer alıyor. Bu durum, ev sahipliğinin ekonomik algılar üzerindeki etkisini vurgulamaktadır.