Konut Fiyatları Dibe Yaklaştı: Alım Gücünde Tarihi Kırılma

Türkiye’de konut piyasasına ilişkin son veriler, fiyatların alım gücü açısından önemli bir kırılma noktasına geldiğini ortaya koydu. Özellikle asgari ücret bazlı hesaplamalar, 2026 yılı itibarıyla konutun geçmiş yıllara kıyasla daha erişilebilir bir seviyeye gerilediğini gösteriyor.

Asgari Ücrete Göre Büyük Gerileme

Gayrimenkul Okulu’nun analizine göre, 2022-2023 döneminde ortalama bir konutun fiyatı yaklaşık 22-25 yıllık asgari ücrete denk gelirken, Şubat 2026 itibarıyla bu oran 12,98 yıla kadar düştü. Bu seviye, uzun yıllar ortalaması olan 14,3 yılın da altına inerek dikkat çekti.

Uzmanlar, konut fiyatlarının nominal olarak artmaya devam etmesine rağmen, yüksek enflasyon nedeniyle reel bazda gerilediğine dikkat çekiyor. Bu durum, özellikle son yıllardaki zirve fiyatlara kıyasla konutun yeniden “ulaşılabilir” bir yatırım aracına dönüşmeye başladığını gösteriyor.

Yatırımcı Gözünde Güvenli Liman

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın son beklenti anketine göre, hane halkının yatırım tercihleri arasında gayrimenkul yüzde 28,5 ile ikinci sıradaki yerini koruyor. Bu tablo, konutun Türk toplumunda hâlâ güçlü bir “güvenli liman” olarak görüldüğünü ortaya koyuyor.

Sektör temsilcileri, yüksek enflasyon beklentisi ve alternatif yatırım araçlarındaki dalgalanmanın yatırımcıyı yeniden gayrimenkule yönlendirdiğini belirtiyor. Özellikle altın fiyatlarındaki oynaklığın, konuta olan ilgiyi artırdığı ifade ediliyor.

Altın Bazında Sert Değer Kaybı

Konut fiyatlarının sadece enflasyon karşısında değil, altın bazında da ciddi bir değer kaybı yaşadığı görülüyor. 2023 Mayıs ayında 1 metrekare konut yaklaşık 18-19 gram altına denk gelirken, 2026 itibarıyla bu rakam 7 gram seviyesine kadar geriledi.

Bu düşüş, gayrimenkulün son dönemde reel anlamda değer kaybeden bir yatırım aracına dönüştüğünü ortaya koyarken, yatırımcılar için yeni fırsat alanları oluşturabileceği şeklinde yorumlanıyor.

Talep Alt ve Orta Segmentte Yoğunlaşıyor

Piyasadaki hareketliliğin özellikle alt ve orta gelir grubuna hitap eden konutlarda yoğunlaştığı dikkat çekiyor. Ancak uzmanlar, alım gücündeki sınırlamaların hâlâ önemli bir engel olduğuna vurgu yapıyor.

Tüm bu verilere rağmen toplumsal algı değişmiş değil. Ekonomik göstergeler farklı sinyaller verse de, konut Türkiye’de hâlâ en güçlü ve en güvenilir yatırım araçlarından biri olarak öne çıkmaya devam ediyor.

İLGİLİ HABERLER