Meclis Genel Kurulu, ortopedik engel oranı yüzde 40 ve üzeri olan bireylerin Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) muafiyetinden faydalanarak araç satın alabilmesini sağlayan yeni bir düzenlemeyi kabul etti. Bu değişiklik, TBMM Genel Kurulu'nda gerçekleştirilen toplantılar sırasında, ekonomiye ilişkin düzenlemeleri içeren bazen kanun teklifi ile birlikte ele alındı. Özellikle Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararının ardından yapılan düzenlemelere yeni bir madde eklenmesi dikkat çekti.
Yeni ÖTV Düzenlemesi ve Araç Hakkı
Yeni düzenleme ile engel oranı yüzde 40 ve üzeri olan ortopedik engelli bireyler, sürücü belgesi alamama durumlarında dahi belirli şartlar çerçevesinde araç sahibi olabilecekler. Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nda yapılan değişiklikle, bu engelli bireylere, yalnızca 10 yılda bir kez olmak üzere, ÖTV'siz taşıt edinme hakkı tanınacak. Elde edilecek araçların motor silindir hacmine bakılmaksızın, belirli bir maliyet limitine ve yerli üretim koşuluna uyması gerekecek. Bu durum, engelli bireyler için önemli bir kolaylık sunarak araç sahibi olmanın yollarını açıyor.
Yerli Üretim ve Fiyat Limitleri
Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın yayımladığı genel tebliğe göre, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren ÖTV ve Motorlu Taşıtlar Vergisi’nden muaf araçların fiyatı 2.873.900 Türk Lirası’nın altında olmalıdır. Bununla birlikte, satın alınacak otomobillere yönelik yerli üretim şartının yerine getirilmesi de önemli bir kriter olarak öne çıkıyor. Araçların en az yüzde 40 oranında yerli üretim olması gerekecek. Bu şartları karşılayan araç modelleri arasında Togg T10X ve T10F, Fiat Egea Sedan ve Egea Cross, Renault Clio ve Duster gibi popüler araçlar yer alıyor. Bu kriterler, hem yerli otomotiv sektörünü desteklemek hem de engelli bireylerin ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla oluşturulmuştur.
ÖTV Muafiyeti ve Satış Kısıtlamaları
ÖTV muafiyeti ile araç edinebilmek için dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta, muafiyet kapsamındaki araçların belirli bir süre boyunca satılamayacak olmasıdır. Bu süre içerisinde, aracın satılması durumunda ödenmeyen ÖTV'nin tahsil edilmesi gibi bir durum söz konusu olabileceğinden, bu konuda dikkatli bir planlama yapılması gerekmektedir. Yüzde 40 ve üzeri engeli olan bireyler, daha önceki düzenlemelerde olduğu gibi, araçlarını alırken bu koşulları göz önünde bulundurmak zorunda kalacaklar. Aksi takdirde, finansal açıdan hoş olmayan sonuçlarla karşılaşabilirler.
Milyonlarca Emeklinin Beklentisi
Emeklilere yönelik ÖTV muafiyeti sağlamayı hedefleyen başka bir kanun teklifi ise henüz Meclis’te komisyonda görüşülmekte. Bu teklifin hızlıca yasalaşacağına dair kesin işaretler bulunmamakta. Milyonlarca emeklinin bu durumdan etkilenerek beklentiye girmesi, durumu daha da karmaşık hale getiriyor. İnternette dönen asılsız haber ve gelişmelere itibar edilmemesi gerektiği vurgulanıyor. Bu belirsizlik, emeklilerin kelimenin tam anlamıyla geleceğini tehdit eden bir durum ortaya koymakta.
Karaborsacılığın Yeniden Ortaya Çıkma Riski
Türkiye’de 17 milyon civarında emeklinin bulunduğu düşünüldüğünde, düzenlemenin geçerliliği durumunda piyasada önemli değişiklikler olabileceği öngörülüyor. Mevcut sıfır araç satışları yıllık bazda 1,3 milyon seviyesinde kalırken, bu durumun etkisiyle ikinci el araç fiyatlarının aniden düşmesi ve sıfır araç sıkıntısının ortaya çıkma ihtimali bulunuyor. Böyle bir durumda daha önceki yıllardaki gibi karaborsacılığın yeniden gündeme gelmesi kaçınılmaz hale gelebilir. Bu da piyasayı ciddi şekilde etkileyecektir.