Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), haftalık raporunda dünya ekonomisi, enflasyon, kredi piyasaları ve büyüme tahminleri gibi bir dizi önemli konuya dair değerlendirmelerde bulundu. Özellikle enerji fiyatlarının artışı, jeopolitik riskler ve enflasyon beklentelerindeki yükselme gibi unsurlar dikkat çekti.
Enerji Fiyatlarındaki Dalgalanma
TCMB, enerji fiyatlarındaki dalgalanmaların devam ettiğini ve bu durumun enflasyon üzerinde baskı oluşturduğunu belirtti. Jeopolitik olaylar, enerji arzı ve lojistik maliyetleri üzerindeki belirsizlikler, enerji fiyatlarının gelecekteki yönünü etkileyen temel faktörler arasında yer alıyor. Özellikle Orta Doğu ve Afrika gibi bölgelerde büyüme tahminleri aşağı yönlü revize edilerek, 2026 yılındaki ekonomik büyümenin etkilenmesi bekleniyor. 2027 yılı için ise toparlanma öngörülüyor. Bunun yanı sıra, küresel büyüme endeksi içerisinde Türkiye'nin ticaret ortaklarının 2026 yılında %1,9 ve 2027 yılında ise %2,4 oranında büyümesi bekleniyor. Emtia fiyatlarındaki artış, dünya genelindeki enflasyon riskinin artmasına sebep oluyor ve merkez bankaları bu durumu dikkate almak zorunda kalıyor.
Kredi Piyasasındaki Yükseliş
13 Mart – 17 Nisan tarihlerinde bireysel kredilerde belirgin bir büyüme gözlemlendi. Özellikle ihtiyaç ve taşıt kredilerindeki artış dikkat çekici düzeydeydi. Bu dönemde TL mevduat faizleri %47,2'ye yükselirken, ticari krediler %49,3 seviyesine çıkarak yeni bir rekora imza attı. Ayrıca ihtiyaç kredisi faizleri %63,1, konut kredisi faizleri ise %36,8 seviyelerine ulaştı. Taşıt kredisi faizleri de %39,6 olarak kaydedildi. TCMB, buna bağlı olarak kredi büyümesine yönelik zorunlu karşılık uygulamalarında güncellemeler yapma kararı aldı ve deprem bölgesindeki bazı kredi istisnalarını kaldırdı. TCMB’nin brüt rezervleri ise son olarak 17 Nisan itibarıyla 174,5 milyar dolara geriledi.
Ekonomide Yavaşlama İşaretleri
TCMB, ekonomik faaliyetlerdeki yavaşlama konusunda uyarılarda bulundu. Şubat ayı verilerine göre perakende satışlar aylık bazda %0,2 oranında düşerken, sanayi üretimindeki artış %2,6 olarak kayıtlara geçti. İstihdam oranı ise Şubat ayında 32,2 milyon kişiye gerileyerek işsizlik oranının %8,3 seviyesinde sabit kalmasına sebep oldu. Ayrıca, cari işlemler dengesi 7,5 milyar dolar açık verirken 12 aylık cari açık 35,4 milyar dolara yükseldi. Turizm gelirleri yüksek seviyesini korurken hizmetler dengesi ise 62,6 milyar dolar fazla verme başarısını gösterdi. Mart ayında tüketici enflasyonu %1,94 artış gösterdi ve yıllık enflasyon %30,87'ye düştü. Enerji fiyatlarının artışının özellikle ulaşım masrafları üzerinden enflasyon üzerinde etkili olduğu belirtildi. Özellikle akaryakıt fiyatlarındaki artış, enerji grubu maliyetlerini artırarak aylık %4,75'lik bir yükselişe sebep oldu. Hizmet sektörü enflasyonu ise yüksek seyirini sürdürüyor ve kira artışları yıllık baza göre %52,45 seviyesine ulaştı.
Monetary Policy Outlook
TCMB’nin öncü verilerine göre, nisan ayında enerji ve gıda fiyatlarının enflasyon üzerinde belirleyici rol oynaması bekleniyor. Özellikle doğal gaz ve elektrik fiyatlarındaki artışlar yanı sıra akaryakıt fiyatlarındaki zamlar, enflasyonu yukarı yönde etkileyebilir. Gıda alanında ise sebze, et ve ekmek gibi temel gıda maddelerindeki fiyat artışları dikkat çekiyor. Para Politikası Kurulu, politika faizini %37 seviyesinde sabit tutma kararı aldı. Gecelik borç verme oranı %40 ve borçlanma faizi %35,5 seviyesinde korunurken, TCMB enflasyonda kalıcı bir bozulma görülmesi halinde para politikasında daha sıkı önlemler alabileceği mesajını verdi.