Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 1211 sayılı Merkez Bankası Kanunu’nun 42. maddesi çerçevesinde, enflasyon hedeflerine ulaşılamaması nedeniyle kamuoyunda bilgilendirme yapmak amacıyla Hükümet'e bir açık mektup iletti. Açık mektup, 2025 yılı enflasyon hedefinin belirlenen belirsizlik aralığının üzerinde gerçekleştiğini vurgularken, bu sapmanın nedenlerine ve izlenmesi gereken politikalara dair detaylar sundu.
Enflasyon Hedefinde Sapma Nedenleri
Açık mektupta yer alan ifadelere göre, 2024 yılının haziran ayı itibarıyla başlayan dezenflasyon süreci, 2025 yılı boyunca da devam etmiştir. Bu süreç, sıkı parasal duruş ve finansal koşullardaki sıkılık ile talep koşullarındaki dengelenmeler sayesinde desteklenmiştir. Ancak, arz yönlü olumsuz gelişmeler ve fiyatlama davranışlarındaki katılıklar dezenflasyon sürecini sınırlamakta etkili olmuştur. Özellikle arz şokları ve beklentilerin hedefle uyumsuzluğu sapmanın önemli sebeplerindendir.
Küresel emtia fiyatlarının ilk yarıda enflasyon üzerinde etkili olduğu bildirilirken, enerji ve tarımsal emtia fiyatlarındaki düşüşlerin olumlu yönleri olduğu da ifade edilmiştir. Ancak, jeopolitik gelişmelere bağlı olan enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar ve metallere yönelik artışlar, dönemsel maliyet baskılarına yol açmıştır. Öte yandan, taşımacılık maliyetlerindeki azalma bu baskıları bir miktar dengelemiştir.
İç Pazar Etkileri ve Gıda Fiyatları
Yurt içindeki iklim koşullarının, özellikle kuraklık ve don olaylarının gıda fiyatları üzerinde yukarı yönlü etki yarattığı belirtilmiştir. Bitkisel üretimdeki düşüşler, üçüncü çeyrek boyunca fiyat dalgalanmalarına sebep olmuş ve bu durum, dezenflasyon sürecini geçici olarak yavaşlatmıştır. Gıda fiyatlarındaki bu dalgalanmalar, enflasyonun ana eğiliminde de geçici bozulmalara neden olmuştur.
Kira, eğitim gibi hizmet kalemlerinde, geçmiş enflasyona endeksleme eğiliminin güçlü olduğu kaydedilmiştir. Bu sektörlerde, tavan fiyat uygulamalarının ardından telafi edici olarak sağlanan fiyat ayarlamaları, yıllık artış oranlarının yüksek kalmasına sebep olmuştur. Ancak, özellikle kira artışlarında bir düşüş yıl sonuna yaklaşırken daha belirgin hale gelmiştir. Bu durum, hizmet grubundaki genel fiyat artışlarının, çekirdek enflasyon göstergelerindeki gerilemeyi yavaşlattığı anlamına gelmektedir. Yönetilen ve yönlendirilen fiyat kalemlerinde yıl içerisinde gerçekleştirilen düzenlemelerin de enflasyon üzerinde etkili olduğu belirtilmiştir. Tütün ürünleri, doğal gaz ve su gibi kalemlerdeki fiyat gelişmeleri, açık bir şekilde bu konuya örnek teşkil etmektedir. TCMB, 2025 boyunca enflasyon gelişmelerini ve beklentilerini göz önünde bulundurarak sıkı para politikası duruşunu sürdürmeyi amaçlayacağını belirtmiştir. Dezenflasyon adına alınan tedbirler, enflasyon görünümünü odağına alarak, toplantılarla belirlenmiştir. Hükümet, ocak ve mart aylarında toplamda 500 baz puanlık bir indirimle politika faizini %42,5 seviyesine çekmiştir. Ayrıca, mart ayı ortasında finansal piyasalardaki gelişmelerin riski artırmaması adına gecelik borç verme faizi %46'ya yükseltilmiştir. TCMB, nisan ayındaki gelişmelere dikkat çekerek, politika faizini %46'ya çıkarırken, gecelik borçlanma faizinin %44,5'e yükseldiğini duyurmuştur. Önemli olan, makroihtiyati adımların piyasalardaki durumu gözlemleyerek alınmasıdır. TCMB, enflasyon ve para politikası konusundaki gelişmeleri kapsayan ve 12 Şubat'da yayımlanan “2026 Enflasyon Raporu-I” ve "2026 Para Politikası" metninin geniş bir perspektifle detaylandırılmasıyla, hedeflere ulaşma yolunda atılan adımların daha net bir şekilde ifade edilmesi sağlanmıştır. Para politikası stratejisi, fiyat istikrarını sağlamak ve sürdürmek üzerine kuruludur ve enflasyon görünümünde bozulma görülmesi durumda sıkılaştırma yoluna gidilecektir. Kredi ve mevduat piyasaları izlenecek, dalgalanma durumunda ilave adımlar devreye sokulacaktır.Hizmet Sektöründeki Fiyat Artışları
Para Politikasının Temel Stratejisi
2026 Enflasyon Raporu