Rize’de kiracılar ve ev sahipleri açısından önemli sonuçlar doğurabilecek emsal niteliğinde bir Yargıtay kararı gündeme geldi. Tekirdağ’da yaşanan bir otel kiralama anlaşmazlığını inceleyen Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kiracının sözleşmeyi herhangi bir resmi bildirim yapmadan tek taraflı feshetmesini hukuka aykırı buldu. Karar, özellikle ticari kiralamalarda tarafların sorumluluklarını netleştirmesi bakımından dikkat çekti.
Olay, 2019 yılında bir işletmecinin Tekirdağ’da bulunan 47 odalı bir oteli kiralamasıyla başladı. Taraflar arasında imzalanan sözleşmede, taşınmazın eksiksiz ve sorunsuz şekilde teslim edildiği kayıt altına alındı. Ancak işletmeci, süreç içinde kanalizasyon ve altyapı sorunları yaşandığını öne sürerek tesisin tam kapasiteyle işletilemediğini iddia etti.
Yaşanan sorunlar nedeniyle zarar ettiğini belirten kiracı, herhangi bir resmi bildirimde bulunmadan sözleşmeyi feshederek taşınmazı boşalttı. Ayrıca uğradığını ileri sürdüğü maddi ve manevi zararların tazmin edilmesini talep etti. Mülk sahibi ise taşınmazın mevcut haliyle teslim alındığını ve uzun süre kullanıldığını savunarak iddiaları reddetti, ayrıca ödenmeyen kira borçlarının bulunduğunu belirtti.
Tekirdağ 2. Sulh Hukuk Mahkemesi, kiracının iddia ettiği ayıpların zamanında bildirilmediğini ve taşınmazın aylarca kullanıldığını tespit ederek davayı reddetti. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi de bu kararı onadı.
Dosyayı temyiz incelemesine alan Yargıtay 3. Hukuk Dairesi ise alt mahkemelerin kararlarını hukuka uygun bularak kesinleştirdi. Kararda, kiracının ayıp iddialarını süresi içinde bildirmediği ve tahliye öncesi yapılan ihtarın bu kapsamda değerlendirilemeyeceği vurgulandı.
Rize’de de benzer ticari kiralamalar açısından önem taşıyan bu karar, sözleşme feshi ve ayıp bildirimi konularında tarafların yükümlülüklerini açık şekilde ortaya koydu. Hukuk uzmanları, özellikle ticari taşınmaz kiralamalarında fesih öncesinde yazılı ve zamanında bildirim yapılmasının zorunlu olduğuna dikkat çekiyor.
Uzmanlar, Rize’deki kiracı ve mülk sahiplerini sözleşme şartlarına titizlikle uymaları ve olası anlaşmazlıklarda hukuki süreci doğru şekilde işletmeleri konusunda uyarıyor. Karar, tarafların hak kaybı yaşamaması için yükümlülüklerin zamanında yerine getirilmesinin önemini bir kez daha gözler önüne serdi.