Sanayi Üretiminde Düşüş: İmalat Sektöründe En Çarpıcı Gerileme!

Mayıs ayında sanayi üretimi, bir önceki aya kıyasla %2,9 oranında azalma gösterdi. Özellikle imalat sanayisinde kaydedilen %3,3'lük düşüş, ekonomideki zayıflığın bir işareti olarak öne çıkarken, yıllık değerlendirmelerde imalat sanayisinde sınırlı bir artış gözlemlendi. Öte yandan, madencilik sektörü, üretim düşüşlerini sürdürmeye devam etti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı Mayıs ayına ait sanayi üretim endeksi verilerini kamuoyuyla paylaştı. Rakamlar, genel sanayi üretiminin bir önceki aya göre %2,9 oranında bir düşüş kaydettiğini ortaya koydu. Bu düşüşte en belirgin etkenin imalat sanayisindeki gerilemeler olduğu anlaşıldı. Özellikle imalat sanayisinde yaşanan %3,3'lük azalma, sektör üzerinde önemli bir etki yarattı.

Sanayi Üretimindeki Aylık Düşüş

Mayıs 2026'da sanayi üretiminin aylık bazda yaşadığı %2,9'luk azalmanın detaylarına bakıldığında, imalat sanayisindeki olumsuz gelişmelerin belirgin olduğu görülüyor. Bu durum, imalat sanayisinin %3,3 oranında gerilemesi ile doğrudan ilişkilendiriliyor. Ancak, tüm sektörler arasındaki dengelere bakıldığında, madencilik ve taş ocakçılığı gibi bazı alanlarda ise olumlu gelişmeler yaşanmış. Bu sektördeki endeks, %1,5 oranında bir artış gösterirken, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ile dağıtımı alanında da %0,9 luk bir düşüş kaydedildi. Bu veriler, Türkiye’nin sanayi yapısında çeşitli dinamiklerin etkili olduğunu ve belirli alanların diğerlerine oranla daha iyi performans sergilediğini göstermektedir.

Yıllık Değerlendirme

Yıllık verilere bakıldığında, sanayi üretiminde genel değişimlerin sınırlı kalmış olduğu dikkat çekiyor. Mayıs 2025’e kıyasla madencilik ve taş ocakçılığı sektörü, %5 oranında bir gerileme yaşarken, imalat sanayisindeki düşüş ise %0,3 ile sınırlı kaldı. Öte yandan, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ile dağıtımı sektörleri, yıllık bazda %1 oranında bir artış göstermiştir. Bu durum, Türkiye’nin sanayi sektörü içerisinde belirli sektörlerin daha dayanıklı olduğunu ve genel ekonomik koşullara karşı daha az hassasiyet gösterdiğini ortaya koyuyor. Sanayi üretimindeki bu dalgalanmalar, maliyet artışları ve talep dengesizlikleri ile doğrudan ilişkilendirilebilir.

İLGİLİ HABERLER