TCMB Başkanı Karahan: Ekonomimizde Kapsamlı Bir Dönüşüm Süreci Başladı!

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, "Savaş dezenflasyon sürecini olumsuz etkilese de kararlılığımızı değiştirmiyor" dedi.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Merkez Bankası Başkanı Karahan, yurt dışı kaynaklı ekonomik şoklarla mücadele etmenin öncelikli görevleri arasında yer aldığını vurguladı. Karahan, "Merkez Bankası olarak bu şokların dezenflasyon sürecine olan etkilerini azaltmak ve minimumda tutmak için çalışıyoruz" şeklinde konuştu.

Enflasyon Görünümüne Etkiler

Karahan, son dönemlerde yaşanan gelişmelerin orta vadeli enflasyon görünümünü etkileyeceğini belirtti. Bunun yanı sıra, Merkez Bankası'nın para politikası duruşunun bu durumu nasıl şekillendireceğini de dile getirdi. Savaşların dezenflasyon sürecine olumsuz yansıdığını, ancak mutlaka kararlılıklarını koruyacaklarını kaydetti. Ayrıca, gıda ve enerji fiyatlarında düzelme olmadığı takdirde enflasyonist baskıların devam edeceği konusunda uyardı. Kısa vadede, enflasyonist etkilerin sürmesinin olası olduğunu ifade etti.

KKM Maliyetleri ve Raporlar

Karahan, Kur Korumalı Mevduat (KKM) maliyetleri hakkında bilgi vererek, 2025 yılında raporlanan zararın 1,065 trilyon TL olduğunu bildirdi. 2023'te KKM giderlerinin 833 milyar lira, 2024'te 240 milyar lira ve 2025'te ise 166 milyar lira olmasının beklendiğini aktardı. Bu veriler, büyük bir mali yük oluştururken, Merkez Bankası'nın uyguladığı politikaların ekonomik etkileri üzerinde önemli bir etki yaratabilir.

Döviz Müdahale Stratejileri

Döviz müdahalelerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Karahan, TCMB olarak olası şoklara yanıt verebilmek için gerekli döviz likiditesini sağlamak adına rezerv tuttuklarını belirtti. 2025 yılı itibarıyla brüt döviz rezervlerinin 155 milyar dolar seviyesinden Nisan 2026'da 171 milyar dolara ulaşacağını ifade etti. Ayrıca, net rezervlerin 36 milyar dolar olduğunu belirtti.

Altın Rezervleri ve Yurt İçi Tutulumu

Karahan, 24 Nisan itibarıyla Türkiye'nin altın rezervlerinin 732 ton olduğunu ve bu miktarın yüzde 75'inin Türkiye içinde, geri kalan kısmının ise yurt dışında tutulduğunu aktardı. Ayrıca, altınların Borsa İstanbul'da depolandığını ifade etti. Bu durum, Türkiye’nin uluslararası piyasalardaki gücünü koruma çabalarını yansıtıyor.

Faiz Politikamız ve Beklentiler

Karahan, 2026 yılı için pozitif büyüme öngördüklerini belirtti. Dünya genelindeki faiz indirim bekleyişlerinin sarsıldığını gözlemlediklerini kaydetti. Enflasyon üzerindeki belirsizliklerin yanı sıra savaşların yarattığı gerginlik ortamının da dikkate alındığını aktaran Karahan, mevcut faiz oranlarını sabit tutma yönünde devam ettiklerini vurguladı.

Yatırımcıların Durumu ve Kur Garantisi

Yabancı yatırımcıların carry trade pozisyonları haricinde tahviller ve hisse senetlerine de ilgi gösterdiğini ifade eden Karahan, Merkez Bankası'nın herhangi bir yatırımcıya döviz kur garantisi vermediğini açıkça belirtti. Bu tür işlemlerin yatırımcılar için belirli riskler barındırdığını hatırlattı.

Ekonomik Dönüşüm Süreçleri

Ekonomide dönüşüm süreçleri üzerinde duran Karahan, yüksek katma değerli ve teknolojik yoğun sektörlere geçişin önemini vurguladı. Yıllık bazda bu sektörlerde yüzde 30 oranında bir artış gözlemlendiğini belirtti. Ayrıca hizmet ekonomisine geçişin de yapısal bir değişim olarak önem taşıdığını sözlerine ekledi.

İLGİLİ HABERLER