Söz konusu belgenin, Epstein dosyasında adı geçen olası suç ortakları (co-conspirators) hakkında iddialar içerdiği öne sürülüyor. Belgenin erişime kapatılması ise soruşturmanın şeffaflığı konusunda yeni tartışmaları beraberinde getirdi.
Ortak suçlulara ilişkin veriler içerdiği iddia ediliyor
Yetkililer tarafından Ocak ayı sonunda kamuya açılan milyonlarca sayfalık Epstein belgeleri arasında soruşturmanın seyrini etkileyebilecek nitelikte bir 86 sayfalık memo (not) bulunduğu belirtiliyordu.
Bu dokümanda bazı kişilerin “ortak suçlu” olarak nitelendirildiği iddiaları yer alıyordu. Belgenin aniden internet sitesinden kaldırılması, hukuk çevreleri ve medya tarafından dikkatle incelenmeye başladı.
Dosyanın belge listesinden çıkarılması, hangi isimlerin korunmaya çalışıldığı yönünde yeni iddiaların ortaya atılmasına yol açtı.
Soruşturmanın şeffaflığı tartışmaya açıldı
Jeffrey Epstein’ın 2019 yılında cezaevinde hayatını kaybetmesinin ardından soruşturma özellikle insan ticareti ve fuhuş ağına yardım ettiği iddia edilen kişiler üzerine yoğunlaşmıştı.
Daha önce yayımlanan belgelerde, soruşturmacıların olası iş birlikçileri belirlemek için çok sayıda görüşme ve inceleme yaptığı ortaya çıkmıştı.
86 sayfalık belgenin kaldırılması ise bazı çevreler tarafından:
soruşturmanın eksik bırakıldığı
bazı isimlerin korunmaya çalışıldığı
kamuoyundan bilgi saklandığı
iddialarını yeniden gündeme getirdi.
Redaksiyon hataları ve mağdur hakları tartışılıyor
ABD Adalet Bakanlığı, Epstein dosyalarına ait milyonlarca sayfalık belgenin yayımlanması sırasında mağdur isimlerinin gizliliği konusunda eleştiriler aldı.
Bazı belgelerde:
mağdur isimlerinin
kişisel verilerin
yeterince sansürlenmediği, yani redaksiyon hataları bulunduğu öne sürüldü.
Bu nedenle kaldırılan belgenin, mağdur kimliklerini korumak amacıyla geçici olarak erişimden kaldırılmış olabileceği değerlendiriliyor.
Adalet Bakanlığı eleştirilerin odağında
Mağdur avukatları ve bazı sivil toplum kuruluşları, United States Department of Justice’ın belgeleri yayımlama sürecinde gerekli hassasiyeti göstermediğini savunuyor.
Avukatlar, redaksiyon hataları nedeniyle mağdurların kişisel verilerinin açığa çıkmasının güvenlik tehdidi oluşturabileceğini belirterek yargı müdahalesi talep etti.
Hukukçular ayrıca kaldırılan belgelerin kişisel verilerden arındırılarak yeniden yayımlanması gerektiğini vurguluyor.