Dünya genelinde her 3 saniyede bir yeni demans vakası geliştiği bildirildi.
Bozüyük Devlet Hastanesi Nöroloji Uzmanı Uzm.
Dr.
Birsen Beyazıt, Alzheimer hastalığı ve demansın hem dünyada hem de Türkiye’de önemli sağlık sorunları arasında yer aldığını belirterek hastalığın risk faktörlerine ve toplumdaki damgalamaya dikkat çekti.Alzheimer hastalığının beyin hücrelerinin zaman içerisinde zarar görmesiyle ortaya çıkan kronik ve ilerleyici bir hastalık olduğunu belirten Beyazıt, sürecin ilerlemesiyle kişinin konuşma, karar verme ve günlük işlerini bağımsız şekilde yerine getirme becerilerinin etkilenebildiğini ifade etti.Beyazıt, “Tüm demans (bunama) nedenleri içinde en yaygın görüleni olup vakaların yaklaşık yüzde 60-70’ini oluşturmaktadır.
Dünya genelinde 55-57 milyon kişide demans bulunduğu ve yaklaşık her 3 saniyede bir kişide yeni demans vakası geliştiği bildirilmektedir. 2040 yılına kadar demansın, dünya genelinde üçüncü önde gelen ölüm nedeni olacağı tahmin edilmektedir.
Alzheimer hastalığı ve demans, ülkemizde de önemli sağlık sorunları arasında yer almaktadır.
TÜİK tarafından yayımlanan 2022 Türkiye Sağlık Araştırması Raporu’na göre, ülkemizde 65 yaş üzerindeki bireylerde alzheimer hastalığı görülme sıklığı yüzde 5,5’tir.
Yine TÜİK verilerine göre alzheimer hastalığından ölen yaşlıların oranı 2024 yılında yüzde 3 olmuştur.
Yaygınlığına ve bireyler, aileler ve toplumlar üzerindeki yıkıcı etkilerine rağmen, hastalığa ilişkin bilgi eksiklikleri, yanlış inanışlar, damgalama ve ayrımcılık dünya genelinde devam etmektedir” dedi.Demans gelişiminde bazı değiştirilebilir risk faktörlerinin de rol oynayabildiğini belirten Beyazıt, toplumda hastalığa ilişkin farkındalığın artırılması gerektiğini vurguladı.Beyazıt, “Dünya genelinde toplumun yaklaşık yüzde 80’i demans geliştirme konusunda endişe duymakta, her 4 kişiden 1’i ise; demansı önlemek için yapılabilecek değiştirilebilir risk faktörleri arasında yer almaktadır.
Yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, obezite ve tip 2 diyabet, tütün ve tütün ürünleri ile alkol kullanımı, hareketsiz yaşam ve zihinsel olarak pasif olmak gibi alışkanlıklar, düşük eğitim düzeyi, depresyon, kafa travmaları ve uyku bozuklukları sayılabilir.
Konuyla ilgili ikinci önemli sorun ise ayrımcılık ve damgalanmadır.
Demansla yaşayan bireylerin yüzde 88’i ayrımcılığa uğradığını belirtmektedir.
Demansla yaşayan bireylerin ve bakım verenlerin yüzde 46’sı, tanı korkusu ve damgalanmayı tanıya erişimin önündeki engeller arasında göstermektedir” ifadelerine yer verdi.Beyazıt’ın aktardığı verilere göre demans yalnızca hastaları değil, bakım verenleri ve aileleri de etkileyen önemli bir toplumsal sorun olarak öne çıkıyor.
Demansla yaşayan bireylerin yüzde 88’inin ayrımcılığa maruz kaldığını belirttiği ifade edilirken, tanı korkusu ve damgalanmanın sağlık hizmetlerine erişimde de engel oluşturduğu kaydedildi.Uzman, hastalığa ilişkin yanlış inanışların azaltılması ve demansla yaşayan bireylerin toplumdan dışlanmasının önlenmesi için farkındalığın artırılmasının önemine dikkat çekti.