Anzer Balında Patentli Vurgun İddiası: Sahte Etiketler Tüketiciyi Yanıltıyor

Anzer Balı'nda sahtecilik iddiaları gündemde. Gerçek üretim 18 tonken, piyasada 200 ton Anzer Balı bulunduğu belirtildi. Uzmanlar, tüketicilerin coğrafi işaret ve karekod doğrulamasına dikkat etmesi gerektiğini vurguluyor. Hukuki süreçler ise yeterli sonuç veremiyor.

Anzer Balı ile ilgili sahtecilik iddiaları yeniden gündeme geldi. Dünyanın en değerli balları arasında gösterilen ve Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaretle tescillenen ürünün, son dönemde yalnızca kendisinin değil, coğrafi işaret logolarının da taklit edildiği öne sürülüyor.

Rize’nin Anzer Yaylası bölgesinde sınırlı miktarda üretilen ve yüksek fiyatlara alıcı bulan Anzer balında sahte ürünlerin piyasayı sardığı iddia ediliyor. Bazı satıcıların farklı bölgelerde üretilen balları “Anzer Balı” etiketiyle piyasaya sunduğu, hatta sahte coğrafi işaret logoları basarak tüketiciyi yanılttığı belirtiliyor.

“Üretim 18 Ton, Piyasada 200 Ton”

S.S. Anzer Çiçekli 1 Kooperatifi Başkanı İshak Yılmaz, gerçek üretim ile piyasadaki ürün miktarı arasındaki büyük farka dikkat çekti. Yılmaz, “Anzer’de yıllık yaklaşık 18 ton gerçek bal üretilmesine rağmen piyasada 200 tonun üzerinde Anzer Balı bulunuyor. Bu durum sahteciliğin boyutunu açıkça ortaya koyuyor” dedi.

Çok Başlı Yapı Sahteciliği Artırıyor

Sektördeki kontrolsüzlüğe de değinen Yılmaz, çok sayıda tescil ve kooperatifin kafa karışıklığına neden olduğunu ifade etti. “260’a yakın Anzer Balı patenti verilmiş durumda. Ayrıca 12 farklı kooperatif bulunuyor. Bu da piyasada ciddi bir karmaşa oluşturuyor” diyen Yılmaz, bazı satıcıların coğrafi işareti olmayan ürünleri dahi yüksek fiyatlarla sattığını belirtti.

Tüketicilere Kritik Uyarı

Gerçek Anzer balının belirli güvenlik unsurları taşıdığına dikkat çeken Yılmaz, tüketicilerin alışveriş yaparken şu detaylara dikkat etmesi gerektiğini vurguladı:

Kavanoz üzerinde resmi coğrafi işaret logosu bulunmalı
Kooperatif adı açık şekilde yer almalı
Ürünlerde özel seri numarası bulunmalı
Karekod sistemi üzerinden doğrulama yapılabilmeli

“Tüm coğrafi işaretli ballar gerçek Anzer balı değildir” diyen Yılmaz, tüketicilerin mutlaka karekod sorgulaması yapması gerektiğini ifade etti.

Hukuki Süreçler Yetersiz Kaldı

Sahtecilikle mücadele kapsamında başlatılan hukuki girişimlerin yeterli sonuç vermediğini dile getiren Yılmaz, 2024 yılından bu yana çeşitli başvurular yapıldığını ancak somut ilerleme sağlanamadığını belirtti. Kooperatifler arasında da yeterli iş birliğinin bulunmadığına dikkat çekilerek daha güçlü bir ortak mücadele çağrısı yapıldı.

Güven Krizi Derinleşiyor

Uzmanlar, sahte ürünlerin artmasının yalnızca tüketiciyi değil, bölge ekonomisini ve gerçek üreticileri de olumsuz etkilediğini vurguluyor. Rize’nin en önemli değerlerinden biri olan Anzer balında yaşanan bu güven krizinin, denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerekliliğini bir kez daha ortaya koyduğu ifade ediliyor.

İLGİLİ HABERLER