"Attila İlhan’ın 'Pia' Romanının Gizli İstanbul Yüzleri"

Attila İlhan’ın “Pia” şiirinin ardındaki hikâye, İstanbul’da başlayan kısa bir otobüs yolculuğuna uzanıyor. Şair, Mecidiyeköy’de başladığı şiiri Taksim’e varana kadar tamamladı. Şiirin merkezindeki Pia ise gerçek bir kişiden çok, İlhan’ın ulaşmaya çalıştığı her şeyin simgesine dönüşürken adını Elmadağ’da gördüğü bir havayolu tabelasından aldı.

Attila İlhan’ın Türk şiirinin hafızasında yer eden “Pia” şiirinin hikâyesi, İstanbul’un Mecidiyeköy semtinden Taksim’e uzanan bir yolculukla başlıyor. İlhan, şiirin ilk dizelerini Mecidiyeköy’deki evinde kaleme aldı.

Ardından otobüse binen şair, yazmaya yol boyunca devam etti ve Taksim’e ulaştığında şiiri tamamladı.Şiirin adını taşıyan Pia’nın kim olduğuna ilişkin kesin bir kişi ya da adres yok. İlhan da şiirde Pia’nın nerede bulunduğunu bilmediğini anlatıyor. Şairin dizelerinde Pia, bir şehirde ortaya çıktığında başka bir şehre gitmiş oluyor.

Bu yönüyle Pia, ulaşılması sürekli ertelenen bir kişiyi temsil ediyor.Ancak Pia yalnızca bulunamayan bir aşkın adı değil. İlhan açısından bu isim, hayatı boyunca aradığı ve bir türlü ulaşamadığı şeylerin bütünü olarak anlam kazanıyor. Şiirdeki arayışın merkezinde de bu ulaşılmazlık duygusu yer alıyor.“Pia” adının ortaya çıkışı ise şiirin yazıldığı İstanbul yolculuğuna dayanıyor.

Attila İlhan, Mecidiyeköy’den Taksim’e doğru ilerleyen otobüste Elmadağ civarında bir tabela gördü.

Tabelada “PIA” yazıyordu.

Bu ifade, Pakistan International Airlines adının kısaltmasıydı.Böylece İstanbul’da sıradan bir otobüs yolculuğu sırasında karşılaşılan bir havayolu şirketi tabelası, Attila İlhan’ın şiir dünyasında bambaşka bir anlam kazandı.

Bir tabela olarak başlayan “PIA”, kısa süre içinde Türk şiirinin unutulmayan karakterlerinden birinin adına dönüştü.

İLGİLİ HABERLER