İstanbul Eyüpsultan'da 1 Mart 2024 gecesi gerçekleşen ve Oğuz Murat Aci'nin yaşamına mal olan trafik kazasının ardından gözaltına alınarak Amerika Birleşik Devletleri'ne gönderilen Eylem Tok, Boston'da tutuklu bulunduğu cezaevinden bir mektup yazdı. Mektubun tamamı gün yüzüne çıkarıldı ve olay gecesi yaşananlar, oğlu Timur Cihantimur hakkındaki düşünceleri ile süreç hakkında detaylı bilgiler içeriyor.
Eylem Tok’un İfadesi
Eylem Tok, mektubunda kaza gecesi yaşanan olaylar hakkında uzun süre sessiz kalmayı tercih ettiğini belirtti. Ancak zamanla, yanlış ve ön yargılı yorumların baş gösterdiğini fark etti. Tok, oğlu Timur'un olay günü üniversite sınavına hazırlanan 16 yaşında bir genç olduğunu vurguladı. İki yıldır cezaevinde kalan Timur, liseyi bitirip üniversite derslerini alma aşamasına geldi. Tok, kaza anında bir anne olduğunu ve yaşananları düzgün değerlendirmek için duygusal olarak hazırlıklı olmadığını ifade etti. Tek arzusu, o anki paniği içinde bulunduğu durumu değerlendiremediği için sadece çocuğunu korumaktı.
Annelik Sorumluluğu ve İçsel Sorgulama
Eylem Tok, geçmişe dönüp bakarken derin bir sorgulama sürecine girdiğini ifade ediyor. Eğer bir hata varsa, bunun en ağır sorumluluğunu anne ve baba olarak kendilerinin taşımaları gerektiğini dile getirdi. Çocuklarını çok sevdiklerini, her zaman korumaya çalıştıklarını belirtirken, bazı durumlarda gereksiz yere sınır koymakta yetersiz kaldıklarını kabul etti. Bu bağlamda, Tok, oğlunun ne kadar hassas, vicdanlı ve temiz kalpli bir çocuk olduğunu tanıyanların bildiğini, ancak yaşanan olayların onun psikolojisinde derin yaralar açtığını bildiğini de vurguladı. Ek olarak, kaza yerine gitmediğinin ve telefona yanıt vermediğinin farkında olduğunu ifade ederek, bu durumun neden olduğu algının kendisini derinden yaraladığını kaydetti.
Ailelerin Acısı ve Sulh Anlaşması
Kaza sonrasındaki ruh hali ve yaşadığı duygulara dair açıklamalarda bulunan Tok, oğlu Timur'un yaşadığı şok karşısında kendisinin de büyük bir panik ve korku içinde olduğunu belirtti. Olayı anlama çabası içinde zihninin dağıldığını ifade ederken, büyük bir çaresizlik yaşadığını da ekledi. Fakat bu duyguların varlığını bilerek, yaşanan acının, hayatını kaybeden Oğuz Murat Aci’nin ailesinde olduğunu çok iyi bildiğini dile getirdi. Bir anne olarak, onların yaşadığı kaybın tarifsiz olduğunu ifade eden Tok, Aci ailesine Allah’tan rahmet dileyerek, varisleri ile bir sulh anlaşması yaptıklarını da belirtti. Ancak bu durumun, bir annenin çocuğunu koruma isteğinin başka bir ailenin acısını hafifletmeyeceğinin bilincinde olduğunu kaydetti.
Tahammül ve İnsanlık Sınavı
Eylem Tok, hayatı boyunca çocuklara yardım etme çabası içinde olduğunu söyleyerek, o gece oğlunun da bir çocuk olduğunu hatırlatıyor. Olayın ardından gelişen süreçte kendisinin de zor bir sınavdan geçtiğini belirtti. Tok, hiçbir zaman kimseye bilinçli bir şekilde zarar vermediğini ve bu durumu içtenlikle hissettiğini ifade etti. Yaşananların kendisi için yalnızca hukuki bir süreç olmanın ötesinde, derin bir insani sınav oluşturduğunu kaydederken, hakkındaki olumsuz yorumların kendisini yıprattığına dikkat çekiyor. Fakat kırgın olmadığını ve insanların çoğu zaman gerçeği değil, duydukları bilgileri değerlendirdiklerini söyledi. Tok, samimi duygularını ifade ederek, herkesin kalplerinin biraz daha yumuşamasını ve gerçeklerin bilinmesini istediğini dile getirdi.