Böbrek Taşı Riski: Yaz Aylarında Uzmanlardan Önemli Uyarı!

Yaz aylarında artan sıcaklık ve terleme, böbrek taşı riskini artırıyor. Uzmanlar, su tüketiminin önemine dikkat çekiyor.

Yaz aylarında artan hava sıcaklıkları ve terlemeyle birlikte yaşanan sıvı kaybı, böbrek taşı oluşumu ve buna bağlı ağrılar nedeniyle hastaneye başvuruların artmasına yol açabilmektedir.Üroloji Uzmanı Doç.

Dr.

Eymen Gazel, sıcak havalarda yeterli su tüketiminin önemine vurgu yaparak, 'Yazın böbrek taşı riskini azaltmanın en etkili adımı su içmektir' şeklinde açıklama yapmıştır.Sıcak Havalar İdrar Yoğunluğunu Artırıyor Mu?Doç.

Dr.

Eymen Gazel, yaz aylarında böbrek taşı ve özellikle böbrek taşı ağrısı nedeniyle hastaneye başvurularda artış gözlemlendiğini belirtmiştir.

Bunun en önemli nedenlerinden biri, sıcak havalarda terleme ile birlikte vücudun daha fazla sıvı kaybetmesidir.

Yeterli su alınmadığında idrarın yoğunluğu artmakta ve bu durum taş oluşumuna zemin hazırlamaktadır.Normalde idrarımızda taş oluşumuna neden olabilecek mineraller çözünmüş halde bulunmaktadır.

Ancak idrar miktarı azalıp yoğunluğu arttığında bu maddelerin kristalleşmesi ve zamanla taş haline gelmesi daha kolay hale gelmektedir.

Farklı ülkelerde yapılan geniş epidemiyolojik çalışmalar da sıcak havalarda böbrek taşı ataklarının arttığını göstermektedir.Günlük Su Tüketimi Ne Olmalıdır?Günlük su tüketimi, kişinin kilosu, fiziksel aktivitesi, hava sıcaklığı ve terleme miktarına bağlı olarak değişkenlik göstermektedir.

Doç.

Dr.

Gazel, bu konuda tek bir rakam vermenin yanıltıcı olabileceğini ifade etmektedir.

Güncel Avrupa Üroloji Birliği (EAU) kılavuzları, taş hastaları için günde yaklaşık 2,5-3 litre sıvı alımını ve bunun sonucunda 24 saatte 2,5 litrenin üzerinde idrar çıkışını hedeflemeyi önermektedir.Su, tercih edilmesi gereken temel içecek olarak öne çıkmaktadır.

Sıcak havalarda terleme arttığı için alınması gereken sıvı miktarı da buna bağlı olarak artış göstermektedir.

Bu nedenle, hastalara pratik önerim, sadece kaç litre su içtiklerine değil, idrarlarının rengine ve miktarına da dikkat etmeleridir.

Açık renkli ve yeterli miktarda idrar, genellikle iyi hidrasyonun pratik göstergelerinden biridir.Taş Düşürenler Daha Dikkatli Olmalı mı?Daha önce taş düşürmüş olmanın, tekrar taş oluşturma açısından daha yüksek bir risk taşıdığını belirten Gazel, yaz aylarında sıcaklık ve sıvı kaybının da eklenmesiyle bu riskin daha fazla önem kazandığını ifade etmektedir.

Ancak, 'bir kez taş düşüren mutlaka tekrar taş düşürür' demek doğru değildir.

EAU verilerine göre, ilk kez taş oluşturan kişilerde 5 yıllık nüks oranı yaklaşık yüzde 26 olarak bildirilmektedir; tekrarlayan taş hastalarında risk belirgin şekilde daha yüksektir.Farklı çalışmalarda 5 yıllık tekrarlama riski yaklaşık üçte bir ile yüzde 50 arasında değişmektedir.

Bu nedenle, daha önce taş düşürmüş bir kişinin özellikle yaz aylarında su tüketimine ve beslenmesine daha fazla dikkat etmesi gerekmektedir.Böbrek Taşı Belirtileri Nelerdir?Böbrek taşının en tipik belirtisi, genellikle belin yan tarafında başlayıp kasığa doğru yayılabilen, oldukça şiddetli ve dalgalar halinde gelen ağrıdır.

Bu duruma bulantı, kusma ve idrarda kanın eşlik etmesi mümkün olmaktadır.

Ancak her taş ağrı yapmamaktadır.

Böbreğin içinde bulunan küçük taşlar bazen yıllarca hiçbir belirti vermeden kalabilmektedir.Özellikle şiddetli ağrıya ateş veya titreme eşlik ediyorsa, idrar yapamama durumu varsa, tek böbrekli bir hastada tıkanıklık düşünülüyorsa veya kişinin genel durumu hızla bozuluyorsa, bu durum ciddiye alınmalıdır. Çünkü tıkalı bir böbrekte enfeksiyon gelişmesi ürolojik açıdan acil bir durumdur.

Böyle bir hastada sadece ağrı kesici verip evine göndermek doğru değildir; böbreğin drenajının acilen sağlanması gerekebilir.Böbrek Taşı Tedavi Yöntemleri Nelerdir?Böbrek taşı tespit edilen her hastanın ameliyat olması gerekmemektedir.

Doç.

Dr.

Gazel, tedavi süreciyle ilgili şu bilgileri paylaşmaktadır: Taşın boyutu, bulunduğu yer, idrar yolunu tıkayıp tıkamadığı, enfeksiyon olup olmadığı ve hastanın şikâyetleri tedavi kararını belirlemektedir. Özellikle küçük üreter taşlarının önemli bir bölümü herhangi bir cerrahi işlem gerektirmeden kendiliğinden düşebilmektedir.Uygun hastalarda ağrı kontrolü ve gerektiğinde taşın düşmesine yardımcı olan ilaç tedavileri kullanılabilmektedir.

Taşın alınması gerektiğinde, günümüzde oldukça gelişmiş, çoğunlukla kapalı yöntemler kullanılmaktadır.

ESWL, yani vücut dışından şok dalgalarıyla taşı kırma; üreteroskopi ve lazerle taş kırma; böbrekteki daha büyük taşlarda ise küçük bir kanaldan girilerek yapılan perkütan nefrolitotomi (PCNL) başlıca yöntemler arasında yer almaktadır.

Yani bugün böbrek taşı tedavisi denildiğinde akla ilk olarak 'açık ameliyat' gelmemelidir. Çoğu hastada çok daha küçük kesilerle, hatta doğal idrar kanalından girilerek tedavi yapılabilmektedir.

İLGİLİ HABERLER