DEM Parti'den Açıklama: Yeni Yasa, Müzakere Süreçlerine Ivme Kazandırmalı!

Demokratik Eğitim ve Madde Partisi (DEM Parti), yeni yasanın müzakere sürecini desteklemesi gerektiğini vurguladı. Partinin açıklamasında, yasa ile birlikte taraflar arasında diyaloğun güçlenmesi ve çözüm odaklı bir yaklaşım benimsenmesi gerektiği ifade edildi. Bu yönde atılacak adımların toplumsal huzuru artıracağına inanılıyor.

DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı Tayip Temel, DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, DEM Parti Milletvekili Saruhan Oluç ve DEM Parti STK Komisyon üyesi Sultan Özcan gazeteciler ile bir araya geldi.  Toplantının ana gündem maddesini, “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırılan çözüm süreci oluşturdu.

DEM Partililer, sürece yönelik merak edilen soruları yanıtladı.

Buluşmada ilk sözü DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan aldı.

Süreçle ilgili asılsız çok sayıda haberin dolaşıma sokulduğunu belirten Doğan, “Yüzeysel tartışmalar ve spekülatif haberler nedeniyle” süreçte asıl konuşulması gerekenlerin gölgede kaldığını bildirdi.

YASAL DÜZENLEMELER Sürecin hassas bir süreç olduğunun altını çizen Doğan, Meclis’in çalışmalarına ara vermeden yasal düzenlemelerin Meclis’e gelmesi yönünde AKP ve MHP temsilcileri ile fikir birliğinde olunduğunu kaydetti.

Doğan, AKP ve MHP temsilcileri ile sürece yönelik gerçekleştirilen görüşmelerin detaylarını da paylaştı.

Görüşmelerde, “Yasal düzenlemelerin kapsayıcı, kucaklayıcı ve ‘Suçlu-suçsuz’ ayrımı olmadan yapılması” görüşlerinin iletildiğini belirten DEM Partili Doğan, “Öcalan ile görüşememe” durumunun da görüşmelerde dile getirildiğini anlattı. 24 Mayıs itibarıyla Öcalan ile görüşülemediğini vurgulayan Doğan, “Öcalan ile görüşmelerin artırılması talebimizi yineledik. 20 Temmuz haftasında bir görüşme olmasını bekliyoruz” dedi.

Doğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile yapılan görüşmelerin de “Olumlu geçtiğini” söyleyerek, Bahçeli’nin görüşmelerde sürece yönelik kararlılığını ifade ettiğini belirtti.

KOMİSYONUN İMRALI ZİYARETİ DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı Tayip Temel ise sürecin nasıl başladığını anımsattı.

PKK’nin, sürecin başında, “Çatışma riski barındıran bütün alanlardan çekildiğini” vurgulayan Temel, “Örgüt, provokasyon ihtimali olan yerlerden ayrıldı.

Bir tarafın sürekli kendi yükümlülüklerini yerine getirdiği bir süreç yaşandı” diye konuştu.

Devlet yetkililerinin de PKK’nin çekilmesine yönelik notlar tuttuğunu ve nihayetinde TBMM’de komisyon kurulduğunu anlatan Temel, “Bunun karşılığında TBMM'de komisyon kuruldu. İmralı ziyareti, tartışmalı da olsa bazı siyasi partiler katılmasa da gerçekleştirildi.

Bu, en az fesih kararı kadar önemliydi” ifadelerini kullandı.

Dem Partili Temel, sözlerini şöyle noktaladı: “Yasal düzenlemelerin silahları devreden çıkarma ve yasadışı ilan edilen, aralarında eline silah dahi almamış kişilerin de olduğu on binlerce Kürdün sosyal yaşama katılmasını sağlama amacı taşıması gerekiyor.

Halen, belediyelere el koyan yasalar yürürlükte.

Bunlara çözüm olacak bir yasal düzenleme silsilesi gerekiyor.

Bu baskı rejiminin dayanağı olan antidemokratik yasalar da değişmelidir ilerleyen süreçte.” DEM Parti Milletvekili Saruhan Oluç ise konuşmasında yasal düzenlemelere ağırlık verdi.

TBMM çatısı altında kurulan komisyonun raporunun Şubat 2026’da oylandığını anımsatan Oluş, “Şu an Temmuz ayının ortasındayız ve henüz somut bir sonuç alamadık” yorumunu yaptı.

YASANIN ÇERÇEVESİ İktidar kanadı ile yapılan son görüşmeden, “Meclis yaz arasına girmeden önce yasa çalışmaları tamamlanacak” izlenimi edindiklerini belirten Oluç, şunları dile getirdi: “Bu yasa çok uzun bir yasa olmayacak, 10-12 maddelik bir yasa olacaktır.

DEM Parti olarak önerilerimizi İmralı'da Öcalan'a ilettik, onun önerilerini aldık ve tüm önerilerimizi iktidara, devlete ilettik.

Bütünlüklü bir yasa çıkarılması gerekir, isteyen herkesin yasadan faydalanması sağlanmalıdır. İmralı'da Öcalan'ın statüsü ve hukuki durumuyla ilgili bir kapsam içermelidir. İktidar tarafı da bizim bu önerilerimizi dinledi, not aldı.” ANAYASA TARTIŞMASI Oluç, “Kalıcı, demokratik ve barışçıl bir çözüm için Anayasal düzenlemeler olması gerektiğini” de vurguladı. İktidar ile DEM Parti arasındaki görüşmelerde bugüne kadar hiçbir şekilde Anayasa tartışması yaşanmadığını belirten Oluç, “Ama biz Türkiye’nin yeni bir Anayasaya ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz” değerlendirmesini kayda geçirdi.

DEM Partili Oluç, sözlerini şöyle tamamladı: “Yasa çıkar ise eğer bunun uygulanması da önemli bir aşama olacak.

Uygulama aşamasında da Öcalan’ın önemli bir rolü olduğunu düşünüyoruz.

Hukuki statüsün, çalışma ortamının sağlanması gerektiğini belirtiyoruz.

Bu konudaki düzenlemelerin de kesinlikle göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade ediyoruz.” “PKK SİLAH BIRAKMADI” DEM Partililerin gazetecilerin sorularına verdiği yanıtların satır başları şunlar oldu: “İran ve Irak’ta savaş varken 30 kişilik PKK grubu silah bıraktı ama silahlı güçlerin yanında kaldılar.

PKK silahları bırakmadı, silahlarını bırakma iradesini beyan etti.

Teknik olarak, ‘Silah bırakılsın öyle yasa yapalım’ demek doğru değil.

Kime bırakacaksınız silahları, güvenliği nasıl sağlayacaksınız?

Türkiye’de bu sorunu çözmeye yönelik büyük bir kararlılık ve irade henüz oluşmadı.

Bahçeli’de, Öcalan’da, iktidarda da bu kararlılık var.

Ama mekanizmalar bu doğrultuda oluşturulmadı. Çatışmayı önlemek gibi bir iyi niyet var ama o kadar.

Devletin Kürde yönelik bilinen kodları henüz değişmedi.

Bahçeli'nin derdi, geçmişe katılmadan geleceği kurtarmak. “MÜZAKEREYE ALAN AÇILMALI” Yasada PKK’li olmaktan doğan tüm davaların düşmesini sağlamalıdır.

Ama hangi PKK’linin nerede yaşayacağı meselesi müzakere konusudur.

Yasa, müzakereye alan açmalıdır.

Biz iktidara kendi önerilerimizi anlattık.

Aslında herkes her şeyi biliyor.

Siyasi kararlılık gösterilirse bu bilinenler doğrultusunda bir ilerleme sağlanır.

Ama tutuk davranılırsa ihtiyaca cevap veren bir yasa çıkarılmamış olur.

Bir pazarlık yapmıyoruz iktidarla.

AİHM ve AYM kararlarının uygulanmasının önünde bir engel yok zaten.

Anayasa’nın ilk dört maddesinin tartışmaya açılması DEM Parti olarak bizim gündemimizde yok.

Af ve pişmanlık kapsamlı yasal düzenlemeler sorunu çözemez.

Ne af ne pişmanlık, ne teslimiyet ne taviz.

Bu denklemlerden çıkmak gerekiyor.

Düzenlemeler, Türkiye’ye dönmek isteyen herkesi kapsamalı.

Bunu üzerinde çalışılmalı.

Etkin bir şekilde çalışacak metinler hayata geçirilmeli.”

İLGİLİ HABERLER