Dubai-Tel Aviv uçağındaki dehşet anlarının perde arkası ortaya çıktı: Kokpit kapısı nasıl açıldı?

Dubai-Tel Aviv seferini yapan Flydubai uçağında yardımcı pilotun kaptan pilot Smit Machchhar'a bıçakla saldırmasıyla başlayan dehşet dakikalarının yeni detayları ortaya çıktı. Bıçaklanarak ağır yaralanan kaptan pilotun kokpit kapısını açmasıyla içeri giren yolcular ve izinli İngiliz pilot, uçağı düşmekten son anda kurtararak Suudi Arabistan'a indirdi.

Dubai'den Tel Aviv'e gitmek üzere havalanan Flydubai'ye ait FZ1073 sefer sayılı Boeing 737 MAX tipi uçakta, uçuş sırasında korku dolu anlar yaşandı.

Kokpitte iki pilot arasında çıkan şiddetli arbede sırasında yardımcı pilotun kaptan pilot Smit Machchhar'a bıçakla saldırdığı ve uçağın kontrolünü ele geçirmeye çalıştığı bildirildi.

Olay sırasında uçak binlerce feet irtifa kaybetti.Kısa süre sonra bazı yolcular kokpite girerek saldırgan olduğu öne sürülen yardımcı pilotu etkisiz hale getirmeye çalıştı.

Kokpite giren yolculardan Yaniv Hayoun, yaşananları anlatırken en zor anın yaralı kaptan pilot Machchhar'a ulaşmak olduğunu söyledi.Hayoun, daha sonra İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'ya verdiği bilgide, saldırganla mücadele sırasında kokpite atladığını ve televizyon programlarında gördüğü yöntemleri kullanarak kumandaları kavrayıp uçağın burnunu yukarı kaldırmaya çalıştığını anlattı.

Bir süre sonra diğer mürettebat üyelerinin kontrolü devraldığı belirtildi.Uçakta bulunan diş hekimi Dr.

Shota Musaev de kokpite giren yolcular arasında yer aldı.

CNN'e konuşan Musaev, içeri girdiklerinde saldırganı yerde, kaptan pilotun üzerine çıkmış halde ve onu bıçaklarken gördüklerini söyledi.

Machchhar'a yardım etmek için hemen harekete geçtiğini belirten Musaev, pilotun hayatını kaybetmesinden korktuğunu ifade etti.Musaev, “Başından ve ellerinden kesikler vardı.

Ellerinin neredeyse tamamen kesildiğini söyleyebilirim. Çok fazla kan kaybetmişti ve durumu ağırdı” dedi.Pilotun tansiyonunun ciddi şekilde düştüğünü ve kısa süre sonra bilincini kaybettiğini aktaran Musaev, birkaç dakika daha geç kalınması halinde Machchhar'ın hayatını kaybedebileceğini söyledi.Diş hekimi Musaev, saldırganın etkisiz hale getirilmesine de yardım ettiğini belirtti.

Musaev, saldırganı kulaklık kabloları ve plastik kelepçelerle bağladıklarını anlattı.Bu sırada diğer mürettebat üyelerinin uçağın kontrolünü yeniden sağlamaya çalıştığı ve sert alçalışın ardından uçağın Suudi Arabistan'ın kuzeybatısına güvenli şekilde indirildiği bildirildi.Olay sırasında uçakta görevli olmayan ancak pilot olduğu belirtilen bir İngiliz pilotun da kokpite girerek müdahalede bulunduğu aktarıldı.

Yolculardan Almog Itali ise uçağın bir sonraki seferinde görev yapması planlanan iki yedek pilotun da uçakta bulunduğunu söyledi.BBC tarafından yayımlanan görüntülerde konuşan Itali, “Yedek pilotlar Avrupalıydı. İçlerinden biri İngilizdi.

Kokpite girdiler, uçağı yukarı çektiler, kumandayı kaldırdılar, uçağı stabilize ettiler ve Suudi Arabistan'a indirdiler” dedi.Olayın en kritik noktalarından biri, kokpit üzerindeki kontrolün kaybedilme ihtimaliydi. İngiliz basınında yer alan değerlendirmelere göre, pilotların uçağın kontrolünü yitirmesi yalnızca rotanın değişmesiyle sınırlı bir risk taşımıyor.

Hava trafik kontrolüyle iletişimin kesilmesi, uçağın istenmeyen bir rotaya yönelmesi ve acil müdahale süreçlerinin güçleşmesi gibi çok daha ciddi sonuçlar ortaya çıkabiliyor.Flydubai uçağında yaşanan saldırının kontrol altına alınamaması halinde, yüzlerce yolcunun bulunduğu seferin uçak kaçırma niteliğinde çok daha büyük bir güvenlik krizine dönüşebileceği değerlendirildi.The Guardian'ın aktardığı bilgilere göre uçak, genel acil durumlarda kullanılan 7700 kodunun yanı sıra, olası kaçırma veya yasa dışı müdahale durumlarında kullanılan 7500 kodunu da gönderdi.

Kokpitten manuel olarak girilen bu kodlar, olay sırasında uçağın kontrolüne ilişkin endişelerin ne kadar ciddi olduğunu ortaya koydu.Bu nedenle kokpitte yaşanan arbede sırasında geçen her saniye büyük önem taşıdı.

Saldırının kısa sürede kontrol altına alınması ve uçağın yeniden güvenli şekilde yönetilmesi, olayın daha ağır sonuçlara ulaşmasını engelledi.Hint basını, Machchhar'ın Suudi Arabistan'da ameliyat edildiğini bildirdi.

Hintli yetkililer ise pilotun sağlık durumunun stabil olduğunu açıkladı.

Yetkililerin, Dubai'de yaşayan Machchhar'ın ailesiyle iletişim halinde olduğu, eşi ve iki çocuğunun da yakınları arasında bulunduğu belirtildi.Olayın ardından soruşturmacıların, kokpite nasıl girildiği başta olmak üzere uçuş öncesi güvenlik süreçlerini de incelemesi bekleniyor.İngiltere merkezli havacılık güvenliği şirketi Osprey Flight Solutions'ın risk birimi yöneticisi Stanislav Bukhman, soruşturmada pilotların nasıl seçildiği ve kalkış havalimanında mürettebata yönelik güvenlik kontrollerinin nasıl gerçekleştirildiği gibi noktaların ele alınabileceğini söyledi.

Bukhman, kabin ekibinin acil erişim kodunu kullanarak kokpit kapısının açılmasını talep edebileceğini belirtti.

Ancak sistemin, kokpitteki pilotların bilinçli olması ve normal şekilde görev yapması halinde kapıyı açmayı reddetmelerine de imkan verdiğini ifade etti.Bu mekanizmanın, pilotların etkisiz hale geldiği acil durumlarda kabin ekibinin kokpite ulaşabilmesi için tasarlandığını belirten Bukhman, aynı zamanda uçak kaçırma veya rehine alma gibi durumlarda kokpitin korunmasını amaçlayan bir güvenlik mekanizmasının bulunduğunu söyledi.Bukhman, FZ1073 sefer sayılı uçağın kokpitine tam olarak nasıl girildiğinin şu aşamada bilinmediğini belirterek, kapının kaptan pilot tarafından açılmış olabileceği gibi kabin ekibinin acil durum prosedürünü kullanmış olabileceğini de ifade etti.Havacılık uzmanları, uçağın yaşanan sert alçalışa rağmen düşmeden kurtarılmasını dikkat çekici buldu.

Alçalış sırasında uçağın kuyruğundaki dümenin büyük bölümünün koptuğu ileri sürüldü.

Yolculardan biri, uçağın burun aşağı hızla dalmasını yaklaşık 20-30 saniye süren “devasa bir türbülans” olarak tarif etti.Eski United Airlines pilotu ve havacılık güvenliği uzmanı Steve Arroyo, yaşanan alçalış sırasında dümen üzerinde güçlü aerodinamik kuvvetler oluşmuş olması gerektiğini belirterek, uçağın parçalanmadan kurtulmasının dikkat çekici olduğunu söyledi.Bir diğer havacılık uzmanı Guzzetti ise uçağın kurtarılmasında en önemli faktörlerden birinin toparlanma için yeterli irtifaya sahip olması olduğunu belirtti.

Guzzetti, uçağın 10 bin feetin altına düşmesi halinde yeniden yatay konuma getirilememiş olabileceğini ifade etti.Machchhar'ın kokpit kapısını açmayı başarması ve böylece yolcuların içeri girerek müdahale edebilmesi, uçaktaki herkesin kurtulmasında kritik bir rol oynadı.Machchhar'ın 2008 ve 2009 yıllarında 18 ay boyunca eğitim aldığı Yeni Zelanda merkezli Mainland Air şirketinin yöneticisi Philip Kean de pilotun saldırıya uğramasına rağmen olay sırasında liderlik sergilediğini söyledi.Kean, Machchhar'ın ortalamanın üzerinde bir pilot olduğunu belirterek, pilotların farklı acil durum senaryolarına karşı eğitim aldığını ancak gerçek hayatta böyle bir olayla karşılaşmanın tamamen farklı olduğunu ifade etti.

İLGİLİ HABERLER