E-ticaret Sürdürülebilirliğe Yöneliyor: DHL Raporu 19 Ülkeden Veriler Sunuyor!

DHL eCommerce Türkiye, 19 ülkedeki e-ticaret işletmelerinin katılımıyla hazırladığı raporla, e-ticaretin sürdürülebilirlik, lojistik deneyimi ve sınır ötesi satışlar etrafında dönüştüğünü ortaya koydu. İşletmelerin büyük çoğunluğu sürdürülebilir uygulamalara öncelik veriyor.

DHL eCommerce Türkiye, e-ticaret alanında yer alan işletmelere yönelik kapsamlı bir rapor yayımladı. Bu rapor, ABD, İngiltere ve diğer 17 ülkedeki e-ticaret işletmelerinin katılımıyla oluşturulan "İşletmelere Özel E-Ticaret Trendleri Raporu" olarak adlandırılıyor. Rapor, çeşitli sektörlerden gelen binlerce küçük, orta ve büyük ölçekli çevrimiçi perakendecinin satış stratejilerini, operasyonel önceliklerini ve küresel pazarlara dair bakış açılarını araştırıyor.

E-Ticaret Ekosisteminde Değişim

Rapor, günümüz e-ticaret ekosisteminin, sürdürülebilirlik, uluslararası satışlar ve lojistik deneyimlerinden etkilenerek nasıl evrildiğini ortaya koyuyor. DHL eCommerce Türkiye CEO'su Kağan Gündüz, e-ticaretin rekabetçi doğasının üç ana eksende yoğunlaştığını belirtiyor. Gündüz, 2025 yılı itibarıyla sektörün sürdürülebilirlik, lojistik deneyimi ve sınır ötesi büyüme gibi konular etrafında önemli bir dönüşüm geçireceğini ifade ediyor. Bu unsurlar, ürünlerin satış dönüşümüne doğrudan etki eden stratejik faktörler haline gelmiş durumda.

Küresel Pazarlarda Sınır Ötesi Satışlar

DHL eCommerce'in raporu, e-ticaret işletmelerinin uluslararası pazarlarda kayda değer bir entegrasyon sürecinden geçtiğini gösteriyor. Rapor verilerine göre, çevrimiçi işletmelerin %64'ü artık uluslararası satış gerçekleştiriyor ve büyük ölçekli firmalar için bu oran %81'e kadar yükseliyor. Almanya, Fransa ve ABD, en çok satış gerçekleştirilen ülkeler arasında yer alıyor. Ayrıca işletmelerin %62'si, yabancı müşteriler için yerel dil ve para birimi gibi seçenekler sunarak müşteri deneyimini iyileştirmeye çalışıyor. Ancak, yüksek gönderim maliyetleri (%53), ürün iade giderleri (%41) ve gümrük işlemleri (%36) gibi engeller, uluslararası ticaretin önündeki ciddi zorluklar arasında yer alıyor.

Lojistik ve Müşteri Deneyimi

Raporda, e-ticaret alanında teslimat ve iade süreçlerinin, satın alma kararında belirleyici bir etken haline geldiği vurgulanıyor. İşletmelerin %96'sı, sundukları lojistik hizmetlerinin satışlar üzerindeki etkisini önemli buluyor. Ücretsiz teslimat ve iade seçeneği sunanların %86'sı, bunun satışları doğrudan artırdığını bildiriyor. Türkiye, Hindistan ve Tayland gibi ülkelerdeki işletmeler, bu tür uygulamaları benimseyerek müşteri memnuniyetini artırmaya çalışıyor. Öte yandan, şirketlerin %43'ü, lojistik hizmet sağlayıcılarıyla daha fazla iş birliği yaparak, süreçlerini daha esnek hale getiriyor. Büyük ölçekli işletmelerde bu oran %57'ye, toptancılarda ise %53'e ulaşabiliyor.

Sürdürülebilirlik: Yeni Norm

Sürdürülebilirliğin artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldiği raporda dikkat çeken bulgular arasında. E-ticaret firmalarının %85'i, sürdürülebilir uygulamaları iş süreçlerinin merkezine aldığını ifade ediyor ve büyük işletmelerde bu oran %91'e ulaşıyor. Türkiye'deki perakendecilerin %80'i ise sürdürülebilir teslimat yöntemleriyle öne çıkıyor. "Azalt, yeniden kullan ve geri dönüştür" felsefesi, e-ticaret işletmelerinin stratejilerini belirliyor. Bu işletmeler, gereksiz ambalaj kullanımı azaltma (%84), geri dönüşüm talimatları sağlama (%80) ve ikinci el ürünlere yönelme (%71) gibi adımlar atıyor. Türkiye'deki firmaların %59'u da plastik ambalaj kullanımını azaltmaya çalışıyor.

Tüketici Davranışları ve Ödeme Seçenekleri

Rapor, online alışveriş yapan tüketicilerin sepete ekledikleri ürünleri satın almadan terk etme nedenlerini de inceliyor. İşletme sahipleri, alışveriş iptallerinin her zaman kararsızlıktan kaynaklanmadığını, bazı durumlarda stok oluşturmanın zor olması veya yetersiz ödeme seçeneklerinin bu duruma neden olduğunu belirtiyor. Türkiye'deki tüketicilerin sepette ürün bırakma oranları arasında, sınırlı ödeme seçenekleri (%24) ve gümrük masrafları (%22) önemli bir yer tutuyor. Bu durumu düzeltmek amacıyla işletmeler, indirimler ve sadakat programları gibi çeşitli teşvikler sunmayı tercih ediyor.

Kampanya Dönemlerinde Rekabet Değişiyor

İşletmelerin %56'sı, kampanya dönemlerinde satışların arttığını kaydediyor. Ancak rapor, tüketicilerin artık yalnızca fiyata değil, aynı zamanda lojistik hızına, iade kolaylığına ve sürdürülebilir seçeneklere odaklandığını gözler önüne seriyor. Bu durum, indirim dönemlerinde rekabetin sadece fiyat değil, aynı zamanda müşteri deneyimi ve çevresel etkenler üzerinden şekillendiğini ortaya koyuyor.

İLGİLİ HABERLER