Türkiye'de küçük esnaf ve zanaatkârların gündemi 2026 yazında iki başlık arasında sıkışmış durumda: kapanan dükkânlar ve bulunamayan çıraklar.
Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu'nun (TESK) Ticaret Sicili Gazetesi kayıtlarından derlediği verilere göre, Ocak-Temmuz 2026 döneminde 71 bin 169 esnaf işletmesi faaliyetine son verdi.
Aynı dönemde açılan iş yeri sayısı 169 bin 835'e gerileyerek geçen yıla kıyasla yüzde 8,05 azaldı.
Kapanışlar ise yüzde 8 arttı.
Tabloyu günlük ortalamaya indirgediğimizde Türkiye'de her gün yaklaşık 300 iş yeri kepenk kapatıyor, 707 yeni iş yeri açılıyor.
Değerlendirmelerde sıkı para politikası uygulamaları, tüketimi kısıtlayıcı adımlar ve zincir market sayısındaki artış esnafı etkileyen başlıca etkenler olarak gösteriliyor.Ayakta kalan işletmelerin sorunu ise finansmandan çok insan kaynağı.
Otomotivden mobilyaya, kuaförlükten kaynakçılığa kadar mesleki beceri gerektiren birçok sektörde işletmeler çalıştıracak genç bulamıyor.
Geçmişte meslek öğrenmek için düşük ücretle ustaların yanına giren çırakların yerini bugün doldurulamayan kadrolar aldı. 2026'da net asgari ücretin 28 bin 75 TL olduğu belirtilirken, bazı işletmelerin çıraklara 30 bin ile 35 bin TL arasında maaşın yanı sıra yemek ve yol desteği teklif ettiği ifade ediliyor.
Yani mesele artık yalnızca ücret değil.Isparta Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (IESOB) Başkanı Ahmet Tural, berberlik, oto tamir, kaynakçılık, mobilya, elektrik ve tesisatçılık gibi iş kollarında yeni nesil usta yetişmemesini esnafın en büyük sorunu olarak tanımlıyor ve şu ifadeleri kullanıyor: "Günümüzde küçük sanayide, gıda işletmelerinde, berber salonlarında ve pek çok alanda en önemli sorun nitelikli personel eksikliğidir." Adana'da Efor 5 Sanayi Sitesi esnaflarından Mehmet Uzamaz ise sorunun tek bir kurumun sorumluluğunda olmadığını belirterek, "Çırak olmazsa usta yetişmez.
Usta olmazsa 10 yıl sonra aracımızı, makinemizi, atölyemizdeki liftimizi tamir edecek insan bulamayacağız" dedi.Zanaat kollarında tablo daha keskin.
Eskişehir'de üç kuşaktır saat tamirciliği yapan Muzaffer Yürütücü, e-ticaretin küçük esnafı doğrudan etkilediğini anlatıyor: "İnternet bizim en büyük rakibimiz.
Biz burada kira ve vergi gibi masraflarla daha çok uğraşırken, aynı zamanda müşterimizle yüz yüze muhatap olarak tüm sorumluluğu üstleniyoruz. İnternetteki satıcının böyle dertleri yok. İnsanlar haklı olarak ucuz olana yöneliyor ancak bu durum bizim gibi küçük esnafın her geçen yıl biraz daha kaybolmasına neden oluyor." Yozgat'ta yarım asırlık terzilik yapan Kayhan da mesleğe kalfa yetişmediğini vurguluyor: "Sanat bitti, meslek gittikçe kayboluyor. Çok değil, önümüzdeki 6-7 yıl, hadi bilemedin en fazla 10 yıl sonra bu memlekette insanlar kıyafetlerini diktirecek, elit bir işçilik yaptıracak usta arayacaklar ama parasıyla bile bulamayacaklar."Sorunun diğer yüzünde ise gençlerin iş gücü piyasasıyla kurduğu ilişki var.
Türk Eğitim Derneği'nin düşünce kuruluşu TEDMEM tarafından yayımlanan Bir Bakışta Eğitim 2025 raporuna göre Türkiye, ne eğitimde ne istihdamda olan (NEET) genç oranında OECD ülkeleri arasında ilk sırada. 18-24 yaş grubundaki gençlerin yüzde 31,3'ü eğitimde de istihdamda da yer almıyor ve bu oran yüzde 14,1 olan OECD ortalamasının iki katından fazla.
Türkiye aynı raporda lise ve üniversite mezunları için OECD'nin en düşük istihdam oranına sahip ülkesi konumunda; lise mezunlarında istihdam oranı yüzde 63, üniversite mezunlarında yüzde 75,4 seviyesinde.
Kadınlarda NEET oranı yüzde 41,6, erkeklerde yüzde 22,1.Mevcut sistemde çıraklık eğitimi Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) üzerinden yürütülüyor.
En az ortaokul mezunu olanların kayıt olabildiği merkezlerde haftada bir gün teorik, dört gün işletmede pratik eğitim veriliyor. 9, 10 ve 11. sınıf öğrencileri net asgari ücretin en az yüzde 30'u, 12. sınıftaki kalfalar ise en az yüzde 50'si kadar ücret alıyor; iş kazası ve meslek hastalığı sigortası da kapsam dahilinde.
Bağımsız iş yeri açabilmek içinse ustalık belgesi ya da ön lisans diploması şartı aranıyor.
IESOB Başkanı Tural da çözümün öğrencilerin mesleki eğitime yönlendirilmesinden geçtiğini savunuyor.