Fiil Ehliyeti Nedir? Şartları Nelerdir?

Medeni Kanun madde 9’da fiil ehliyeti düzenlenmiştir. Kanun maddesinde fiil ehliyetine sahip olan kimse, kendi fiilleriyle hak edinebileceği ve borç altına girebileceği düzenlenmiştir. Fiil ehliyeti de kendi içerisinde üç görünümlüdür. Bunlar; hukuki işlem ehliyeti, haksız fiil ehliyeti ve dava ehliyetidir. Dava ehliyeti, bir davada davacı veya davalı sıfatıyla usuli işlemler yapabilme yani davadan feragat, davayı kabul, davayı ıslah, temyiz gibi işlemleri yapabilme ehliyetidir ve fiil ehliyetinin usul hukukuna yansıyan ifadesidir. Buna karşılık taraf ehliyeti ise, bir davada davacı veya davalı olmaktır ve hak ehliyetinin usul hukukuna yansımasıdır. Taraf ehliyeti, bir davada yukarıda saydığımız usulü işlemleri yapabilme yetkisi vermez. Kısaca hak ehliyeti, taraf ehliyetini; (tam) fiil ehliyeti, dava ehliyetini yansıtır.

Haksız fiil ehliyeti ise bir kişinin hukuka aykırı fiilleriyle başkalarına vermiş olduğu zararları bizzat ödemekle yükümlü tutulabilme ehliyetidir. Hukuki işlem ehliyeti ise hukuki anlamda iş yapabilme ve o işin hak ve yükümlülüklerini taşıyabilme ve sonuçlarına katlanma ehliyeti olarak tanımlanabilir. Bu yazımızda Kadim Hukuk ve Danışmanlık olarak fiil ehliyetinin ne olduğu ve şartları ele alınmıştır.

Fiil Ehliyeti Nedir?

Kişinin kendi fiiliyle hak sahibi olabilmesi ve borç altına girebilmesine fiil ehliyeti denir. (Medeni Kanun 9) Diğer bir tanımla fiil ehliyeti, kişinin kendi fiilleriyle hak ve borçlar kurabilmesi, bunlara son verebilmesi ya da yeni hukuki durumlar yaratabilmesidir. Fiil ehliyeti, bir kişinin bizzat kendi fiil ve işlemleriyle lehine haklar, aleyhine ise borçlar oluşturabilme yeteneği; bir diğer ifadeyle medeni hakları kullanma ehliyetidir. Fiil ehliyeti, aktif bir ehliyettir. Fiil ehliyetinin, hukuki işlem yapma ehliyeti, dava ehliyeti ve haksız fiillerden sorumlu olma ehliyeti olmak üzere üç görünümü vardır.

Hak ehliyeti ile fiil ehliyeti birbiri ile sıkı ilişki içerisindedir. Ancak bunlar arasında önemli farklar vardır. Bir kere hak ehliyeti pasif bir ehliyetken, fiil ehliyeti aktif bir ehliyettir. Zira, fiil ehliyetinde kişinin davranışına hüküm ve sonuçlar bağlanmıştır. Diğer taraftan hak ehliyeti herkese eşit olarak tanındığı halde, fiil ehliyeti kişilere eşit olarak verilmemiştir. Bir kişinin bizzat kendi fiil ve işlemleriyle lehine haklar, aleyhine ise borçlar oluşturabilmesi, iki olumlu ve bir olumsuz şartın gerçekleşmesine bağlıdır.

Fiil Ehliyetinin Olumlu Şartları Nelerdir?

  1. Ayırt Etme Gücüne Sahip Olma: Ayırtım gücü, bir kişinin fiil ve işlemlerinin sebeplerini, neticelerini, etkilerini ayırt edebilme ve bunlara uygun olarak hareket edebilme yeteneğidir. Ayırtım gücü, nisbi veya sübjektif bir kavramdır. Bir kişinin ayırtım gücüne sahip olup olmadığı her somut olayda ayrıca incelenmelidir. Kural olarak yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk veya bunlara benzer sebeplerden biriyle akla uygun davranma yeteneğinden yoksun olmayan herkes ayırt etme gücüne sahiptir. (TMK m.13)
  2. Ergin Olmak: Ergin kimseler, kanunun öngördüğü erginlik yaşına erişmiş veya kanunun öngördüğü başka bir yolla ergin duruma getirilmiş olan kimselerdir. Daha geniş bir tanımla erginlik, belli bir olgunluğa erişmektir. Tanımdan anlaşılacağı üzere, bir kimsenin normal şartlarla erginliğe ulaşması, erginlik yaşına ulaşmasıyla mümkündür. Ancak kanun evlenme veya mahkeme kararıyla da bir kimsenin ergin olabileceğini düzenlemiştir.
  • Normal erginlik: Normal erginlik yaşı 18 yaşın doldurulmasıdır (MK. 11). Buna göre, 18 yaşındaki A, ergin değildir. A’ nın ergin olabilmesi, 18 yaşını tamamlamasıyla gerçekleşir.
  • Evlenme ile kazanılan erginlik: Evlenme, kişiyi ergin kılar (MK. 11/II). Normal evlenme yaşı erkek ve kadında 17 yaşın doldurulmasıdır. Olağanüstü evlenme yaşı ise, her iki cins için de 16 yaşın doldurulmasıdır (MK.124). Evlenme ile kazanılan rüşt kesindir; yani, evlenme daha sonra ortadan kalksa bile reşitlik devam eder.
  • Yargısal erginlik: Bir küçüğün mahkeme kararı ile ergin kılınabilmesi için şu şartların varlığı gerekir.
  1. Küçüğün 15 yaşını doldurması gerekir.
  2. Yargısal erginlik talebi, kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğu için, küçüğün isteği şarttır. Talep gerekir.
  3. Küçük velayet altında ise, ana ve babasının (velisinin) izni şarttır.
  4. Küçük vesayet altında ise, vesayet dairelerinin izni gerekir. Vasi sadece dinlenir, görüş alınır. Velayet altında bulunan küçükten farklı olarak burada vasinin sadece dinlenmesi aranmıştır.
  5. Ayrıca küçüğün menfaatinin de bulunması gerekir.

Yargısal erginlik kararının verilmesinde görevli mahkeme, Asliye Hukuk Mahkemesidir ve bu karar kesindir, geri alınamaz.

Fiil Ehliyetinin Olumsuz Şartları Nelerdir?

  • Kısıtlı Olmamak (Mahcur Olmamak)

Kısıtlama; kanunda belirtilen sebeplerden birinin varlığı durumunda, bir kişinin fiil ehliyetinin mahkeme kararı ile sınırlandırılması veya kaldırılmasıdır. Kısıtlama sebepleri bir kimsenin özgürlüğü için ağır sonuçlar doğuracağından ancak kanunda belirtilenlerle sınırlıdır. Bunları şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Akıl hastalığı ve akıl zayıflığı; ancak başkalarının güvenliğini tehlikeye sokma, sürekli biçimde bakıma ihtiyacı olma veya sürekli olarak işlerini görememe şartlarından birinin varlığı durumunda kısıtlama nedenidir. (MK m. 405)
  • Savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı ve kötü yönetim; ancak, kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açma ve bu sebeple sürekli korunmaya ve bakıma muhtaç olma ya da başkalarının güvenliğini tehdit etme şartlarından birinin gerçekleşmesi durumunda kısıtlama nedenidir. (MK. m. 406)
  • Bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkum olma (MK. m. 407)
  • Yaşlılığı, sakatlığı, deneyimsizliği veya ağır hastalığı sebebiyle işlerini gerektiği gibi yönetemeyen bir kişinin istekte bulunması halinde, o kişi kısıtlanır. (MK. m. 408)

Hemen belirtelim, bir kimsenin mahkeme tarafından kısıtlanabilmesi için, belirtilen nedenlerin açıklamasında yer alan özelliklerinin de olması gerekir. Aksi halde, mahkeme bu kimseyi kısıtlılık altına almaz. Kısıtlanan kişiye (mahcur-kısıtlı) bir vasi tayin edilir. Küçükler kural olarak velayet altında bulundukları için yalnızca ergin kişiler kısıtlanabilir 216. Velisi bulunmayan küçüğe kısıtlanmasına gerek olmaksızın sulh mahkemesince vasi atanır (MK. m. 404). Hakkında kısıtlılık kararı alınan kişi, ana veya babanın velayetine konulabilir. (MK. m. 419/f.II)

Fiil Ehliyeti Ne Zaman Başlar ve Hangi Durumlarda Geçerlidir?

Fiil ehliyeti, bir kişinin kendi fiilleriyle (yani yaptığı işlemlerle) hak edinebilme ve borç altına girebilme yeteneğini ifade eder. Türk Medeni Kanunu (TMK) çerçevesinde fiil ehliyeti belirli koşullara bağlıdır ve herkes bu ehliyete sahip değildir.

Kişi davranışlarının sonuçlarını kavrayabilecek durumda olmalıdır. Sürekli veya geçici bir şekilde akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk veya benzeri sebeplerle bu güçten yoksun olan kişiler fiil ehliyetine sahip değildir. Ayırt etme gücü, kişinin kendi eylemlerinin sonuçlarını algılayabilme yeterliliğidir. Kural olarak kişi 18 yaşını doldurmakla ergin sayılır. Ancak: evlenme ile erginlik kazanılabilir. (TMK m.11/2)

Mahkeme kararı ile de küçüklerin erginliği sağlanabilir. (Kazanma ehliyeti için, TMK m.12 – Kazai Rüşt) Vesayet altına alınmış (örneğin akıl hastalığı, alkol ve madde bağımlılığı, kötü yaşam tarzı, savurganlık gibi sebeplerle) kişiler kısıtlanmış sayılır. Kısıtlılık fiil ehliyetini ortadan kaldırır veya sınırlandırır. Ergin olmayan kişiler (örneğin 16 yaşındaki bir çocuk) yasal temsilcileri olmadan hukuki işlem yapamazlar.

Geçerli Olduğu Durumlar:

  • Sözleşme Yapma: Satım, kira, bağış, iş sözleşmesi gibi işlemler.
  • Dava Açma: Haklarını korumak için dava açabilir.
  • Borçlanma: Kredi çekebilir, kefil olabilir, taahhütte bulunabilir.
  • Miras İşlemleri: Vasiyetname yapabilir, mirası reddedebilir.
  • Vekâlet Verme: Başkasını temsilci tayin edebilir.
  • Evlilik veya Boşanma: Fiil ehliyetine sahip olan kişi evlenebilir veya boşanma davası açabilir (ayrıca özel koşullar geçerli olabilir).

Geçersiz veya Sınırlı Olduğu Durumlar:

  • Ayırt etme gücü olmayanların işlemleri tamamen hükümsüzdür (mutlak butlan).
  • Sınırlı ehliyetsiz kişiler (örneğin ayırt etme gücüne sahip ama reşit olmayanlar), ancak günlük yaşamı ilgilendiren küçük işlemleri (örneğin kantinden alışveriş) yapabilirler.
  • Sınırlı ehliyetliler (örneğin ergin ama kısıtlı olanlar), bazı işlemleri ancak yasal temsilcilerinin izniyle yapabilirler.
İLGİLİ HABERLER