Gençlerde Kanser Korkusu: Erkeklerde Risk Üst Düzeye Çıkıyor

Uzmanlar, 50 yaş altındaki kanser vakalarının son yıllarda yüzde 79 arttığını belirtti. Özellikle erkeklerde risk daha yüksek. Erken tanı ve yaşam tarzı değişiklikleriyle kanser önlenebilir; tarama programları ise yaşam kurtarıcı.

Uzmanlar uyarıyor: 50 yaş altındaki vakalarda dikkat çekici artış var

Kanserin yalnızca ileri yaşlarda görülen bir hastalık olduğu algısı hızla değişiyor. Son yıllara ait veriler, genç yaş grubunda kanser tanılarının belirgin şekilde arttığını ortaya koyarken, erkeklerde riskin kadınlara kıyasla daha yüksek olduğu görülüyor. Uzmanlar, bu tablonun erken tanı ve koruyucu sağlık önlemlerini her zamankinden daha önemli hale getirdiğine dikkat çekiyor.

“50 YAŞ ALTINDA KANSER YÜZDE 79 ARTTI”

4 Şubat Dünya Kanser Günü kapsamında değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Benan Çağlayan, 1995–2019 yılları arasında 50 yaş altı bireylerde kanser görülme sıklığında yaklaşık yüzde 79’luk bir artış yaşandığını belirtti. Çağlayan, özellikle sigara kullanımı olmayan bireylerde dahi akciğer kanseri oranlarının yükselmesinin dikkat çekici olduğunu vurguladı.

ERKEKLERDE KANSER ORANI DAHA YÜKSEK

Dünya genelindeki güncel verileri paylaşan Prof. Dr. Çağlayan, erkeklerde kanser görülme oranının kadınlara göre yaklaşık yüzde 25 daha fazla olduğunu ifade etti. Her 100 bin erkekten yaklaşık 205’ine kanser tanısı konulurken, bu rakam kadınlarda 165 seviyesinde bulunuyor. Uzmanlar, bu farkın yaşam tarzı, çevresel etkenler ve biyolojik faktörlerle ilişkili olabileceğini belirtiyor.

GENÇ KADIN VE ERKEKLERDE FARKLI KANSER TÜRLERİ ÖNE ÇIKIYOR

Yaş gruplarına göre öne çıkan kanser türlerinin değiştiğini aktaran Çağlayan, genç kadınlarda meme ve tiroit kanserinin daha sık görüldüğünü, genç erkeklerde ise melanom, lenfoma ve prostat kanserlerinin ön plana çıktığını söyledi. Bu durumun tarama programlarının yaşa göre yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyduğunu belirtti.

VAKA SAYISI ARTIYOR, GELECEK İÇİN RİSK BÜYÜK

Son 30 yılı kapsayan verilerin, kanser tanılarında ve kansere bağlı ölümlerde artışa işaret ettiğini dile getiren Çağlayan, 2050 yılında dünya genelinde 30 milyondan fazla kişiye kanser tanısı konulmasının beklendiğini söyledi. Uzmanlara göre artışın bir bölümü yaşam süresinin uzamasına bağlı olsa da, düşük ve orta gelirli ülkelerde yaşa bağlı olmayan kanser türlerindeki yükseliş dikkat çekiyor.

EN SIK GÖRÜLEN KANSERLER VE ÖLÜM NEDENLERİ

Güncel istatistiklere göre meme ve akciğer kanseri, en sık tanı konulan kanser türleri arasında yer alıyor. Bunları kolorektal kanserler, prostat, mide, karaciğer, tiroit ve rahim ağzı kanseri izliyor. Kansere bağlı ölümlerde ise ilk sırada akciğer kanseri bulunuyor.

ERKEN TANI YAŞAM SÜRESİNİ DOĞRUDAN ETKİLİYOR

Kanser vakalarının önemli bir kısmının ileri evrede teşhis edildiğine dikkat çeken Çağlayan, erken tanının hem tedavi başarısını artırdığını hem de yaşam süresini uzattığını ifade etti. Erken evrede yakalanan kanser türlerinde tedavi maliyetlerinin de önemli ölçüde düştüğünü belirtti.

BU BELİRTİLER GÖZ ARDI EDİLMEMELİ

Uzmanlar, erken dönemde ortaya çıkan bazı belirtilerin sıklıkla başka hastalıklarla karıştırıldığını vurguluyor. Uzun süren öksürük, halsizlik, açıklanamayan kilo kaybı, iştahsızlık, kan tükürme, bağırsak alışkanlıklarında değişiklik ve geçmeyen ağrıların iki haftadan uzun sürmesi halinde mutlaka hekime başvurulması gerektiği belirtiliyor.

KANSERİN YÜZDE 40’I ÖNLENEBİLİR

Prof. Dr. Çağlayan’a göre kanser vakalarının önemli bir bölümü yaşam tarzı değişiklikleriyle önlenebilir. Tütün ürünlerinden uzak durmak, sağlıklı beslenmek, ideal kiloyu korumak ve düzenli fiziksel aktivite yapmak kanser riskini ciddi oranda azaltıyor. Bazı kanser türlerinde aşılamanın da koruyucu rol oynadığına dikkat çekiliyor.

TARAMA PROGRAMLARI HAYAT KURTARIYOR

Meme, kolorektal, prostat ve akciğer kanserleri için uygulanan tarama programlarının, erken tanı sayesinde ölüm oranlarını düşürdüğü ifade ediliyor. Uzmanlar, tarama programlarına katılımın artırılmasının toplum sağlığı açısından kritik önemde olduğunu vurguluyor.

“KANSER ARTIK HER ZAMAN ÖLÜMCÜL DEĞİL”

Tedavi alanındaki gelişmelere de değinen Çağlayan, cerrahi teknikler, akıllı ilaçlar ve immünoterapi sayesinde birçok kanser türünde tam iyileşmenin mümkün olduğunu belirtti. Erken tanı ve doğru tedaviyle kanserin, pek çok hasta için kronik ve yönetilebilir bir hastalık haline geldiğini söyledi.

İLGİLİ HABERLER