ABD’de görülen davada göçmenlik yargıcı, İç Güvenlik Bakanlığı'nın (DHS) Rümeysa Öztürk’ün sınır dışı edilmesine yönelik iddialarını yasal olarak ispatlayamadığına karar verdi. Bu gelişme ile birlikte, Öztürk hakkında yürütülen sınır dışı etme süreci resmen sona ermiş oldu.
Federal Mahkemeye Sunulan Karar
Öztürk’ün avukatları, göçmenlik mahkemesi tarafından sınır dışı işlemlerinin sonlandırılmasına dair belgeleri federal mahkemeye iletti. Sunulan belgelerde, DHS’nin hukuki bir dayanak ortaya koyamadığına dair ayrıntılar net bir şekilde ifade edildi. Bu durum, mahkemenin Öztürk’ün sınır dışı edilmesi konusunda yürütülen işlemlerin geçersiz olduğuna hükmetmesini sağlamış oldu. Avukatlar, bu sürecin izleyen tarafları için önemli bir kazanım olduğunu vurgularken, benzer durumlarla karşılaşan diğer kişilerin de bu karardan cesaret alabileceğini ifade ettiler.
Öztürk’ten Adalet Vurgusu
Rümeysa Öztürk, Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği (ACLU) aracılığıyla yaptığı açıklamada, yaşadığı süreçlerin kalıcı etkileri olduğunu belirtirken, mahkemenin verdiği kararın haksızlığa uğramış kişiler için bir umut ışığı olabileceğini dile getirdi. "Bugün, adalet sisteminin tüm eksikliklerine rağmen, nihayetinde adaletin yerini bulduğunu görmek, bana derin bir nefes aldırdı," diyerek hissettiklerini aktardı. Öztürk, mahkeme kararının sadece kendisi için değil, benzer durumda olan tüm yurttaşlar için bir kazanım olduğunu vurguladı.
Avukatın Eleştirileri
Öztürk'ün avukatlarından Mahsa Khanbabai, Trump yönetiminin uyguladığı göçmenlik sistemine eleştiriler yöneltti. Khanbabai, mevcut sistemin farklı toplumsal kesimleri hedef alacak şekilde silah haline getirildiğini belirtti. Bunun yanı sıra, göçmenlik politikalarının akademisyenler dâhil çeşitli gruplar üzerinde yarattığı baskılara dikkat çekerek, adalet arayışının önemine vurgu yaptı. Bu durum, ABD'deki göçmenlik sisteminin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini gösterdi.
Siyasi Tepkiler ve Destek
ABD’li Senatör Ed Markey, sosyal medya aracılığıyla yaptığı açıklamada mahkeme kararını memnuniyetle karşıladı. Markey, davanın başından beri “temelsiz” olduğunu belirtti. Bu tür siyasi desteklerin, adalet arayışındaki kişilere moral ve motivasyon sağladığı düşünülüyor. Markey gibi birçok politikacı, göçmenlik alanındaki sıkıntıların gündeme getirilmesi ve bu konudaki reformların gerekliliğini vurguluyorlar.
Gözaltı Süreci ve Olayın Gelişimi
Massachusetts eyaletindeki Tufts Üniversitesi'nde doktora eğitimine devam eden Rümeysa Öztürk, 25 Mart 2025 tarihinde arkadaşlarıyla iftara gitmek üzereyken yüzleri maskeli ICE görevlileri tarafından gözaltına alınmıştı. Gözaltına alınmasının ardından ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, öğrenci vizesinin iptal edildiğini ve Öztürk’ün sınır dışı edileceğini duyurmuştu. Rubio, bu olay kapsamında “Hamas destekçisi” olduğu iddia edilen 300’den fazla yabancı öğrencinin vizesinin iptal edildiğini duyurmuştu.
Federal Yargıçtan Durdurma Kararı
Öztürk’ün gözaltına alınmasının ardından, ABD’li federal yargıç Denise Casper sınır dışı işlemlerini durdurma kararı almıştı. Bu karar, gözaltına alınan kişinin haklarının korunması açısından önemli bir adım olarak yorumlandı. Tufts Üniversitesi yönetimi de öğrencilerinin serbest bırakılması için gerekli girişimlerde bulundu. Rektör Sunil Kumar, yaşananların üniversitenin uluslararası akademik topluluğunu ciddi şekilde olumsuz etkilediğini vurguladı. Bu tür olayların, eğitimin ve akademik özgürlüklerin güvence altına alınması gerektiğine dair tartışmaları yeniden alevlendirdiği düşünülüyor.