Gülistan Doku soruşturmasında kritik 'gizli tanık' iddiası: Valinin oğlu öldürdü, koruması gömdü

Tunceli’de 2020 yılında kaybolan üniversite öğrencisi Gülistan Doku dosyası 6 yılın ardından yeniden açıldı. Aralarında dönemin valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in de olduğu 13 kişi gözaltına alındı. Soruşturmada en çarpıcı detay ‘Şubat’ isimli gizli tanığın ifadesi oldu.

Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturma neticesinde gözaltına alınan 13 şüpheliden 7'sinin emniyet ifadeleri tamamlandı. Bu şüphelilerden 4'ü ise adliyeye sevk edilerek yargı sürecinin devam etmesine yön verildi. Gözaltındaki diğer şüphelilerin ifadeleri de kısa sürede tamamlanarak aynı şekilde adliyeye sevk edilmeleri bekleniyor.

Gizli Tanık İfadesi Öne Çıkıyor

Sabah gazetesinin haberine göre, soruşturma sırasında elde edilen gizli tanık "Şubat"ın ifadesi büyük önem taşıyor. Bu ifadelere göre, olay tarihinden önce Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile arkadaşları Zeinal Abakarov ve Umut Altaş'ın sık sık alkol ve uyuşturucu kullandıkları belirtiliyor. Bununla birlikte, Gülistan Doku'nun rızası dışında Mustafa Türkay Sonel ve Umut Altaş tarafından fiziksel şiddete maruz kaldığı ve tecavüze uğradığı iddiaları gündeme geldi. Tanık ifadesine göre, bu durumun neticesinde Doku'nun hamile kaldığı öne sürüldü. Ayrıca, bilirkişi raporlarında belirtilen bazı detaylar, 27 Aralık 2019 tarihinde olayla bağlantılı isimlerin Gençlik Merkezi çevresinde aynı anda telefon sinyali verdiğini ortaya koydu.

Gülistan Doku’nun Ölümü ve Olayın Detayları

Gizli tanık, Gülistan Doku’nun ölüm şekliyle ilgili dikkat çekici iddialarda bulundu. İfadelere göre, Mustafa Türkay Sonel’in Gülistan’ı "Uzi veya Akrep" tarzı bir silahla başından vurduğu ve cesedinin daha sonra Vali koruması Şükrü Eroğlu ile bir güvenlik görevlisi tarafından gömüldüğü ifade edildi. Bu iddiaların doğruluğu soruşturmanın gelişimiyle birlikte araştırılacak. Tanığın anlatımları, durumu daha da karmaşık hale getiriyor. Gülistan’ın öldürülmesiyle ilgili bilgilerin doğruluğunun araştırılması ve ilgili tarafların durumu, soruşturmanın seyrini belirleyecek önemli unsurlar arasında yer alıyor.

Umut Altaş ve Babasıyla İlgili Sorular

Soruşturma çerçevesinde gözaltına alınan Umut Altaş’ın ikamet ettiği ABD’de bulunan babası Celal Altaş’a yöneltilen sorular dikkat çekti. Sorguda, Altaş’ın oğlu Umut’un bu cinayetle ilgili bir bilgiye sahip olup olmadığı ve onun suçtan kaçması için ABD’ye gönderilip gönderilmediği gibi konular masaya yatırıldı. Celal Altaş’a, Gülistan Doku’nun ablasıyla yaptığı bir telefon görüşmesinde, "Kamera kayıtları silindi, hastane kayıtları tahrif edildi, benim gücüm yetmez, ben devlet değilim" gibi ifadeler kullandığı da hatırlatıldı. Bu yorumların arka planda kimlerin yer aldığını ima eden ifadelerle bertaraf edilip edilmeyeceği merak ediliyor.

Teknik Veriler ve Şüphe Uyandıran İddialar

5 Ocak 2020 tarihli teknik analiz raporları, Umut Altaş’ın, Gülistan Doku’nun son görüldüğü yer olan Sarı Saltuk Viyadüğü’nde sabit bir şekilde sinyal verdiğini ortaya koydu. Ayrıca, raporda saat 22:08 itibarıyla Mustafa Türkay Sonel ve koruma Şükrü Eroğlu’nun da aynı bölgede bulunduğu bilgisi yer aldı. 06 SNL 10 plakalı aracın o gece kimler tarafından kullanıldığına dair sorular da gündeme getirildi. Umut Altaş’ın “gizli tanık” olma isteği ve bu durumun olaya dair bir bilgisi olduğu şeklinde yorumlanması, Celal Altaş ile birlikte düzenlenen soruların kapsamını genişletti.

Organize Suç ve Delil Karartma İddiaları

Tüm bu gelişmeler, Gülistan Doku dosyasının sıradan bir kayıp vakası değil, aynı zamanda uyuşturucu, cinsel saldırı, cinayet ve delil karartma gibi karmaşık unsurlar içeren bir dava olduğunu ortaya koydu. Bilirkişi raporlarına göre, 27 Aralık 2019 tarihinde ifadelerde geçen şüphelilerin Gençlik Merkezi civarında eş zamanlı olarak mobil sinyal verdiği tespit edilmişti. Tüm bu unsurlar, soruşturmanın genişleme potansiyelini ve hukuki süreçlerin gelişimini şekillendirecek unsurlar arasında sayılıyor.

İLGİLİ HABERLER