Koç Üniversitesi tarafından 12–22 Aralık 2025 tarihleri arasında 4672 kişiyle gerçekleştirilen Hanehalkı Enflasyon Beklenti Anketi, enflasyon beklentilerinin son dönemde nasıl bir seyir izlediğini gözler önüne serdi. 12 ay sonrası için ortalama enflasyon beklentisi bir önceki ayda olduğu gibi %53 düzeyinde kalırken, yıl sonu beklentisi ise %61'den %59'a düşüş gösterdi.
Enflasyon Beklentilerindeki Durağanlık
Her ne kadar genel olarak yıl sonu enflasyon beklentisi gerileyen bir eğilim gösterse de, Kasım ve Aralık aylarında anketlere katılanların ortalama beklentisi 2 puan artış kaydetti. 12 aylık enflasyon beklentilerinin ortalama değeri, medyan değerin üzerinde yer alması, yüksek beklentilere sahip bireylerin sayısının az olmasına rağmen etkili bir şekilde tahmin yapabildiklerini gösteriyor. Anket sonuçları, katılımcıların bazılarının %125'in üzerinde enflasyon tahmini yapmalarının etkisini ortaya koyarken, yıl sonu beklentilerindeki çeyrekler arası standart sapma ve açıklığın hafifçe azaldığı görülüyor. Bu durum, tahminler arasındaki farklılıkların giderek daraldığını işaret ediyor.
Finansal Okuryazarlık ve Enflasyon Beklentileri
Aralık ayı anketi, katılımcıların finansal okuryazarlık düzeylerine odaklanarak önemli bir veri seti sunuyor. Elde edilen bulgular, finansal bilgisi yüksek bireylerin enflasyon beklentilerinin, bilgi düzeyi düşük bireylere kıyasla ortalama 2-3 puan daha yüksek olduğunu ortaya koyuyor. Bu farkın, eğitim seviyeleriyle de ilişkili olduğu gözlemleniyor; üniversite mezunları enflasyon tahminlerini diğer eğitim gruplarına göre daha yüksek belirlemekte. Eğitim düzeyi ve finansal okuryazarlık arasındaki bu bağlantı, kişilerin geleceğe dair ekonomik tahminlerini nasıl şekillendirdiğini vurgulayan önemli bir unsur olarak öne çıkıyor.
Bilgi Kaynaklarının Enflasyon Beklentilerine Etkisi
Ankette katılımcıların enflasyon bilgisi edinme şekilleri de beklentiler üzerinde belirgin etkilere yol açıyor. Resmi kurumlar aracılığıyla enflasyon verilerini takip edenlerin beklentileri, genel ortalamanın yaklaşık 3 puan altında seyrederken, alternatif kaynaklardan bilgiyi takip eden grupların beklentileri ise ortalamanın 3 puan üzerinde olduğu tespit edilmiştir. Özellikle gazete, dergi ve finansal danışmanlık gibi kaynaklardan yararlanan bireyler, genel ekonomik durumu daha karamsar yorumlayabilmektedir. Ayrıca, enflasyon haberlerini hiç takip etmeyen katılımcıların 12 ay sonrasına yönelik tahminleri, örneklem genelindeki ortalama beklentiden 7 puan daha düşük olarak değerlendirilmiştir.
Katılımcıların Tahminlerine Duydukları Güven
Ayrıca, katılımcıların enflasyon tahminlerine olan güvenleri de araştırmaların önemli bir parçasını oluşturdu. Elde edilen sonuçlar, katılımcıların yaklaşık yarısının kendi tahminlerine güvenmediğini ortaya koyarak, güven seviyesinin artması ile enflasyon tahminlerinin de yükseldiğini göstermektedir. Bu güven kaybı, genel piyasa belirsizliği ve ekonomik dalgalanmalardan kaynaklanan kaygılarla birlikte değerlendirildiğinde, ekonomik istikrarın sağlanması adına dikkat edilmesi gereken bir durum olarak ön plana çıkıyor.
Alışveriş ve Tüketim Tercihleri Üzerine Beklentiler
Anketin bir diğer ilginç bulgusu, katılımcıların alışveriş ve tüketim tercihlerindeki olası değişikliklerdi. Katılımcıların %65’i, önümüzdeki 12 ay içinde alışverişlerini azaltmayı planladığını belirtirken, %80’i dayanıklı tüketim malı alımını, %83’ü ise kredi kullanımını olumsuz bulduğunu ifade etmiştir. Buna karşın, %30’luk bir kesim vadeli mevduat için, %16’lık bir grup da hisse senedi yatırımı için durumu uygun buluyor. Genel olarak, bu veriler, ekonomik istikrarsızlık yaşanan dönemlerde alışveriş ve tüketim davranışlarının nasıl etkilendiğini gösteriyor ve dezenflasyon beklentileri ile uyumlu bir tablo sunuyor.
Tasarruf Araçları Tercihinde Değişiklikler
Katılımcıların 12 ay içerisinde tasarruf araçları tercihleri de ön plana çıktı. yapılan anket sonuçlarına göre en çok tercih edilen tasarruf aracı altın oldu (%56). Bunu vadeli TL mevduat (%38) ve yatırım fonları (%30) takip etmekte. Diğer alternatif tasarruf araçları olan kripto paralar, döviz ve gayrimenkul gibi seçenekler ise daha düşük tercih oranlarına sahip. Bu durum, katılımcıların güvenli liman olarak gördüğü geleneksel tasarruf araçlarına yöneldiğini göstermekte.
Demografik Farklılıklar ve Beklentiler
Demografik faktörlerin enflasyon beklentileri üzerindeki etkisi de araştırmanın önemli bulguları arasında yer aldı. Ekonomi politikalarına güven arttıkça, enflasyon beklentilerinin düştüğü gözlemlenmekte. Ayrıca, Aralık ayında bu fark 13 puana gerileyerek, eğitim seviyesinin etkisini de pekiştirmektedir. Eğitim düzeyi ile enflasyon tahmini arasındaki ilişki, finansal okuryazarlık ile de örtüşen sonuçlar ortaya koyarak, ekonomik okuryazarlığın önemini bir kez daha öne çıkarmaktadır.