İBB Davası’nda 76. gün: Selim İmamoğlu savunma yaptı

İBB Davası’nda 76. gün: Selim İmamoğlu savunma yaptı

Yaklaşık bir buçuk yıldır tutuklu bulunan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 414 kişinin yargılandığı davanın 76. duruşması başladı.

Davaya, İstanbul 33.

Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’ne inşa edilen yeni duruşma salonunda devam ediliyor.

CANLI BLOG 12.25 | SORGUSU TAMAMLANDI Selim İmamoğlu'nun savunmasının ardından mahkeme başkanı, "Hırvatistan'daki şirketin aktif mi?" diye sordu. İmamoğlu, "Evet şu an inşaat devam ediyor" dedi.

Sorgunun ardından Selim İmamoğlu'nun avukatı Sezen Yılmaz söz aldı.

Yılmaz, müvekkilinin spor ve eğitim için ikinci el bir tekne satın aldığını ve bu teknenin tatil amaçlı kullanılmasının mümkün olmadığını vurguladı. İmamoğlu'nun Hırvatistan'daki ticari faaliyetiyle ilgili istihbari bir durum yaratıldığına vurgu yapan avukat Yılmaz, "Ticaret Ateşeliği'ne sorulsa her şey öğrenilebilirdi" dedi. 12.00 | SELİM İMAMOĞLU SAVUNMA YAPTI Polat’ın sözlerinin ardından İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun oğlu Mehmet Selim İmamoğlu’nun savunması başladı.

Selim İmamoğlu sanık kürsüsüne doğru yürürken babası Ekrem İmamoğlu ile sarıldı. İmamoğlu; siyasetle hiçbir alakası olmamasına rağmen bu davaya dahil edildiğini ifade etti ve "Soyadım İmamoğlu olmasaydı burada olmayacaktım" ifadelerini kullandı.

Annesi, babası ve dedesinden aldığı borçlar nedeniyle şüpheli durumda olduğunu belirten Selim İmamoğlu, hakkındaki yurtdışına çıkış yasağıyla ilgili "Annem buradayken, babam zulüm altındayken kaçacağımı düşünmediniz herhalde" ifadelerini kullandı.

Helal lokmayla büyüğünü ifade eden İmamoğlu, ailenin 3. nesli olarak yurtdışına açılmayı düşündüğünü ancak babasının bu fikre sıcak bakmayarak, "Siyaseten uygun olmaz" dediğini belirtti.

Annesi ve dedesinin desteğiyle yurtdışındaki şirketini kurduğunu belirten Selim İmamoğlu, kendisine yapılan para transferlerini MASAK raporlarında iki kez yazıldığını hatırlattı ve "Bu hatanın kötü niyetle yapılmadığına inanmak istiyorum.

Ama medyaya yanlış yansıması engellenmedi.

Kamuoyunda yarattığı zarar kendiliğinden ortadan kalkmıyor" ifadelerini kullandı.

Selim İmamoğlu, Türkiye'nin bu mahkeme salonlarını değil, başka bir geleceği, başka bir hayali hak ettiğini düşündüğünü de sözlerine ekledi. İmamoğlu, beraatini, hakkındaki tüm tedbirlerin kaldırılmasını ve babası ile tüm yol arkadaşlarının tahliyesini talep ederek savunmasını sonlandırdı. 11.36 | ALPTEKİN POLAT BERAATİNİ TALEP ETTİ Sanık kürsüsüne ilk gelen isim iş insanı Necmeddin Şimşek oldu. Şimşek, bir taşınmaz kiralamasında yaşadığı pürüzler nedeniyle eski CHP Milletvekili Turan Aydoğan'a para verdiğini, sorunlarının çözülmediğini, parayı da geri alamadığını ifade etti.

Necmeddin Şimşek’in ardından sanık kürsüsüne iş insanı Alptekin Polat geldi.

Polat, bölgede bilinen bir insan olduğu için İmamoğlu İnşaat Genel Müdürü Tuncay Yılmaz’ın bir daire hakkında kendisinden bilgi istediğini, bunun dışında herhangi bir konuyla ilgisi olmadığını ifade etti ve beraatini istedi.  11.28 | PEKİN'DEN UZUN DURUŞMA SAATLERİNE İTİRAZ Tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun avukatı söz aldı ve uzun yargılama saatlerinin hukuka aykırı olduğunu, bu uygulamanın Dünya Sağlık Örgütü'nün işkence ve aşağılayıcı muamele tanımı kapsamında olduğuna vurgu yaptı ve "Biz Ekrem İmamoğlu'nun avukatları olarak bu uygulama düzelmediği sürece saat 18.00'dan sonra duruşmalarda olmayacağız" dedi. Önceki hafta mahkemenin duruşmaları daha erken saatte bitirmeye yönelik bir tutum sergilediğini düşündüklerini belirten Pekin, bunun üzerine Türk Tabipleri Birliği’ne (TTB) başvurduklarını söyledi. Pekin, TTB’ye duruşmaların dört gün sürdüğünü ve şehir dışında gerçekleştirildiğini aktardıklarını belirterek, hazırlanan mütalaanın UYAP üzerinden mahkemeye sunulduğunu ifade etti.

TTB’nin değerlendirmesinin yedi maddeden oluştuğunu söyleyen Pekin, mütalaanın sonuç bölümünü mahkeme heyetine aktardı.

TTB'nin değerlendimesinin sonuç bölümünde, "Adil yargılanma hakkının ihlali niteliğindeki tanımlanan uygulamaların yol açacağı sağlık sorunları gözetildiğinde insan eliyle oluşturulmuş travma olarak kabulü ve Dünya Sağlık Örgütü'nün Uluslararası Hastalık Sınıflandırması ICD-10 kapsamında Y07.1 kodu ile de belirtilen işkence ve diğer zalimane, insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele kapsamında değerlendirilmesi uygun olacaktır" ifadeleri yer aldı. 11.20 | DURUŞMA BAŞLADI Tutuklu sanıklar, saat 11.10’da jandarma eşliğinde duruşma salonuna getirildi.

Heyetin de yerini almasının ardından duruşma 11.20’de başladı.

Duruşma, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam ediyor.  İDDİANAMEDEN İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor. İddianamede, 16 kişi "müşteki", 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor. İddianamede yer alan "örgüt şemasında", Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş, Adem Soytekin, Ertan Yıldız, Hüseyin Gün ile Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor. Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu savunularak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu iddia ediliyor. İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor. İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor. İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor. İddianamede, Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

BİRLEŞEN DOSYA Beyoğlu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan İnan Güney'in de arasında bulunduğu 7 isim hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti. İddianamede, İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan, Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 9 yıl 8'er aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

Yargılama sürecinde, birleşen dosyadakilerle birlikte 57 kişinin tahliye edilmesiyle davada 53 tutuklu bulunuyor.

İLGİLİ HABERLER