Terör örgütü PKK’nın çatı yapılanması KCK Yürütme Konseyi Eş Başkanlığı, İmralı süreci ve çerçeve yasa tartışmalarına ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı.
Açıklamada, terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan ile yapılan görüşmelerde ortaya çıkan fikirlerin kendilerine iletilmediği belirtilerek şu ifadelere yer verildi:"Öcalan ile 24 Mayıs’tan sonra görüşme yapılmamıştır. 24 Mayıs’ta yapılan görüşmede Öcalan’ın sunduğu önerilerin hükümet tarafından değerlendirilerek önce Öcalan’a aktarılacağı, ardından KCK’ya iletileceği kaydedilmişti.
Ancak şimdiye kadar bu prosedür işlememiştir.
Dolayısıyla o günden bugüne herhangi bir ilişki ve değerlendirilecek gelişme olmamıştır.
Böyle tarihi ve önemli bir konuda Öcalan üzerinde tecrit sürerken, özgürlük hareketimizin de bu zaman içinde hiçbir bilgisi olmamıştır.""FARKLI BİR YAKLAŞIM İÇİNE GİRMEK SÜRECİ SABOTE ETMEK OLUR"Sürece destek verdiklerini ve Komisyon raporunu eksik ama olumlu bulduklarını, diyaloglar etkilenmesin diye "bugüne kadar sustuklarını" belirten KCK, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un sözlerine ilişkin şu açıklamayı yaptı:“Önderlikle görüşüp tartışmadan, Hareketimizin görüşü alınmadan şöyle bir yasa çıkacak, içeriğinde şu şu olacak demek bir oyun, dayatma, hatta bir komplo olarak değerlendirilir.
Nitekim, Numan Kurtulmuş şöyle bir yasa çıkacak, gelen gelir, gelmeyen olursa onlara karşı da gereken yapılır, biçiminde bir açıklamada bulundu.
Bu örgütle ilgili bir karar bütünlüklü alınır ve bütünlüklü uygulanır. Özgürlük Hareketimiz ancak bütünlüklü yasaları ve adımları dikkate alır.
Yoksa bir kısım gelir, bir kısım gelmez gibi bir durum olmaz.
Sorun sadece silah bırakma değildir.
Farklı bir yaklaşım içine girmek süreci sabote etmek olur.
PKK’yi feshettiğimiz kongrede fesih ve silahsızlanma sürecinin Öcalan tarafından yürütülebileceği kararını aldık. Öcalan bu süreci de ancak özgür çalışır koşullarda yürütebilir. Öcalan’ın özgürlüğünü, özgür yaşar ve çalışır koşulları içermeyen bir politika ve pratikleşmeyi halkımız ve Hareketimiz başından beri kabul etmeyeceğini ortaya koymuştur.”"BUNU NE HALKIMIZ NE DE ÖRGÜT YAPIMIZ KABUL EDER"Çerçeve yasa yaklaşımını eleştiren ve "Eve dönüş yasası" modeline tepki gösterilen açıklamada şu ifadeler kaydedildi:“Yoksa bir yasa çıkarırız, gelen gelir, gelmeyen gelmez, olmaz.
Bu süreçten bir çözüm mü aranıyor, yoksa toplumun kafası mı karıştırılmak isteniyor ya da özgürlük hareketine yönelik bir özel savaş mı yürütülüyor?
Eve dönüş yasası gibi bir yasa çıkarılıp, bütünlüklü bir demokratik çözüm yaklaşımı ortaya konulmazsa bunu ne halkımız ne de örgüt yapımız kabul eder.
Bu açıdan yüz yıllık sorun, elli yıllık çatışma ve kopuş sorunları çözülmek isteniyorsa doğru bir anlayış ve yaklaşımın ortaya konulması gerekir.”"CİDDİ VE SORUMLU DAVRANMAK GEREKİR"MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın Irak'taki temaslarının "Kürtlerin çıkarına olmadığını" ileri süren KCK, emrivakileri kabul etmeyeceklerini belirterek açıklamayı şu sözlerle tamamladı:"Yasa çıkardık, kabul etmiyorlar, gibi bir özel savaş politikasını düşünmek akıl dışı bir yaklaşım olur.
Yüz yıllık sonuç vermeyen ve Kürt halkıyla Türkiye arasında kopuşu getiren politikaları sürdürmek olur.
Bu açıdan Öcalan’a yaklaşımda da özgürlük hareketimize yaklaşımda da ciddi ve sorumlu davranmak gerekir. Özgürlük hareketi olarak yüz yıllık çatışma ve kopuş iklimini ortadan kaldıracak demokratik siyasal çözüm temelinde Türkiye’yle demokratik entegrasyonu sağlayacak bir siyasi yaklaşımı pratikleştirecek bir irade ve kararlılığa sahibiz.
Türk devletinin de bu irade ve kararlılığımızın pratikleşmesini sağlayacak politika ve adımlarla demokratik entegrasyonun sağlanmasında üzerine düşeni yapması tarihsel sorumluluk olmaktadır.
Demokratik kamuoyu ve halklarımız Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni sabote edecek yaklaşımlara karşı duyarlı olmalı, İmralı’da sürdürülen tecride karşı daha etkili mücadele ederek barış ve demokratik toplum sürecinin başarıya ulaşması için üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmelidir."