Çanakkale 2’nci İdare Mahkemesi, kentin en önemli içme suyu kaynağı olan Atikhisar Barajı'nın su toplama havzasındaki Türk Altın İşletmeleri tarafından önerilen altın ve gümüş madeni projesine dair yürütmeyi durdurma kararı aldı. Projeye karşı açılan davada, çeşitli çevre kuruluşları ve yurttaşlar tarafından yapılan itirazların ardından, mahkeme önemli bir karar vermiş oldu. Çevresel etki değerlendirmesi olarak bilinen ÇED olumlu kararında hukuki bir eksiklik tespit edildiği açıklandı.
Mahkemenin Karar Gerekçesi
Mahkeme, koruma tedbirleri açısından belirsizlikler içeren proje dosyasının teknik ve bilimsel yönden yetersiz olduğunu vurguladı. Yapılan incelemede, projenin uygulanması halinde çevreye verebileceği hasarların geri dönüşü olmayan bir hal alabileceği ifade edildi. Bu karar, hem bölge halkı hem de çevre aktivistleri açısından büyük bir kazanım olarak değerlendirildi. Davacıların, ÇED olumlu kararının iptali için daha önce açtığı iki davada da benzer yürütmeyi durdurma kararları alınmıştı. Bu durum, projeye karşı yargı sürecinin devam ettiğine dair net bir mesaj verdi.
Çevre Örgütlerinden Açıklama
Kararın ardından bir açıklama gerçekleştiren çevre örgütleri, aldıkları bu olumlu karardan ötürü büyük bir mutluluk duyduklarını ifade etti. Ağustos ayında gerçekleştirilecek duruşma öncesinde, ÇED olumlu kararının iptali konusunda umutlarının yüksek olduğunu belirtlerinin altını çizdiler. Ayrıca, çevre aktivistleri, bu hukuka aykırı projenin ve mevcut ÇED raporunun bir daha değerlendirilmesine müsaade etmeyeceklerini kamuoyuna duyurarak, projenin karşısında durmaya devam edeceklerini vurguladılar.
Sonuç ve Gelecek Beklentileri
Bölgede yaşanan bu gelişmeler, çevre koruma mücadelesinin ne denli önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Atikhisar Barajı’nın korunması adına verilen yargı kararları, su kaynaklarının korunması ve doğal yaşamın devamı için hayati bir başlangıç niteliğinde. Gelecek duruşmada alınacak kararlar, projenin ilerleyişi üzerinde belirleyici rol oynayacak. Çevre örgütleri ve vatandaşlar, bu süreçte sağlanan dayanışmanın projeye karşı verilen mücadelenin ne denli önemi olduğunu göstermekte olduğunu savunacaklardır.