Kültürpark Platformu'ndan Önemli Mesaj: "Kültürpark Herkesin Evi"

Kültürpark Platformu: “Kültürpark hepimizin”

Kültürpark Platformu, 5-13 Eylül 2026 tarihleri arasında düzenlenecek 95. İzmir Enternasyonal Fuarı öncesinde Kültürpark’ın kullanımına ilişkin açıklama yaptı.

Platform, 420 bin metrekarelik alanın ticari faaliyetler için değil, kent halkının ortak kullanımına açık bir kültür ve doğa alanı olarak korunması gerektiğini belirterek, “Kültürpark bir ticarethane değil, ortak hafızamızdır; Kültürpark hepimizin” ifadelerini kullandı.

Kültürpark Platformu, park içerisinde düzenlenen büyük ölçekli ve sponsor destekli fuarların doğal yapıya zarar verdiğini savundu.

Açıklamada, “Kültürpark içerisinde büyük ölçekli insan, gürültü, duman yoğunluğu olan, sponsorlarla desteklenen ticari hiçbir faaliyet istemiyoruz” denildi.

Platform, fuar ve etkinlikler için kurulan stantlar, kullanılan iş makineleri, artan araç trafiği ve yoğun elektrik kullanımının parkın ekolojik dengesini olumsuz etkilediğini belirtti.

Açıklamada, “Kültürpark’ın doğal ve ekolojik yapısına zarar verecek her türlü etkinlik ile fuarların yapılmasına son verilmesini istiyoruz” ifadelerine yer verildi.

Kültürpark’ın yalnızca belirli dönemlerde yoğun kullanılan bir alan olmaması gerektiğini belirten Platform, “Yılda 10 gün değil, sürekli sosyalleşme” vurgusu yaptı.

Açıklamada, parkın yıl boyunca çocukların, gençlerin ve kentlilerin kullanabileceği bir kamusal alan olması gerektiği ifade edildi. “HALK OKULU” VURGUSU Açıklamada, Kültürpark’ın kuruluş amacına dikkat çekildi.

Platform, dönemin İzmir Belediye Başkanı Behçet Uz öncülüğünde kurulan alanın “Halk okulu” ve “Halk Üniversitesi” anlayışıyla oluşturulduğunu hatırlattı.

Kültürpark’ın bugün doğal ve tarihi özellikleriyle korunması gereken bir kent parkı olduğu belirtilerek, “Burayı mekân edinmiş kedi, kuş, sincap, yarasa, kelebek ve duvarları saran sarmaşıklardan, 7 bini aşkın bitki varlığına kadar her canlının bir bütün olduğu unutulmamalı” denildi.

KATILIMCI YÖNETİM ÇAĞRISI Platform, Kültürpark’ın geleceğine ilişkin kararların yalnızca siyasi yönetimler veya ekonomik aktörler tarafından belirlenmemesi gerektiğini ifade etti.

Açıklamada, belediye, akademik meslek odaları ve kent bileşenlerinin yer alacağı bir yönetim modeli oluşturulması çağrısı yapıldı.

Açıklamada, “Kültürpark’ın geleceği sermayenin ya da dönemsel siyasi yönetimlerin insafına bırakılamaz” ifadeleri kullanıldı.

Platform, alanın şeffaf ve katılımcı bir anlayışla yönetilmesi gerektiğini belirtti.

BASMANE ÇUKURU VURGUSU Kültürpark Platformu, Basmane Çukuru’nun da Kültürpark ile tarihsel ve mekânsal bir bütün olduğunu savundu.

Açıklamada, bölgenin ticari yapılaşma baskısı altında bırakılmaması gerektiği belirtilerek, şunları dile getirdi: “Basmane Çukuru’nun Kültürpark ile bütünleşecek, kamusal niteliğini güçlendirecek ve tüm toplumun eşit şekilde yararlanabileceği şekilde planlanması gerekmektedir” denildi.

Platform açıklamasını, “Kültürpark özgürlük duygusudur.

Kültürpark İzmir’in oksijen deposudur.

Kültürpark kentin merkezinde bir vahadır.

Kültürpark hepimizindir.”

İLGİLİ HABERLER