Leman dergisinin 26 Haziran 2025 tarihli sayısında Hz. Muhammed ve Hz. Musa'nın karikatürize edilmesi üzerine başlatılan soruşturma sona erdi. Bu süreçte Zafer Aknar, Ali Yavuz, Cebrail Okçu, Aslan Özdemir gibi isimler hakkında yakalama emri çıkartılırken, Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Tuncay Akgün'e de yönelik benzer bir durum söz konusu oldu. Bu kişiler için “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” suçlamasıyla iddianame hazırlandı. Doğan Pehlevan ise, zincirleme bir biçimde aynı suçlamanın muhatabı oldu. İddianamede, yargılanacak şahısların 1 yıl 6 aydan 4 yıl 6 aya kadar hapis cezası ile karşı karşıya kalacakları belirtildi. Doğan Pehlevan'ın suçlamasının, sosyal medya üzerinden yaptığı bir paylaşım ile ilişkilendirildiği ifade edildi.
Soruşturma Aşaması ve Suçlamalar
Soruşturma süreci, Leman dergisinin söz konusu sayısında yer alan karikatürlerin halk arasında infial yaratmasının ardından başladı. İddianameye göre, şüphelilerin karikatürleri ile toplumda kin ve haset duyguları uyanmasına neden oldukları öne sürülüyor. Bu tarz bir içerik, geniş kitlelerin tepki gösterdiği bir durum yarattı ve bu nedenle olay, hukuki süreçlerin başlamasına sebep oldu. İddianamede, Doğan Pehlevan’ın sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımı gerekçe göstererek, onun için zincirleme bir biçimde suçlama yöneltildi. Bu süreçte, sanıkların fiillerinin toplumsal bir tehlike oluşturduğuna ve bu nedenle cezai yaptırımlara tabi tutulmaları gerektiğine dair deliller üzerinde duruldu.
Nasıl Bir Yargılama Süreci Bekleniyor?
İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi, hazırlanan iddianameyi kabul etti ve yargılama sürecine başladı. Savcılık, sanıkların tahliye edilmesi yönünde mütalaa vererek, suçlamaların alt ve üst sınırlarına, delillerin toplanmış olmasına ve kaçma ya da delil karartma şüphesinin bulunmamasına dikkat çekti. Ancak, mahkeme, bazı hususları göz önünde bulundurarak tutukluluğun devamına karar verdi. Bu durum, sanıkların durumlarının daha dikkatli bir şekilde ele alınması gerektiğini ortaya koyuyor. İlk duruşmanın 14 Kasım’da yapılacak olması, sürecin ne yönde ilerleyeceğini belirlemek açısından önemli bir aşama teşkil ediyor.
Mahkemenin Kararı ve Gelecek Adımlar
Mahkeme, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verirken, kuvvetli somut delillerin, çelişkili ifadelerin ve yakalama emirlerinin varlığını değerlendirdi. Sayfalarca süren kanıt ve ifade süreçleri, duruşma tarihinde daha da netleşerek şüphelilerin geleceğini etkileyebilir. Sanıkların, yani ifade edenlerin ve iddianameyi hazırlayanların titiz bir muhakeme sürecine tabi tutulması, yargının işleyişini de önem taşıyor. Gelecek duruşmalarda tarafların birbirine karşı savunma yapması ve mahkemenin mevcut durumla ilgili daha fazla bilgi edinmesi bekleniyor. Her bir sanığın durumu, mahkemenin uygulayacağı adli kontrol tedbirleri ve olası ceza yaptırımları bu süreçte belirleyici olacaktır.