NATO Zirvesi Tarihinde Bir İlk: 12 Eylül Sonrası TEMA Gönüllülerine Tutuklama Uygulandı!

12 Eylül sonrası ilk kez "istihbari bilgi" gerekçesiyle tutuklamalar gerçekleştirildi. NATO zirvesi kapsamında gözaltına alınan TEMA gönüllüleri ile ilgili avukat Cemal Emir, bu uygulamanın Anayasa, Ceza Muhakemesi Kanunu ve uluslararası hukuka aykırılık taşıdığını belirtti. Tepkiler artarken, hukukun üstünlüğü yeniden gündeme geldi.

Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi kapsamında alınan güvenlik önlemleri sıkıyönetim uygulamalarını hatırlatırken, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 23 Haziran’da başlattığı operasyonlardaki tutuklamalar hukuki tartışmalara neden oldu. 241 kişiye yönelik operasyonlar kapsamında 225 kişi gözaltına alındı.aralarında TEMA Ankara İl Temsilcisi Nevzat Özer ile yaklaşık 30 TEMA gönüllüsünün de bulunduğu isimler “TKP/ML” üyeliği istihbari bilgisiyle tutukladı.

Tutuklama gerekçesinde “istihbari bilginin” somut delil gibi kullanılması tepki çekti.12 EYLÜL'DEN SONRA İLK KEZ NATO ZİRVESİ TUTUKLUSU TEMA GÖNÜLLÜLERİNE UYGULANDIGözaltına alınan isimler savcılık işlemlerinin ardından tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilirken 23'ünün IŞİD, 56'sının ise çeşitli sol örgütlere üye olduğu belirtildi. Şüphelilerin sulh ceza mahkemelerindeki işlemleri akşam saatlerine kadar sürdü.Cumhuriyet'ten Aytunç Ürkmez'in haberine göre, 30 TEMA gönüllüsünün TKP/ML terör örgütü üyeliğinden tutuklandığı kararda "Şüpheliler hakkında istihbari bilgiler ve tüm dosya kapsamına göre atılı suçun işlendiğine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin bulunduğu..." ifade edildi.Nevzat Özer’in ve TEMA gönüllülerinin avukatlarından Cemal Emir, bir kişiyi somut delil olmaksızın yalnızca istihbari bilgiye dayanarak tutuklamanın anayasaya, Ceza Muhakemesi Kanunu’na ve evrensel hukuk ilkelerine açıkça aykırı olduğunu vurguladı.Av.

Cemal Emir, uygulamanın geçmişteki darbe dönemlerini anımsattığını söyledi:“Ülkemizde 1980 yılında hukukun askıya alındığı 12 Eylül cunta döneminde, istihbarat bilgisi ile insanlar tutuklanmıştır. Üzülerek söylüyorum ki; önceki gün yaş ortalaması 60’ın üzerinde olan bir kısım insanlar ve avukatları; o korkunç günleri hatırlatan bir uygulama ile karşı karşıya kalmıştır.”"TUTUKLAMA BİR CEZALANDIRMA ARACI DEĞİLDİR"Av.

Emir, tutuklamalara ilişkin şunları söyledi:"Tutuklama bir cezalandırma aracı değil; ancak kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin varlığı halinde başvurulabilecek istisnai bir koruma tedbiridir. İstihbari bilgiler soruşturmaya yön verebilir; ancak mahkûmiyetin ve tutuklamanın dayanağı olamaz.

Aksi uygulamalar kişi özgürlüğünü ortadan kaldırır, masumiyet karinesini ihlal eder ve yargıya olan güveni ağır biçimde sarsar."Nevzat ÖzerYaşanan olayın münferit bir olay olması temennisiyle yargı makamlarına çağrıda bulunan Emir; mahkemeleri hukukun emredici hükümlerine uymaya, keyfî uygulamalardan kaçınmaya ve temel hak ile özgürlükleri korumaya davet etti.Emir, "Hukukun üstünlüğü varsayımlar ile değil, somut delillerle sağlanır.

Adaletin olmadığı yerde ne hukuk güvenliği ne de toplumsal barış kalır" ifadelerini kullandı.

İLGİLİ HABERLER