Örümceğin gizli hazinesi! İsrail'in gizli nükleer bilgileri İran'ın eline geçti: İsrail'i içeriden sattılar!

İran İstihbarat Bakanı İsmail Hatib, haziran ayında ele geçirildiğini duyurduğu İsrail'in nükleer programındaki etkili kişiler ve hassas merkezlere ilişkin gizli belgeleri yayımladı. İran yönetimi İsrail'in hassas projelerinde çalışan birçok ismin kendileri ile para karşılığında çalıştığını belirtti.

İran istihbaratı, İsrail'in nükleer programına dair kritik bilgiler ve belgeleri kamuoyuna sundu. İran Devlet Televizyonu, İsrail’in gizli nükleer faaliyetlerini gizleyen belgelere, ABD ve Avrupa’nın sağladığı destekleri gösteren kayıtlarla birlikte Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Grossi’nin işbirliğiyle ilgili belgelere yer verdi. Yayınlanan belgeler arasında Grossi’ye ait kişisel fotoğraflar, İsrail’in içinden çekilen video görüntüleri ve Savunma Bakanı Israel Katz’a ait olduğu iddia edilen bir evin görüntüleri de bulunuyor. İran, bu belgeleri "Örümceğin Gizli Hazinesi" adlı bir belgeselde tanıttı.

Örümceğin Gizli Hazinesi Belgeseli

İran Devlet Televizyonu, İsrail'e ait ele geçirilen belgelerle ilgili detaylar sunan "Örümceğin Gizli Hazinesi" adlı bir belgesel yayınladı. Bu belgeselde, İsrail’in gizli nükleer faaliyetlerine dair hassas bilgilerle birlikte, nükleer silah projelerine dair geniş bir arşiv ve bu projelerde görev alan araştırmacılar ile bilimin diğer alanlarında çalışan üst düzey isimlerin kimliklerine de yer verildi. Belgesel, İran'ın istihbarat alanındaki derinlemesine kötüleşen durumunu ve yapılacak analizlerin önemini gözler önüne serdi. İran hükümeti, belge ve bilgilerin, uluslararası düzeyde nükleer silah güvenliği konusunda çok önemli bir tehdit oluşturduğunu vurguladı. Belgeselin yayımlanması, uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandırdı ve dikkatlerin yeniden Ortadoğu üzerindeki nükleer meseleye çevrilmesine neden oldu.

UAEA Başkanı Rafael Grossi'ye Dair Bilgiler

Belgeselde, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Grossi'ye ait kişisel görüntülerle birlikte, İsrail’in nükleer silah geliştirme programına ABD ve bazı Avrupa ülkelerinin verdiği destek belgeleri de yer aldı. Bu durum, Grossi’nin söz konusu programlara olan dolaylı katkısının yanı sıra nükleer denetim konusundaki tartışmaları da alevlendirdi. İran, bu belgelerin Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın işlevselliği konusunda ciddi soru işaretleri yarattığını savunuyor. Bildirilen belgeler, Grossi’nin rolünün yanı sıra, farklı ülkelerin gizli desteklerine dair önemli ipuçları sağlıyor. Ayrıca, bu bilgilerin sızdırılması, mevcut nükleer denetim mekanizmalarının sorgulanmasına yol açtı ve uluslararası düzeyde nükleer silahların yayılmasının önlenmesi konusundaki tartışmaları yeniden gündeme getirdi.

Açıklanan Bilgilerin Önemi

İran İstihbarat Bakanı İsmail Hatib, bu belgelerin önceden belirlenen üslerden elde edilen değerli bilgilerin bir parçası olduğunu belirtti. Elde edilen belgelerde, İsrail’in nükleer silah projeleri, uluslararası işbirlikleri ve bu projelerin yönetim yapılarına dair geniş çaplı detaylar bulunduğunu kaydetti. Hatib, "bu belgeler, İsrail'in nükleer silahlarının yenilenmesi ve bunlarla bağlantılı kuruluşlarla ortaklıklarını" açığa çıkardığını ifade etti. Ayrıca, bu bilgilerin yalnızca küçük bir kısmını oluşturduğunu ve aslında daha kapsamlı bir istihbarat operasyonunun neticesi olduğunu vurguladı. Hatib, bu operasyonla rejimin en gizli merkezlerine ulaşarak kritik bilgilere erişildiğini ve bu bilgilerin değerlendirilmesinin son derece önemli olduğunu açıkladı.

Gelecek Hedefler ve Zorluklar

Hatib, elde edilen bilgilerin işlenmesinin ve bu nükleer projelerle bağlantılı kişi ve örgütsel ağların tespit edilmesinin en zorlu görev olduğunu belirtti. Gerçekleştirilen operasyonların ardından, sızdırılan bilgilerin askeri ve bilimsel amaçlarla kullanılan hassas tesisler hakkında önemli ayrıntılar içerdiğini ifade eden Hatib, bu bilgilerin bazı hedeflerin belirlenmesi açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Ayrıca, ABD ve bazı Avrupa ülkelerinin Siyonist rejimle işbirliği yaptığına dair açık kanıtlar sunduğunu dile getirdi. Hatib, açıklanan belgelerin, bu ülkelerin İran’ın barışçıl nükleer programına dair bilgileri ele geçirmek için yaptıkları baskıyı gözler önüne serdiğini kaydetti ve bu durumun uluslararası güvenlik açısından ciddi tehditler oluşturduğunu belirtti.

İLGİLİ HABERLER