Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan: Balıkesir'deki 9 bin artçı sarsıntı "Deprem bir nimettir" dedi

Balıkesir'in Sındırgı ilçesinde yaklaşık bir ay önce gerçekleşen 6.1 büyüklüğündeki deprem, bölge sakinlerinde korku yaratmıştı. Ancak, jeofizik mühendisi Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan'ın açıklamaları, bu kaygıları azalttı. Ercan, gerçekleştirdiği saha incelemeleri sonucu, bu sarsıntının bölgedeki maksimum büyüklükteki deprem olduğunu ve daha büyük bir tehlikenin bulunmadığını vurguladı.

Balıkesir'in Sındırgı ilçesinde 10 Ağustos'ta meydana gelen 6.1 büyüklüğündeki depremin üzerinden bir ay geçmiş durumda. Bölge, en büyüğü 5.0 olan yaklaşık 9 bin artçı sarsıntıyla etkilenmeye devam ederken, halkın "Başka bir büyük deprem yaşanır mı?" kaygısı devam ediyordu.

Prof. Ercan’ın Açıklamaları

Bu endişelere yanıt veren, Türkiye’nin önde gelen jeofizik mühendislerinden Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, Sındırgı’ya gelerek hem depremin etkilerini inceledi hem de halkın kaygılarına açıklık getirdi. Ercan, Sındırgı’nın geçmişte yaşadığı depremlere atıfta bulunarak, şu anda yaşanan sarsıntıları "bir nimet" olarak değerlendirdi. 6.1 büyüklüğündeki ana depremin en büyük sarsıntı olduğunu ve bundan sonra daha büyük bir deprem yaşanmasını beklemediğini belirtti. Bu değerlendirmeleri, bölge halkı için büyük bir rahatlama kaynağı oldu. Ercan, "Bölgedeki sıcak su kaynakları, depremlerin ve yeraltı aktivitelerinin bir göstergesi olabilir," diyerek Sındırgı’nın turizm potansiyeline dikkat çekti.

Artçı Sarsıntılar ve Beklentiler

Yaşanan depremin ardından meydana gelen artçı sarsıntılara ilişkin Ercan, büyüklüklerinin belirlenen seviyelere uygun olduğunu vurguladı. En büyük artçı sarsıntının 5.0 veya 5.1 olması gerektiğini ve bu büyüklüğün zaten gözlemlendiğini ifade etti. "55 yıllık bilimsel birikimimle Sındırgı’da beklenebilecek en büyük deprem 6.1’di ve bu gerçekleşti. Bu durumda daha büyük bir sarsıntı beklemek bilimsel bir temele dayanmaz," dedi. Ercan, depremlerin doğanın bir parçası olduğunu ve aslında jeolojik açıdan faydalı olduğunu belirtti. "Depremler olmasaydı, sıcak su kaynakları, kaplıcalar ve içme suları gibi değerli doğal kaynaklarımız olmayacaktı," diyerek depremin faydalarına dikkat çekti.

Yapılaşma ve Kentsel Dönüşüm Üzerine Uyarılar

Deprem sonrası yapılaşma ile ilgili önemli uyarılarda bulunan Prof. Ercan, Sındırgı’da hangi bölgelerde hangi yükseklikte binaların inşa edileceği konusunda yerel yönetimlerin karar alması gerektiğini vurguladı. Ercan, TOKİ konutlarının sağlam zeminler üzerine inşa edilmiş olduğunu belirterek bu yapıların güvenilir olduğunu ifade etti. Ercan'ın bu yorumları, bölgedeki yapılaşmanın ve kentsel dönüşüm süreçlerinin ne denli önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Doğru adımlar atılmadığı takdirde, yaşanan depremler sonrasında zararların daha da artabileceği uyarısında bulundu. Bu nedenle yapılan çalışmaların ve yapı denetimlerinin kritik bir öneme sahip olduğu düşünüldüğünde, Sındırgı’nın geleceği için doğru stratejilerin belirlenmesi elzemdir.

İLGİLİ HABERLER