Rize şehir merkezinde Atatürk Caddesi ile Rize Kalesi yolunun kesiştiği noktada bulunan tarihi köprünün altında yürütülen çalışmaların ardından ortaya çıkan görüntü ve kötü koku, vatandaşların tepkisine neden oldu. Yaklaşık iki ay önce başlatılan çalışmalarla gün yüzüne çıkarılan tarihi yapının çevresinde gerekli düzenlemelerin yapılmadığını savunan bölge sakinleri, yaşanan durumun hem halk sağlığını hem de kent estetiğini olumsuz etkilediğini belirtiyor.
Özellikle yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte ağırlaşan kokunun çevredeki iş yerleri ve konutlarda rahatsızlığa yol açtığı ifade edilirken, vatandaşlar alanın açık bırakılması nedeniyle hijyen sorunlarının da arttığını dile getiriyor. Bölge esnafı ise kötü koku nedeniyle müşterilerini ağırlamakta zorlandıklarını belirterek yetkililerden çözüm talep ediyor.
Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Rizeli vatandaş Serdar Balcı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda yaşanan duruma tepki gösterdi. Türkiye'nin birçok büyük projeyi başarıyla hayata geçirdiğini hatırlatan Balcı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın memleketi olan Rize’de vatandaşları doğrudan etkileyen bu sorunun çözülememesini eleştirdi.
Yaklaşık altı ay önce “Betona Gömülmüş Tarih” başlıklı bir yazı kaleme aldığını belirten Balcı, yıllarca beton altında kalan tarihi yapının ortaya çıkarılmasını olumlu karşıladığını ancak bugün aynı alanın kötü koku, çevre kirliliği ve fare sorunu nedeniyle farklı bir probleme dönüştüğünü ifade etti.
Tarihi yapıların yalnızca gün yüzüne çıkarılmasının yeterli olmadığını vurgulayan Balcı, bu alanların korunması ve düzenlenmesinin de büyük önem taşıdığını söyledi. Kurumlar arasında yaşandığı iddia edilen yetki ve sorumluluk tartışmalarının çözüm sürecini geciktirdiğini öne süren Balcı, vatandaşların bu durumun bedelini ödediğini savundu.
Bölgede yaşayan vatandaşlar ve esnaf, tarihi köprü çevresinde temizlik, bakım ve çevre düzenleme çalışmalarının bir an önce tamamlanmasını isterken, ilgili kurumların soruna kalıcı bir çözüm üretmesini bekliyor. Şehir merkezinin önemli noktalarından biri olan tarihi alanın, hem turizme hem de kent estetiğine yakışır şekilde düzenlenmesi gerektiği ifade ediliyor.