Rize’den Gidenlerin Ortak Cümlesi: “Buradayken Değerini Bilmiyorduk”

Rize’den ayrılan birçok kişi yıllar sonra aynı düşünceye geliyor. Şehirden uzakta fark edilen detaylar şaşırtıyor.

Rize’de büyüyenlerin çoğu genç yaşta şehirden ayrılmayı düşünür.
Sebep genellikle aynıdır: daha fazla imkan, daha hareketli hayat ve daha çok seçenek.

Bu yüzden üniversite veya iş için şehir dışına çıkanların sayısı oldukça fazladır.
Ancak aradan zaman geçtikçe düşünceler değişmeye başlar.


Gürültüye Alışmak Zor

Büyük şehirde ilk zamanlar kalabalık heyecan verir.
Gece geç saatlere kadar açık mekanlar, sürekli hareket ve ışıklar bir süre sonra normalleşir.

Ama fark edilmeyen bir eksiklik ortaya çıkar: sessizlik.

Rize’de sıradan olan gece sesi — rüzgar ve yağmur — yerini araçlara bırakır.
Birçok kişi ilk kez sessizliğin aslında konfor olduğunu anlar.


Zaman Algısı Değişir

Rize’de gün uzun hissedilir.
Büyük şehirde ise zaman hızlı akar.

Dakikalar planla geçer
randevular arasında koşulur
mesafeler yorucudur

Bu tempo içinde insanlar küçük şehirdeki boş zamanın değerini fark eder.


İnsan İlişkileri

Rize’de biri hasta olduğunda mahalle öğrenir.
Büyük şehirde komşular yıllarca tanışmayabilir.

Bu fark özellikle zor zamanlarda daha belirgin hissedilir.
Birçok kişi memleketini özlediğini ilk kez böyle anlarda kabul eder.


Dönüş Planı

Bu yüzden şehirden ayrılanların çoğu aynı planı kurar:
“Bir gün geri döneceğim.”

Herkes dönmez ama çoğu zihninde o ihtimali taşır.


Sonuç

Rize çoğu kişi için imkanların değil, aidiyetin şehridir.
Bu yüzden uzakta yaşayanlar için sadece doğduğu yer değil, zihninde dinlendiği yerdir.

İLGİLİ HABERLER