Son Dakika | Mansur Yavaş CHP'den istifa etti

Son dakika... Mansur Yavaş, butlan sözcüsünün açıklamalarının ardından CHP'den istifa etti. Bağımsız devam edeceğini duyuran Yavaş, kendisini partilerin üzerinde gördüğü iddiasını “hadsizlik” saydığını ifade etti.

Ankara Büyükşehir Başkanı (ABB) Mansur Yavaş, butlan CHP'sinin 'restine' partiden istifa ederek yanıt verdi.

Yavaş, istifasının ardından da X hesabından açıklama yaptı.

Butlan sözcüsü Müslim Sarı'nın bu sabah yaptığı açıklamada "Kimse kendini CHP'den büyük görmesin" sözlerine tepki gösteren Yavaş, "Böyle bir iddiayı hadsizlik sayarım" dedi.

Yavaş, bağımsız kalacağını da, "Siyasi yoluma bağımsız olarak devam ettiğimi kamuoyunun takdirine sunuyorum" diyerek duyurdu.İŞTE TAM AÇIKLAMASIMansur Yavaş'ın açıklaması şöyle:"Sevgili Hemşehrilerim,Siyasette bazı kararlar vardır; öfkeyle alınmaz, kırgınlıkla açıklanmaz.

Uzun uzun düşünülür, vicdanla tartılır, sorumluluğu üstlenilir ve sonunda Türk milletinin huzurunda açıkça ifade edilir.Bugün aldığım karar da böyle bir karardır.19 Mart’la başlayan ve sonrasında mutlak butlan tartışmaları da dahil olmak üzere pek çok hukuki ve siyasi tartışmayla devam eden süreç, Türkiye’de siyaseti hepimizin üzülerek takip ettiği bir noktaya getirmiştir.Bu süreç boyunca ne düşündüğümü, neye itiraz ettiğimi ve nasıl bir yol önerdiğimi açıkça ifade ettim.

Bugün bunları uzun uzun tekrar etmeyeceğim.

Dün ne söylediysem bugün de aynı noktadayım.

Düşüncelerimde değişen bir şey yok.Ancak bazı hususların altını çizmek zorundayım.Benim partililikten anladığım; taşıdığınız kimliğin hakkını vermek, size güvenen insanların başını öne eğdirmemek, temsil ettiğiniz siyasi yapıya millet nezdinde itibar kazandırmak ve aldığınız sorumluluğu layıkıyla yerine getirmektir.Ben bugüne kadar Cumhuriyet Halk Partisi’ni küçük düşürecek, ona oy veren insanların mahcup olmasına neden olacak hiçbir davranışın içinde olmadım.Tam tersine; Ankara’da belediyeciliğin ayrım yapmadan, şeffaf, hesap verebilir ve halkın parasını yine halk için kullanarak nasıl yapılabileceğini göstermeye çalıştık.Bunu yalnızca ben söylemiyorum.Ankara’da bize verilen büyük destek, Türkiye genelinde yapılan kamuoyu araştırmaları ve farklı siyasi görüşlerden vatandaşlarımızın ortaya koyduğu teveccüh bunun en açık göstergesidir.Eğer Cumhuriyet Halk Partili bir belediye başkanı olarak seçilmişsem; görev yaptığım süre boyunca partimin adına leke getirmemiş, Türkiye çapında örnek gösterilen işlere imza atmış ve bana oy veren insanların göğsünü kabartmışsam, temsil sorumluluğumu yerine getirdiğime inanıyorum.Üzerime düşen sorumluluğu dün de taşıdım, bugün de taşıyorum.Kendimi hiçbir zaman siyasi partilerin üzerinde görmedim.

Böyle bir iddiayı hadsizlik sayarım.Ancak belediye başkanlığı görevimin bana öğrettiği çok önemli bir gerçek vardır:Siyasetin tavanında birlik sağlanamadığında, millet isterse tabanda o birliği sağlayabilir.Biz bunu Ankara’da başardık.Farklı siyasi görüşlerden milyonlarca insan aynı iradenin etrafında buluştu.

Kimseye nereden geldiğini, hangi partiye oy verdiğini sormadık.

Hiç kimseyi siyasi kimliği nedeniyle diğerinden ayırmadık.Çünkü bizim için herkes eşittir.Her zaman şunu söyledim:Türkiye’de demokratik yollarla bir iktidar değişikliği olacaksa, bunun yolu muhalefetin birbirini tüketmesinden değil; ortak ilkelerde yan yana gelebilmesinden geçmektedir.Bu nedenle aylardır yaşanan tartışmaların, özellikle de mutlak butlan üzerinden yürütülen sürecin Cumhuriyet Halk Partisi’nde derin bir ayrışmaya yol açabileceğini ve bunun yalnızca CHP’ye değil, Türkiye’de demokratik siyaset umuduna zarar vereceğini defalarca ifade ettim.Daha önce, parti içinde şahsımla veya izlediğim tutumla ilgili bir rahatsızlık varsa bunun gereğini yapacağımı söylemiştim.

Ve bugün yapılan bazı açıklamalar nedeniyle; Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden ayrılıyor, siyasi yoluma bağımsız olarak devam ettiğimi kamuoyunun takdirine sunuyorum.Ben dün beraber yürüdüğüm hiçbir arkadaşımı bugün siyasi tercihi nedeniyle yok saymayacağım.Üç dönem CHP çatısı altında birlikte seçime girdiğim, mücadele ettiğim, seçim çalışmalarında yanımda duran, bana inanan, emeğini ve gönlünü ortaya koyan herkese ömrüm boyunca teşekkür borçlu olacağım.Bir başka konuda da tavrım son derece açıktır.Vatandaşlarımızın siyasete ve siyasetçiye güveni çok yara aldı.

Bunun sorumluluğunu seçmende değil, kendimizde aramak zorundayız.İnsanlar sandığa giderken yalnızca bir isme değil, bir siyasi iradeye de oy verir.Bu nedenle seçmenin iradesini yok saymayı, onun oyuyla elde edilen makamları seçmenin onay vermediği siyasi adreslere taşımayı doğru bulmadım, bugün de bulmuyorum.Seçmenin iradesine sadakat, siyasetin namusudur.O iradeyi kişisel hesaplarla başka bir yere taşımak yalnızca siyasi bir yanlış değil; seçmene karşı ağır bir vebaldir.Bu nedenle bugün bağımsız olarak yoluma devam etme kararımın anlamı da açıktır…Bundan sonra da Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak; bana oy veren ya da vermeyen, hangi siyasi görüşten olursa olsun bütün Ankaralılara aynı anlayışla hizmet etmeye devam edeceğim.Çünkü benim için belediye başkanlığı bir siyasi kariyer basamağı değil, milletin emanetidir.Makamlar geçicidir.Siyasi şartlar değişebilir.Ama milletin size verdiği emanete sadakat değişmez.Ben bugüne kadar bu emanete nasıl sahip çıktıysam bundan sonra da aynı şekilde sahip çıkacağım.Bugün aldığım kararın bütün sorumluluğu bana aittir.Takdir ise her zaman olduğu gibi aziz milletimizindir.Saygılarımla."NE OLMUŞTU?

Ankara Büyükşehir belediye Başkanı Mansur Yavaş, geçtiğimiz hafta Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmüş, bu görüşme öncesinde de hem butlan yönetimine, hem de YENİ Parti Lideri Özgür Özel'i bilgilendirdiğini duyurmuştu.Butlan CHP'si sözcüsü Müslim Sarı da bugün yaptığı açıklamada CHP’nin kurumsal kimliğinin herkesin üzerinde olduğunu söyledi ve "Hiç kimse bundan azade değil.

Yani dolayısıyla Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurumsal kimliği hepimizin üstündedir, hepimizin önündedir.

Hiç kimse Cumhuriyet Halk Partisi'nden üstün değil, hiç kimse Cumhuriyet Halk Partisi'nden üstte görmesin kendisini.

Dolayısıyla önümüzdeki süreçte parti aidiyetiyle ilgili faaliyetler, etkinlikler olunca bütün belediye başkanlarımızın buna katılmasını, buna uymasını bekleriz.

Yani birbelediye başkanımız bir işlem yaparken kendi genel başkanı dışında başka bir partiningenel başkanına da bilgi verdim diyemez.

Diyemez bunu." şeklinde konuşmuştu.

İLGİLİ HABERLER